Cibril Ubeydi
Libyalı araştırmacı yazar
TT

Hamas ve açlık ayaklanması

Gazze Şeridi’nde “özgürlük, yaşam ve onur” sloganlarıyla başlayan “Yaşamak İstiyoruz” Hareketi, Hamas’ı açlık ayaklanmasına karşı koymak için de facto bir yönetim uygulamaya sevk etti. Filistinliler, ev baskınları, darp, tutuklama, zorla gözaltı ve kanun dışı idam gibi Hamas’ın zulmüne maruz kaldı.
Militan faaliyetleri için Gazze halkını kalkan olarak kullanan Hamas, “yaşamak istiyoruz” barışçıl halk hareketinin başlamasının ardından bugün Gazze’de Filistinlileri tutuklayarak, onlara baskı yaparak ve orantısız güç kullanarak yoksul insanları susturmaya çalışıyor. “Yaşamak İstiyoruz” Hareketi, yaptığı açıklamada “Hamas Hareketi, Gazze halkını silah zoruyla kontrol ediyor, en basit meşru haklardan mahrum bırakıyor ve halka her türlü baskı ve işkenceyi uyguluyor” ifadelerini kullandı.
Hamas’ın politikaları, kamu malını kontrol etmesi, Filistin halkı istifade etmeden kendi militan unsurlarına harcama yapması ve Gazzelilere ağır vergiler getirmesi nedeniyle kötü ekonomik durumun iyileşmesini talep etmek için barışçıl halk hareketi başladı. Tüm bunlar, barışçıl gösterilerin çıkmasına yol açtı.
“Yaşamak İstiyoruz” Hareketi, yaptığı açıklamada Gazze halkını Hamas’ın zulmünden ve baskısından korumaya yönelik Arap Birliği’ne yetki verilmesini talep etti. Hamas unsurlarının silahsız Gazzelilere karşı uyguladığı baskı, Hamas’ın izlediği militan politikayı doğrulamaktadır. Zira Hamas, uluslararası sapık Müslüman Kardeşler Örgütü’nün (İhvan) yöntemini ve ideolojisini takip ediyor, talimatlarını uyguluyor ve liderlerinin emirlerine körü körüne itaat ediyor.
Uluslararası İhvan örgütü, suç konusunda bağlılık ve itaat nedeniyle Hamas’a ortak oluyor. Hatta Hamas, İhvan örgütüyle irtibatlı olduğu için şeref ve gurur duyuyor. Hamas liderlerinden Fevzi Berhum, bunu şu ifadeleriyle açık bir şekilde dile getirdi: “İhvan’a bağlılık konusunda bizi ayıplayanlara, İhvan’la irtibatımızı koparmaya ve bizi İhvan’dan uzaklaşmaya çağıranlara şunu söylüyoruz: Rahat olun. Biz, İhvan’a bağlı olmaktan gurur ve şeref duyuyoruz.”
Daha önce Uluslararası Af Örgütü gibi küresel kuruluşlar, Hamas’ın işlediği suçları kınadı. Uluslararası Af Örgütü, yaptığı açıklamada “Hamas, Gazze’de Filistinlilere karşı büyük suçlar işledi” dedi. Uluslararası Af Örgütü, kanun dışı idamların yapıldığını ifade etti. Tüm bunlar, baskı ve zulüm politikasının varlığını, hatta kanun dışı öldürmeyi doğruluyor. Birleşmiş Milletler(BM) Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Nikolay Mladenov, Hamas’ın tutuklama kampanyasını ve uyguladığı baskıyı kınadı. Mladenov, “Özellikle orantısız güç konusunda endişeliyim” dedi.
Hamas’ın kullandığı orantısız güç, uluslararası terör örgütü İhvan’ın politikalarıyla bağlantısız değildir. Zira Hamas, hem ideolojik hem de itaat bakımından İhvan örgütüne bağlıdır. Bundan dolayı Hamas’ın uygulamaları, İhvan örgütünün lideri ve Rehberlik Ofisi tarafından tebrik ediliyor.
İsrail’in yarısını yakıp geri kalanını deniz atma ve direniş, artık kimseyi kandıramaz. İsrail sahasında hiçbir etki meydana getirmeyen Hamas’ın fırlattığı havai fişekler, öfkesini masum Gazze halkından çıkarmak için Siyonist İsrail’e bir gerekçe sunuyor. Zira Hamas, Katar ve Türk otellerinde uyuyan liderlerinin faaliyetleri için Gazze halkını kalkan olarak kullanıyor.
Hamas, liderleri ve İhvan merkezli projesi, cesur bir şekilde girmediği, hatta sivillerin arkasına saklandığı savaşlara ve çatışmalara neden oldu. Sonra da Hamas çıkıp Gazze’nin yandığını ve yardıma ihtiyaç duyduğunu açıklıyor. Hamas’ın liderleri, savaşı başlatanın kendileri olduğunu unutuyor.
Bugün Hamas, İsrail’le değil de Filistin halkıyla mücadele ediyor. Hamas, irtibatlı olduğunu iddia ettiği kimselerle her türlü zulmü uyguladı.
Hamas, Filistinlileri cezalandırdı ve onlara işgalci İsrail gibi zulmetti.
Bu da Hamas’ın terör örgütü İhvan’ın çıkarlarına bağlı olduğu kadar Filistin halkına bağlı olmadığını gösteriyor.