Şarkul Avsat Türkçe https://turkish.aawsat.com Şarkul El-Avsat gazetesi dünyaca en ünlü günlük Arapça gazetesi sayılır. Farklı dört kıtada bulunan 12 şehirde aynı anda basılmaktadır. http://feedly.com/icon.svg

Kitap Uzak Doğu’dan adam uzak Batı’dan

Kitap Uzak Doğu’dan adam uzak Batı’dan

Pazartesi, 15 Temmuz, 2019 - 06:45

Kralın başyaveri içeri girdi:

-Topraklarımızda bulunan gizemli bir sıvı hakkında sizinle görüşmek isteyen bir yabancı var, yüce kralım.

-Nereden gelmiş, kimdir, kim göndermiş?

-Hayli Batı’dan gelmiş yüce kralım, bence dinlemeniz gerekir. Neler konuştuğumuzu önce anlatayım, sonra kabul buyurursanız huzura alayım.

Topraklarımızda bulunan gizemli bir sıvının yakın gelecekte tüm dünya için su kadar elzem olacağını ve suyun değirmeni döndürmesi gibi bu gizemli sıvının da dünyayı döndüreceğini bildiğini iddia ediyor. Ayrıca yüce kralım, ‘Tanrının nefesi’ dediği bir havanın da aynı gizeme sahip olduğunu belirtiyor. Bunlardan topraklarımızda bol miktarda bulunduğunu bunun da birçok kazançla birlikte birçok zarar da getireceğini anlatıyor.

-Peki, bütün bunları nereden biliyormuş?

-Tarihten öğrendiğini belirtti yüce kralım.

-Hangi kitapta yazıyormuş?

-Yüce kralım, bu kitabı Çin’de bulmuş.

-Kitap çok uzak bir Doğu’dan, adam ise çok uzak bir Batı’dan. Topraklarımızdaki sıvı kadar, ‘Tanrının nefesi’ kadar gizemli oldu bu.

Uzak Batı’dan gelen konuk, gizemli hazinenin üzerinde oturan krala gizemli sıvı ve hava hakkında ayrıntılı bilgi verir. Kral konuğuna “İçinde hem müjde hem de felaket olan bu ziyaretinin sebebi nedir” diye sorar. Konuk, “Yüce kralım, ben araştırırım, düşünürüm ve bulduklarımı satarım. Sizin hizmetinizde olmak istiyorum” der. Kral “Peki, ilk işimiz bu gizemli sıvı ve havanın olmadığını, bunun bir boş hayal olduğunu herkese kabul ettirmek olsun” der.

Konuk, “Fakat büyük bir zenginlik bu yüce kralım. Bununla sahip olacaklarınızın sınırı yok” der. Kral “Ben zaten sınırsız sayılacak birçok zenginliğe sahibim. Bu gizemli sıvı ve Tanrının nefesi olan gizemli havanın buralara felâket getireceğini kadim atalarımızdan beri biliriz. Bunun için bilgi kayboldu diye huzurlu, bilgi su gibi bir yerden yerüstüne çıkar diye de korku içinde idik” der.

-Efendim suyun yeryüzüne çıkma zamanı gelmiş olabilir.

Kral, “Kadim atalarımız ‘buna daha bin yıl var, bin yıl bu sır korunmalı’ dediler. Bu sebeple daha bekleyeceğiz. Fakat sen bu Uzak Doğu’daki kitapları ve buna benzer bilgileri bana getirmekle görevlisin bundan böyle. Sen benim istihbarat teşkilatımı kur ve bana dünyanın her yerinden bilgiler getir” der.

Böylece yaklaşık bin yıldan fazla zaman önce petro-politik ve petro-strateji başlamış olur, fakat çıkarıp satmak için değil, gözden uzak tutmak için.

“Doğu'dan Batı’ya askeri hareketler ve kavimler göçünün bilmediğimiz detayları: Bilim, büyülü yağ ve Tanrının nefesi hava” adlı yayınlanacak bir kitaptan alıntıladığımız bu bölüm, bilim, ekonomi, askeri tarih, istihbarat ve strateji bilimlerinin tarihi hakkında yeni verilere ulaşma olanağı sağlayacaktır.

Doğu Akdeniz’de giderek derinleşen petro-stratejinin aslında popüler bir enerji oyunu olmadığının tarihi belgeleri, pek bilinmedik bir konu değildir.

Hitler'in masasında gizemli sıvı ve tanrının nefesi hava yani doğal gaz ile ilgili yüzlerce eski ve yeni belge-bilgi bulunuyordu. Tabii ki diğer Batılı güçlü devletlerin de.

Bugün gelinen noktada Batılı devletlerin ve Batılı şirketlerin ya da genel olarak Batılıların; Uzakdoğu'nun, Ortadoğu’nun yakın ve giderek artan zenginliklerinin baştan çıkarıcılığı konusunda bir strateji geliştirme, yeni bir kültür fazı oluşturma yollarını inşa edemedikleri görülmektedir.

Batı'nın baskın kültürü ve değerlerini altüst edecek bir zenginlik ve güç tsunamisi oluşturan Asya ve Ortadoğu merkezli mega üretim ve zenginlik türü, büyük ölçekli Batı ekonomileri için de yeni bir durum oluşturmaktadır.

Batı'nın trilyon dolar tavanını aşan şirketler dünyası ve finans evreni, yakın gelecekte Asya'nın ve Ortadoğu'nun zenginlikleri yanında butik bir varlığa dönüşme tehlikesi yaşamaktadır.

Batı'nın ekonomi ve finans tarihini alt üst eden Asya'daki gelişmeler yine Batı'nın sosyal yapısını da derinden sarsma potansiyelini artan oranda güçlendirmektedir.

Doğu’nun; zenginliklerini Batı’da gözlerden uzak yaşayabilmesine imkân sağlayan kültürel, ekonomik ve demokratik özellikleri bugün hâlâ en önemli soyut gücünü oluşturmaktadır.

Uzak Doğu’nun; Batı'nın ve her türden zenginlerin fantezilerini karşılayan "serbest, gizemli ve bir o kadar da ileride sorun oluşturma zemini taşıyan" yapısı, tehlikeli bir Ying Yang döngüsü ve sır dünyası oluşturması da bir başka "detay" olarak durmaktadır.

Batı ve Doğu’yu Doğu Akdeniz’de buluşturan gizemli sıvı ve gizemli gazın turnusol kağıdı işlevi görmesi gibi bir başka boyutu vardır.

Mega stratejilerin ve tüm akıl ve kültür birikimlerinin, tüm askeri, siyasi, diplomatik ve istihbâri yeteneklerin kullanım alanına dönüşen Doğu Akdeniz, önümüzdeki yılların ultra süper güçler ligini de belirleyecektir.

İran ve Suudi Arabistan arasındaki rekabet, politikalar ve stratejilerin Pekin’den Londra ve Washington’a kalın bir çizgi çizerek oluşturduğu yüksek gerilim hattı, birçok ulusun ve şirketin kalburüstünde kalıp kalmayacaklarının belirlenmesini sağlayacak kriterleri de üretecektir.

Doğu Akdeniz’in, yeni uluslararası ekonomik rejime ve hatta tüm dünyaya kalburun üstünde kalmalarını sağlayacak stratejileri ve kriterleri bulmalarını sağlayacak bir zemin oluşturması ve böylece bir küresel arenaya dönmesi, yaşamsallık düzeyini göstermesi açısından da çok önemlidir. Bu bağlamda G-20 zirvesindeki fotoğraf da bir başka göstergedir.

Çin, Japonya, Güney Kore, Tayvan, Singapur, Endonezya, Yeni Zelanda, Avustralya, Hindistan, Körfez ülkeleri ve Suudi Arabistan haritası, dünyanın en çok meşgul olduğu ve kafa yorduğu ve üzerinde çalıştığı yeni stratejik sahayı oluşturmaktadır.

“Bir Kuşak, Bir Yol” projesi kapsamında Çin; Rusya ve İran’ın oluşturmaya çalıştığı hat, yukarıda saydığımız ülkeleri daha da incelenir ve takip edilir kılmaktadır.

Yeni uluslararası ekonomik rejimin önümüzdeki krizler dalgasında hangi ülkeleri ayıklayacağı da ortaya çıkacaktır.

İstatistik biliminin sırlarına vakıf olanlar için rakamlar birer üstadtır. Matematik, ekonomi, gelecek tarihi, analiz ve öngörü biliminin bileşkesi olan istatistik bilimi, geleceğin resmini tüm detayları ile vermektedir. İşte istatistik biliminin bu noktada sormayı zorunlu kıldığı sorular bulunmaktadır. Bu soruları soran ve karşılığını bulan birey, şirket ve devletler kalburun üstünde kalacaklardır.

Önümüzdeki zorlu süreçte olası müttefikleriniz hangi aktörlerdir? Kendiniz için bu önemli aktörlere yatırım yaptınız mı? İhtiyaç duyduğunuz bilgi ve stratejileri nerelerden temin edeceksiniz? Müttefikleriniz ve kadar güçlü ve bu konularda ne kadar becerikli?

Akıl, strateji, bilgelik, cesaret, hamle ve sabır gibi ciddi parametrelerde hangi konumdasınız? Müttefiklerinizi ve rakiplerinizi bu açıdan da değerlendirmeye aldınız mı? Görünmez bilgi kaynakları oluşturdunuz mu, dünyayı etkileyen ve fakat ortalıkta görünmeyen merkezleri buldunuz ve etkileşim içine girdiniz mi? ‘Böyle ilim, fikir ve kültür merkezlerinin nitelikleri neler olabilir’ diye ajanda oluşturdunuz mu? Bu minvalde soruları daha da uzatmak mümkün.

Dünyanın yeni koordinatları yeni bilgi ve akıl merkezleri üretmeyi zorunlu kılıyor.

Bu mega puzzle’ı hangi aktörler oluşturabilecek, insanlık merakla izliyor.


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya