“Çek git!” ve “sana biat ettik”, Fetih ve Hamas’ın sloganlarıdır. Bu sloganları tasarlayanlar, haklı olduklarını düşündükleri kadar örgüt bağlantısı olmayan Filistinliler de bu iki sloganı yaymak için gösterilen büyük çabayı tuhaf buluyor.
Mahmud Abbas, meşruiyetini binanın cephesine ya da elektrik direğine yapıştırılan afişlerden almıyor. Yine milyonlarca kopyası basılsa bile “çek git!” ifadesi, herhangi bir sonuca götürmeyecek. Aksine bu, Filistin meselesine ve ulusal mücadelenin akıbetine yönelik tehlikenin uzak olduğu bir zamanda Filistinlilerin nezdinde siyasi sınıfın iç çatışmalara katıldığı düşüncesini derinleştirecek ve yaygınlaştıracaktır.
Gazze’de milyonlar, “Çek git!” protestoları düzenliyor. Aynı şekilde Gazze’de Fetih Hareketi’nin çalışanları, toplu olarak tutuklanıp enerjilerinin çoğunu ambargo ve işgale karşı harcadıkları varsayılan Filistinliler vasıtasıyla da serbest bırakılıyor.
Gazzeliler ve Gazzeli ailelerin kaygıları, Batı Şerialılar ve Batı Şeria halkının kaygılarıyla ortak olduğu zaman her Filistinli evde eğlence düzenleniyordu. İsrail, bazısını 6 kez müebbet ve onlarca yıl hapse çarptırdığı esirlerden bir bölümünü daha serbest bıraktığı zaman eğlenceler organize ediliyordu. Şimdi de Hamas’ın Halk Cephesi’nin vasıtasıyla Fetih’in tutuklularını serbest bırakmasından dolayı eğlence mi düzenleyeceğiz? Hiçbir Filistinli bunu yapmayacak. Çünkü Filistinliler, tutuklama ve serbest bırakma işleminin işgale karşı koymak olan mücadele geleneğimize aykırı olduğunu düşünüyor.
Ülkenin diğer bölümüne dönecek olursak…
Başkentimiz, mücadelemizin merkezi ve ilelebet nesillerimizin kıblesi Kudüs’ten başlayayım. İşte İsrail, Kudüs halkına vatandaşlık süresini 5 yıldan bir yıla düşürüyor. Bab el-Rahme’yi yumruklarıyla fetheden, dua ve inatlarıyla gözlem ve denetleme kameralarını söken Kudüslülerin Filistin kimliğinden ayrılmayıp kan, köken, tabiiyet ve bağlılık yönünden Filistinli kalmaya devam edecekleri doğrudur. Ancak gelişmeleri izleyen her gözlemci, İsrail’in Kudüs’te yaptıklarını ve gelecekte yapacaklarını hafife almamalıdır.
Batı Şeria’nın diğer bölgelerinde ise Filistinli vatandaşlar, İsrailli askerlerin sokaklarda ve mahallelerde dolaştıklarını izliyor. Bazılarının ise kafelerde oturup kapılara emirler astıklarını görüyor. Bu veya şu kafe, 2 veya 6 aylığına ya da bilinmeyen bir tarihe kadar kapatılıyor.
Yüzyılın Anlaşması’nın uzak olduğu bir zamanda durumlar böyle. Öyle ki şu ana kadar Yüzyılın Anlaşması’yla ilgili olarak meselemize, haklarımıza ve beklentilerimize zarar veren şeyler duyduk. Trajedilerinin bütün dönemlerinde Filistinlilerin sahip olduğu bilinci ve Filistin ruhunu öldürmek için geri dönen oka benzeyen sloganlara ve tüm bu lüzumsuz durumlara sürüklenmek niye?
Politikayı Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ve Yaser Arafat okulunda öğrendim. Doğru bir çizgi üzerinde iki nokta arasındaki mesafeyi kat etmeyi ve esnekliği, en önemli kurucularından birinin Devlet Başkanı Abbas’ın olduğu ılımlılık okulunda öğrendim. Son olarak sevgi ve muhabbet maksadıyla Abbas’a şunu söylemek istiyorum: “6 ay içerisinde genel seçim yapma kararı aldığın zaman meşruiyetini sağlamlaştırdın. Seçimler, zamanında yapılırsa ve oy sandığı, en küçük kurumdan en büyük kuruma kadar tüm ulusal kurumlarımızı kapsarsa bu karar, daha güçlü, daha etkili ve daha sağlamdır.”
TT
Abbas'a “Çek git!” ve “Sana biat ettik!” sloganları
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة