İki Salih'in yılı: Cezayir'den sonra Irak'ın Salih'i

İki Salih'in yılı: Cezayir'den sonra Irak'ın Salih'i

Pazartesi, 30 Aralık, 2019 - 14:00
Fuad Matar
Lübnanlı gazeteci, araştırmacı yazar.

Gazeteciler olarak altmışlı yıllar ile sonraki yıllarda, yılın son çeyreğine girdiğimizde bir geleneği yerine getirmek için hazırlıklara başlamaya alıştık. ABD’li ve Avrupalı büyük dergi ve gazetelerden öğrendiğimiz bu gelenek, yılın adamı ya da kadını olarak bir politikacı veya kamuya mal olmuş bir şahsiyeti seçmek ve onu anlatmak. Geçmişte bu konuda çok zorluk yaşamazdık çünkü önemli olayların kahramanları azdı. Dolayısıyla aralarından birini seçmekte ve yaptıklarına ışık tutmakta zorlanmazdık.

Ancak ilk kez, bir şahsiyet yerine birden fazla ülkenin paylaştığı ve sona ermekte olan 2019 yılına damga vuran bir olgu hakkında yazacağım. Yani bu yılın şahsiyeti olarak belirli bir kişiyi değil bir olguyu seçtim. İmkanları olmasına rağmen iktidar hırsına kapılmayıp ondan uzak duran bazı generaller de bu olgunun kişileri olacak.

Kastettiğim olgu; Sudan’da başlayan, aynı zamanda bir benzerinin Cezayir’de başgösterdiği, çok geçmeden Lübnan’da tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir şekilde ortaya çıkan, son olarak da Irak’ta patlak veren halk hareketidir. İlk üç halk hareketinin yankıları, başka bir yerde başka bir halk hareketi patlak verene kadar Irak’ta toplanmış bulunuyor. Bu halk hareketlerinin özellikle üçüncüsü, çok sayıda protestocunun öldürüldüğü ikinci halk hareketi oldu. Öldürülenlerin sayısı, Sudan halk hareketinde öldürülenlerin sayısını aştı. Hiç kan dökülmeyen ve hiç kimsenin hayatını kaybetmediği, sonuna kadar barışçıl kalan tek halk hareketi ise Cezayir halk hareketi oldu.

Allah’ın inâyeti ve yardımından sonra bunda en büyük pay sahibi, adını en seçkin, makul, akıllı, uzak görüşlü Arap generaller listesine yazdıran devrimin koruyucusu Genelkurmay Başkanı General Kayıd Salih’e aittir. Bu şeref listesinde onunla birlikte Lübnanlı General Fuad Şahap ile Sudanlı General Abdurrahman Swar el-Dahab yer almaktadır.

Allahu Teala, iktidar hırsına kapılmamaları ve bundan kaçınmalarının karşılığı olarak bu generelleri ayrı ayrı ödüllendirmiştir. Bu generaller, kışlalarından ayrılıp saraya yerleşmek ve yönetimin başına geçmek için uygun koşullara ve fırsatlara sahip olmalarına rağmen ne darbe yoluyla ne de herkesin onayı ile iktidarı ele geçirmeye çalışmadılar. Lübnanlı general, kendisine sunulan bir dönem daha görevde kalma önerisini kabul etmesi halinde kişiliğiyle elde ettiği manevi ve askeri birikimi, insanların kendisine duyduğu saygıyı kaybedebileceğini düşündü. Bu nedenle vicdanı, ruhu rahat ve huzurlu bir şekilde görevinden ayrıldı. Ölene kadar da doğru görüşlü biri olmayı sürdürdü ve  Lübnan ile çok renkli yapısını korumaya büyük önem verdi.

Sudanlı general, tedavi için bulunduğu Suudi Arabistan’da ruhunu teslim etti. Bir zamanlar yönetimden vazgeçip belirlenen zaman sona ermeden yönetimi sivil hükümete devrederek ortaya koyduğu örnek davranışın bugün meyve verdiğini görerek gözlerini hayata yumdu. Ölmeden önce Sudan’da bundan sonra, yönetime el koyan, tek başına ülkeyi yöneten ve ölene kadar yönetimde kalmak isteyen generallare yer olmadığına tanık oldu. Sudan halk hareketinin ulaştığı asker- sivil ortaklığının, Sudan’ı devletin ve halkın yönetiminde tek söz sahibi diktatör generallereden kurtaracak tek alternatif ve  koruyucu formül olduğunu gördü.

Lübnanlı general gibi Sudanlı generalin sonu da hayırlı oldu. Buna ek olarak ikisi de hayırla anıldı. Nitekim, Kral Selman bin Abdulaziz’e Sudanlı general Abdurrahman Swar el-Dahab’ın Medine-i Münevvere’de gömülmeyi vasiyet ettiği iletildiğinde naaşının özel bir uçakla Medine’ye nakledilmesini sağladı ve kendisine rahmet diledi.

Bu generallerin sonuncusu, adı gibi tam bir önder ve salih olan Cezayir Genelkurmay Başkanı Ahmed Kayid Salih de yakın bir zamanda aniden aramızdan ayrıldı. Bu iyi sıfatlarının yanısıra Salih aynı zamanda vefalı, değer ve kıymet bilen bir insandı. Vefalı olduğu için sağlık durumu kötü olan ve iyileşme umudu olmayan Devlet Başkanı Abdulaziz Buteflika’yı bir kez daha aday olmaması için ikna ederek, daha fazla yıpranmasını engelledi. Sağlık durumu nedeniyle görevlerini yerine getiremese de yalnızca çıkarları için onun makamında kalmasını isteyen yakın çevresinden ve menfaatçilerden kurtardı. Cezayirli General Kayıd Salih daha sonra Cezayir’i için bir yol haritası çizdi. Bu yol haritası da başarıyla sonuçlandı. Buna dayanarak General, insanların hayatları etkilenmediği ve yolları kapatmadığı müddetçe halk hareketinin istediği kadar protesto gösterileri düzenlemesine izin verdi. Öte yandan haftalarca, öğütlerle dolu, yasalara bağlı kalma ve anayasaya saygılı olma çağrısında bulunan konuşmalar yaptı ki bunu daha önce hiçbir Arap generali yapmamıştır.

General Salih için kan dökmek, kırmızı çizgiydi. Bu nedenle, tek bir Cezayirli protestocunun bile burnu kanamadı. Yine bu sayede protesto hareketleri başladığı gibi barışçıl bir biçimde sona erdi. Bu özelliğiyle Cezayir halk hareketi farkını ortaya koydu ve Sudan halk hareketinin tanık olduğu felaketleri yaşamadı. Zira Sudan halk hareketi bir yıl süren görüşmeler ve müzakerelerden sonra  değişimin temelini atan ilk sivil-askeri ortaklığa ulaşabildi.

Nitekim, bazı Arap ülkeleri ile üçüncü dünya ülkelerinin de çatışmalardan, darbelerden ve gerilimlerden kurtulmak için bu tür ortaklıklara ihtiyaçları vardır. Allahu Teala, Cezayirli generale büyük bir ikramda bulundu ve ani bir kalp krizi ile acılı olmayan bir ölüm nasip etti. Seksenli yaşlarda olan ve yaşamın omuzlarına yüklediği sorumluluklardan yorulmuş birisi olarak bu ölüm, onun için merhametli bir ölümdü.

Cezayirli general, çizmiş olduğu yol haritasını bütün maddeleriyle gerçekleştikten sonra hayata gözlerini yumdu. Bu maddeler: Anayasa maddelerine uygun bir şekilde düzenlenen seçimlerle cumhurbaşkanlığı makamını kurtarmak. Özgür ve bağımsız bir yargı. Eski sorumluların yargılanması ve haklarındaki kararların hemen uygulanması. Buteflika’nın kendisine yaptığı iyiliklere misliyle karşılık vermek. Arap askeri kurumlarına rol model olmak.

Cezayir Genelkurmay Başkanı, ordunun görevinin; vatanı korumak, yönetici sınıf ile halk arasında çelişkiler başgösterdiğinde bilgece ve anayasaya uygun olarak hareket etmek, protesto gösterileri düzenlemesini gerektiren etkenler ve gerekçelere dayanarak protesto hakkını kullanmak istediğinde halkı korumak olduğunu herkese gösterdi.

2019 yılının son gününün güneşi batıp  2020 yılının ilk günün güneşi doğarken, zahit ve sağgörülü bir generali olmadığı, böyle bir generali, kendisine ve halkına saygı duyan bir cumhurbaşkanını beklediği için daha sona ermeyen iki halk hareketi daha var. Bu general ortaya çıktığı zaman biz gazeteciler de onu 2020’nin şahsiyet olarak kabul edip ondan bahsedeceğiz. Halkın iradesine ve vatanın bağımsızlığına değer veren, onurlu bir yaşamı ne kadar yüksek olursa olsun bir makama gelmeye tercih eden, iktidarda olmaya önem vermeyen bir general ya da cumhurbaşkanı aracılığıyla söz konusu iki halk hareketinde halkın istediği yönetim formülüne ulaşıldığını yazacağız.

Nitekim, Cumhurbaşkanı Berhem Salih, eli kolu bağlı Irak’ta bu yönde adımlar atmaya başladı. Berhem attığı adımlarla, halkın iradesinin ve isteğinin, mezhepçi milis güçlerin istek ve arzularından önce geldiğini vurgulamış oldu . Allah, Cezayir halkına karşı adaletli olan ve hayatını ülkesini yükseltmeye adayan “Cezayir’in salihi” General Ahmed Kayid Salih’e rahmet etsin. Attığı cesur adımların sonuç vermesi için de Irak’ın salihi Cumhurbaşkanı Berhem Salih’e yardım etsin.


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya