Suudi Arabistan’da devlet kurumlarını geliştirme makinesi durmak bilmiyor. Devlet, gerekli gördükçe yürütme organını modernize etmeye devam ediyor. Kral adına Savunma Bakanı Yardımcılığı’na Prens Halid bin Selman’ı ve Washington Büyükelçiliği’ne Prenses Rima bint Bender’i getirdiğine ilişkin son kararnameleri yayımlayan Veliaht Prens Muhammed bin Selman, devlet bakanlarının ve yetkililerinin çalışmalarını doğrudan kontrol ediyor.
Bu görevlere ilgili kişiyi seçmedeki ilk kriter, liyakatin yanı sıra görev için gerekli şartları sağlamaktır. Bunun için devam eden gelişme, şu anki sürecin özelliğidir. Elbette hiç kimse, bu gelişmenin yakında duracağını öngörmüyor. Uzun bir yol olan modernleşme ve gelişme süreci, programlarının uygulanmasında sürekliliğe ihtiyaç duymaktadır. Bu süreci tek bir aşamada uygulamak mümkün değildir.
Savunma Bakanı Yardımcılığı’na Prens Halid bin Selman’ın getirilmesi, birçokları için sürpriz olmadı. Çünkü Prens Halid, ülkesinin Washington Büyükelçisi olarak pek çok siyasi, istihbari ve askeri konuya vakıf olmasının yanı sıra O, aynı zamanda Savunma Bakanlığı’nın üyelerinden birisidir. Prens Halid, Suudi Arabistan Kraliyet Hava Kuvvetleri’nde pilot olarak çalıştı. Aynı şekilde Savunma Bakanı’nın ofisinde danışmanlık görevini yürüttü. Bu da onun bakanlığı geliştirme stratejisine yakından vakıf olmasını sağladı.
Dünyadaki en büyük devletin başkentine Suudi Arabistan’ın ilk kadın büyükelçisinin atanması ise öncelikle Suudiler için sevindirici bir sürprizdi. Prenses Rima bint Bender bin Sultan, erkek akranları için zorlu bir rakip olarak hükümet çalışmasına ismini kaydettirmesinin ardından Washington’a gidiyor.
Rima, kısa bir sürede Suudi kadınının başarı ve en çetin zorluklarla mücadele etme gücünü ispat etti. Prenses ya da büyükelçi olmadan önce verimli özgeçmişi aracılığıyla varlığını kanıtlayan Suudi bir kadın olarak Rima, meşhur Washington Büyükelçisi babasının eski ofisine doğru ilerliyor. Hiç şüphesiz Rima’nın bu önemli göreve getirilmesi, Suudi Arabistan’daki kadınlara yönelik büyük bir destektir. Ancak birçok kimse, Suudi Arabistan’da kadını güçlendirme sürecinin katı kriterlere göre gerçekleştiğini ve diğer devlet görevlerinde olduğu gibi bu görevlerin de hak eden kimselere verildiğini unutuyor.
Bu atama, kadın olduğu için yapılmadı. Prenses Rima’nın da bildiği gibi Veliaht Prens’in ofisinde danışman olarak çalışanlar, makamların protokol için olmadığını, bu makamların arkasında yetkililerin çalışmalarını belirleyen ve hak eden kişilerin yükselmesine izin veren ciddi görevlerin yer aldığını iyi bilir.
Suudi Arabistan ve ABD arasındaki ilişkiler, yanlış anlaşılmadan dolayı tuhaf bir durum yaşarken, Prenses Rima, Washington’a ulaşıyor. Kongre’de olduğu gibi ABD’nin bazı resmi kurumlarıyla yaşanan sorunlar bile resmi ilişkiyi bozamaz. Ancak Suudi Arabistan ve ABD arasındaki güçlü ve sağlam stratejik ittifak, Kaşıkçı’nın öldürülmesi kriziyle ilgili bu kurumların şüphelerini gidermesi için hükümetinin beklentilerini gerçekleştirmesi konusunda Büyükelçi Rima’ya yardım edecektir.
Herkesin bildiği gibi çıkarlar, geçici bir kriz için feda edilemez. Bu suçu işleyenler, yargılanmakta olup adil bir cezaya çarptırılacaktır. Doğrusu Washington’da kulaklarını kapatıp gerçekleri duymak istemeyenler ve yanlış izlenimlere ve kanıtsız rivayetlere dayanarak tutum sergileyenler var. Ancak işin iç yüzüne vakıf olanlar, rasyonel olmamasına rağmen bunun geçici bir kara bulut olduğunu ve daha şiddetli krizlerin geçtiği gibi bunun da geçeceğini iyi biliyor.
İlişkiler, eski durumuna geri dönmeli. Bu, Suudi Arabistan’ın Washington Büyükelçisi’nin üzerine düşen zorlu bir görevdir. Zira bu zorluğun üstesinden geleceğine ve kariyerindeki en önemli görevi başaracağına dair kendisine yönelik büyük bir güven var.
TT
Büyükelçi Rima’nın görevindeki en büyük zorluk
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة