Siyasi İslam gruplarından aşırılıkçılar, Arap dünyasındaki herhangi bir lidere karşı “kişisel suikast” yöntemini kullanmak istediklerinde “annesi Yahudidir” ya da “kökleri Yahudidir” demeyi alışkanlık haline getirmişlerdir. Bu da beni kültürümüzde Yahudilere karşı düşmanlığın ve nefretin boyutunu sorgulamaya itmektedir. Kuşkusuz Allah’ın onları sevmemizi ve kendilerine karşı iyi olmamızı emrettiği, onlarla ticaret yapmamıza, yemeklerinden yememize ve onlarla evlenmemize izin verdiği ehl-i kitap Yahudileri ile İsrail’in siyasi projesi Siyonizm’i birbirinden ayıramamamız, hala kurtulamadığımız şizofrenik bir duruma yol açmıştır.
Medya araçları, edebiyat, sanat ve siyasi karikatürün propagandasını yaptığı Yahudi nefretinin boyutu görmezden gelinemeyecek kadar büyümüştür. Yahudiler arasında ve İsrail’de aynı nefret kültürünün olmadığını hiç kimse savunamaz. Aşırılıkçı Talmud ekolleri; “seçilmiş halk” ile hiçbir değeri olmayan, öldürülmelerinin ve mallarının gasp edilmesinin helal olduğu diğer halklar şeklinde ayrım yapan aynı “tekfirci” görüşü benmsemektedir.
Ünlü iki terörist ve aşırılıkçı Meir Kahane ve Baruch Goldstein bu ekollere bağlıydılar. Ancak Arap dünyasında antisemitizm; insanları kabile, aşiret, etnik ve mezheplere göre tasnif etmeye alışmış olan Arap zihniyetinde kökleşmiş bulunan nefret ve ırkçılık kültürünün bir ürünüdür. İsrail devletinin kurulmasının ardından Arap ülkeleri vatandaşı binlerce Yahudinin ülkelerini bırakıp İsrail’e göç etmesinin nedeni de bu kültürdür. Halbuki bu Yahudilerin orada olan şeylerde hiçbir suçu yoktu. Ki bugün Arap dünyasında Hristiyanlara ve bölgedeki diğer bütün mezheplere karşı olan zihniyet de aynıdır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v) bir Yahudi kadın ile evlenmiştir. Medine-i Münevvere’de Müslümanların ve Yahudilerin barış içinde bir arada yaşaması için onlarla bir anlaşma imzalamış, zırhını Yahudi olan komşusuna iyi niyet göstergesi olarak bırakmış, Yahudilerin cenazelerinde hazır bulunmuştur. Kitabımız Kur’an-ı Kerim, ehl-i kitabın hepsinin aynı olmadığını söylemektedir.
Bütün bu olumlu işaretler görmezden gelinip Yahudi nefretini haklı göstermek için bazı teoriler, analizler ve nedenler uydurulmuştur. Bunlara dayanarak onlara karşı gerçekte nefretten kaynaklanan şüphe ve endişe dolu düşünceler inşa edilmiştir. Karşındaki seni sevmese de senin ondan nefret etmen gerekmez. Dinimizin bizlere ehl-i kitaba saygılı olmayı emrettiğini söylemek bunu pratik ve elle tutulur bir şekilde uygulamadıkça bir iddiadan öteye geçmeyecektir. Gerçek zorluk; kendinle ve çevrenle barışmadan diğerleri ile barış içinde olmanın mümkün olup olmadığı ve bizim Yahudilere karşı nefret ve ırkçılık sorunumuzun var olup olmadığını düşünmektir. Bu konuları dürüst ve sadık bir şekilde uygulamak belki de yıllardır yüzleşmekten ve cevaplamaktan kaçındığımız zor ve sıkıntılı sorular dizisinin başlangıcı olabilir.
TT
Bizim sorunumuz Yahudiler ile değil Siyonist projeyledir
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة