Mısır ve Nil: Ölüm kalım meselesi

Mısır ve Nil: Ölüm kalım meselesi

Pazartesi, 9 Mart, 2020 - 07:00
Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar

Nil Nehri Mısır için hayati bir önemi haizdir. ‘Nil Mısır’dır, Mısır Nil’dir’ denilir. Nil Nehri Mısır için binlerce yıllık tarihi boyunca merkezi bir rol üstlenmiştir. Firavunlar döneminde dokuzuncu hanedanın saltanatı esnasında yazılan meşhur Firavun papirüsü “Fasih Çiftçi” şiirinde Nil Nehri’ne övgüler düzülmüştür. Nil ‘mümin’ nehir ve ‘cennet nehri’ olarak da tanımlanmıştır.  Tarihçi Mesudi, ‘Mürucu ez-Zeheb’ eserinde: “Nil nehirlerin efendisidir, denizleri onurlandırır’’ diye yazmıştır. Mısırlı şair Mahmud Hasan İsmail ‘Ebedi Nehir’ şiirini yazmış, meşhur musikar Abdulvehhab da bu şiiri şarkı olarak bestelemişti. Bu şarkı adeta, tarih boyunca seyreden Mavi Nil’in kaynağından doğmuştur. 

Mısır ve Etiyopya arasında birkaç yıl önce ‘Nil Nehri’ krizi yaşandığında, Mısırlılar bu krizi ulusal güvenlikleriyle ilişkilendirmişti. Mısırlılara göre Nil, vatani bir dava olarak dokunulmazdı. Aynı zamanda kelimenin sözlükteki anlamıyla, bir ölüm kalım meselesiydi. Mısır’ın Nil Nehrindeki payının,  55,5 milyar metreküp olduğu tahmin ediliyor. Mısır, içme, tarım ve sanayide yüzde 90 oranında Nil Nehri’ne bağımlı haldedir. Dolayısıyla Mısır, Etiyopya’nın kendi başına aldığı kararlarla Nil Nehri üzerindeki tasarruflarına karşı sert ve kararlı bir tutum sergilemektedir. Sudan hariç tüm Arap Birliği, bu konuda Mısır’ı desteklemektedir. Etiyopya Nahda Barajını inşa ederek kendini Nil Nehri’nin sahibi olarak sunmaya çalışmaktadır. Arap Birliği’nden yapılan açıklamada, Mısır’ın Nil suları üzerindeki tarihsel haklarına vurgu yapıldı. Washington yönetimi, Nil konusunda Mısır ve Etiyopya arasında arabulucu rolü üstlenmişti. Ancak geçenlerde Etiyopya, Washington’u Mısır yanlısı tutum takınmakla suçladı. Bu nedenle uzun süredir devam eden müzakereler tıkanma noktasına geldi. Mısır acaba geri adım atarak Etiyopya’nın politikalarına sessiz kalacak mıdır?

Bu mesele Mısır için son derece hassastır, krizin başlarında, tüm Mısır genelindeki camilerde, ‘Nil’in faziletleri’ konu başlıklı bir Cuma hutbesi verilmişti. Hatipler, Nil nehrine dair dini kaynakları aktarmış ve meselenin ulusal güvenlikle ilgili olduğuna vurgu yapmıştı. Nil’in Mısır için önemi tarih boyunca bilindiği için, düşmanlar tarafından da sık sık kullanılmıştı.

Haçlı ruhu ile Arap denizlerine yönelik en büyük saldırılardan biri, ünlü Portekiz komutan Afonso de Albuquerque liderliğinde 1513 yılında gerçekleşmişti. Portekiz donanması, Aden’i bombaladıktan sonra Kızıldeniz’in girişinde Bab el-mendeb’i kuşatmış, Cidde açıklarından Medine-i Münevvere’ye saldırı girişimde bulunmuştu. Tarihçilere göre, Albuquerque başarılı olabilseydi, Habeşistan Vadisi’ni (Etiyopya) işgal ederek, Nil Nehri’nin Mısır’a akmasını engellemeyi planlıyordu. Mısır ve Etiyopya arasındaki kriz son derece tehlikelidir, meselenin, siyasi ve hukuki çatışmanın ötesine geçmesi kuvvetle muhtemeldir. Mısır halk dilinde denildiği gibi, ‘’Bana su atana ateşle karşılık veririm.’’


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya