Hüseyin Şubukşi
TT

Çin etkisiyle ilgili haberler

ABD finans piyasaları, dev Apple şirketinin raporu nedeniyle gerileme kaydetti. Rapor, gerçek satışların önceden tahmin edilenden 5 milyar dolar daha düşük olacağı sinyalini verdi. Şirket, bunun Çin’deki iPhone ve cep telefonu satışlarının sert bir şekilde gerilmesinden ve Çinli müşterilerin büyük bir bölümünün yerli üretim Huawei marka telefonlara yönelmesinden kaynakladığını dile getirdi.
Bu durum, kendisinin görevden ayrılmasını isteyen Apple Şirketi’nin CEO’su Tim Cook’a yönelik öfke fırtınasına neden oldu. Çünkü Cook, şirketin vizyonun ve icatlarının arkasında yer alan ve şirketin kurucusu olan Steve Jobs’un ölümünden sonra Apple’ı sadece iPhone üreterek yönetmeye devam ediyor. iPhone’u uç noktaya kadar geliştirmek için her şey yapıldı. Dolayısıyla artık klasik değişime gerek yoktu. Bunun üzerine Çinli müşteriler, daha çeşitli ve dikkat çekici ürünlere sahip yerel şirketlere yönelmeye başladı.
Bu, Çin’in artan etkisini açıklayan Çin merkezli tek haber değil. Aynı zamanda Çinli bir uzay aracı, ilk defa Ay’ın karanlık yüzeyine iniş yaptı. Bu, gezegende insan kolonisi kurmak amacıyla Çin’den astronotların Ay’ın yüzeyine gönderilmesi noktasında bir başlangıç olacak.
Bu gelişmeden birkaç gün sonra Çin; ABD, Rusya ve diğer ülkelerinkinden daha güçlü konvansiyonel bir bomba denemesi yaptığını açıkladı. Çin, bilimsel olarak askeri anlamda gövde gösterisi yaparak dünyaya mesaj gönderdi. Bunun için Çin Devlet Başkanı’nın “Tayvan’ı yeniden anavatana katmak için askeri seçeneği uzak bir ihtimal olarak görmek asla mümkün değildir” açıklaması bir tesadüf değildi.
Bu, Tayvan halkına ve Tayvan’ı destekleyen Batı bloğuna gönderilmiş sert ve benzersiz bir mesajdı. Tehdit, meydana gelip de facto duruma dönüştüğünde Asya kıtasındaki başarılı demokrasi tecrübelerinden birisini ve liberal-kapitalist ekonomiyi 50 yıldan fazla bir süreyle yok edecek.
Çin, uzun soluklu bir politika izleyerek ekonomik ve politik etkisini garantilemek için farklı alanlarda önemli şirketlere yatırım yapıyor. Bu etki, Çin’in Müslüman topluluklara karşı yaptığı ihlal, şiddet ve baskı karşısında sessiz kalınmasına neden oluyor. Zira hiç kimse, Çin’in yatırım cennetinden mahrum kalmamak için Çin’i eleştirmeye cesaret edemiyor.
Her 15 saatte yeni bir kafe açan Starbucks şirketi, Çin’le ilişkilerine büyük önem veriyor. Fakat diğerleri gibi Starbucks da Çin ve ABD arasındaki ticaret savaşının şiddetlenmesinden büyük bir endişe duyuyor.
Bazı yetkililer ve analistler, Çin’deki Apple satışlarının gerilemesinden ticaret savaşının sorumlu olduğunu düşünüyor. Onlar, bu görüşlerini Huawei şirketindeki iki personelin cezalandırılması olayına dayandırıyorlar. Çünkü söz konusu iki personel, yılbaşında Huawei üzerinden değil de iPhone üzerinden tweet paylaşmıştı. Bu da ticari bağlılığın ülkeye bağlılık anlamına geldiği ve bu konuda bireysel seçeneğe yer olmadığı mesajını veriyor.
Bu haberler dizisini birbirine bağlayarak her geçen gün büyüyen Çin goriline ulaşmak mümkün. Fakat Çin, bir tilki değil bir gorildir.  Bundan dolayı Batı ve ABD şu ana kadar patent, yapay zekâ ve yüksek eğitim alanında kendilerini hâkim güç olarak görüyorlar.