Sudan halkının büyük bir çoğunluğu, Ömer el-Beşir’in süslü, parlak, klişe ve kanatlı sandalyesine oturup Sudan halkına hitap eden Avad bin Avf’ı ekranda gördüğünde sıkıntı hissetmiştir. Avf, dışarıda bekleyen milyonlarca kişiye açıkça şunu söylemişti; ‘iki yıl daha askeri yönetim altında yaşayacaksınız, sonrasında ise iktidar devredilecek.’ Peki kime? Daha şimdiden, Beşir’in varisleri bu mirası nasıl ellerinde tutacaklarını iyice çalışmışlardır.
Bu durumun devam edebileceğine inanmıyorum. Hartum ordusu geçtiğimiz ayların olaylarını tam olarak kavrayamamış. Zira ne olağanüstü hal ne de sokağa çıkma yasağı, ihanet suçlamaları ve gölgede 42 derecelik sıcaklık halk hareketine engel olamadı, bundan sonra da engel olamayacaktır. Hiçbir şey, hak ettikleri sivil yönetimi talep etmek için Sudanlıların meydanlara inmesini engelleyemez.
Mareşalin indirilmesinin ardından bekledikleri ve arzu ettikleri sonuç bu değildi. Sudan'ı Arap ve uluslararası ilişkilerde bir deneyler sahasına ve ülkeyi her yöne düşmanlık pompalayan bir merkeze dönüştüren rejimin iki yıl daha iktidarda kalacak olması, kabul görmeyecektir. Sudan, 20 yıldan beridir dünyanın dörtte üçünü ziyaret etmesi yasak olan bir adam tarafından yönetiliyor.
Cezayir'deki geçiş dönemi 90 gün olarak ilan edildi. Ne olağanüstü hal ne de sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Cezayirliler yasalara uyma bakımından daha mı olgunlar? Elbette ki hayır… Ancak Cezayir ordusu ülkedeki duruma daha aşina… Neyin kabul göreceğini, neyin kabul görmeyeceğini çok iyi biliyorlar. Tüm dünya bu sınavın sonuçlarına odaklanmış durumda. İnsanları rejime bağlayan ipi kesmemek en iyisidir.
Hartum'daki çözüm, askerin ortaya koyduğu planın yeniden gözden geçirilmesi olabilir. Muhtemelen saatlerin baskısı altında davrandılar ve olaylar onları böyle bir karara sürükledi. Güvenilir bir yerde tutuklu bulunan Beşir tarzı bir yönetimin tekrarını kesinlikle istemiyorlar. Kimse güvensiz bir yerde kalmasını da istemiyor zaten. Kimse Yargıçların önünde hesap veren başka bir Arap cumhurbaşkanı da görmek istemiyor. Herkesi -bu anlamda- Allah affetsin.
Ancak Sudan halkına, ‘dünyanın geri kalanı gibi medeni hukukta nasıl yaşayacağını bilmesi için rehabilite edilmeye ihtiyaç duyuyor’ muamelesi yapmak affedilir bir şey değildir.
Sayın Bin Avf konuşmasının sonunda, “Bize biraz katlanabileceğinizi umuyoruz” dedi. Bu kötü bir alışkanlıktır. Neden hep insanlar katlanmak zorunda kalıyor? Lübnan hükümeti, halktan "acı reçetelere sabırlı olmalarını" istiyor. Elektrik ve su kesintisinden, yoksulluk ve işsizliğin yayılmasından daha acı olan nedir ki?
TT
Sudan halkının rehabilite edilmesi
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة