Almanya İran’ın aleyhine mi döndü?

Almanya İran’ın aleyhine mi döndü?

Pazartesi, 4 Mayıs, 2020 - 06:45
Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar

Haber, Almanya’nın Lübnanlı Hizbullah’ı terörist bir gurup olarak tasnif etmesi, topraklarındaki faaliyetlerini ve kendisine üye olmayı yasaklaması değil. Asıl haber veya sorulması gereken soru: Almanya neden bu kadar geç kaldı?

Hem sonra Avrupa devletleri nasıl halen yanılsama yastığında uyuyorlar ve terörizm, suikastlar, bubi tuzakları, el yapımı patlayıcılar, kara para aklama, uyuşturucu ticareti, el-Kaide gibi diğer terör ağları ile işbirliği yapmak gibi bu profesyonel uluslararası ağın kasvetli suçlu yüzünü görmüyorlar? İran’ın Lübnanlı kolu Hizbullah ya da doğrudan Devrim Muhafızları aracılığıyla yürüttüğü terör faaliyetlerine yönelik bu Avrupa sessizliği gerçekten çok ilginç. Bu İranlı ağların suikastlara veya bombalı eylemlere karıştığına dair kanıtlanmış fiziki delillere rağmen. Keza Devrim Muhafızları ajanlarının, Belçika ve Fransa topraklarındaki İranlı bir muhalif gruba karşı eylem düzenlemeyi amaçlalarına karşın.

Evet, gidişi acı bir kayıp olmayan Barack Obama döneminde bu “görmezden gelme” anlaşılabilirdi. Çünkü büyük dahi Obama, Humeyni rejimi ile imzalanan zehirli anlaşmayı hayata geçirme yolunda hiçbir kınamayı ve eleştiriyi umursamıyordu. Humeyni rejimine açılma konusundaki bu dervişçe inancında Avrupalı dostları da ona katıldı.

Alman güvenlik güçlerinin Hizbullah’ın topraklarındaki faaliyetleri hakkında ortaya çıkardığı bilgiler çok ilginç. Bu bilgiler arasında, ticari işlerinden kara para aklamak için yararlanan ve milyonlarca avroyu Lübnanlı örgüte ait banka hesaplarına, bir bölümünü de Almanya’nın dört bir yanında faaliyet gösteren Hizbullah hücrelerinin faaliyetlerinin finansmanına aktaran Şii iş adamları ile ilgili olanlar da vardı. Berlin’e Almanya’nın güneyindeki bir şehirde, Hizbullah’ın patlayıcı madde üretiminde kullanılan yüzlerce kilogram “amonyum nitrat” gizlediği bir depo hakkında bilgi de verildi.

Almanya sadece Hizbullah için önemli bir merkez değil aynı zamanda on yıllardır Arap ve Türk Müslüman Kardeşler grupları için de öyle. Uykudan uyanma vakti geldi mi yoksa bu, şeytanla uyuma bağımlılığından kurtulmaya dönük Batılı ve Avrupalı bir dönüşüm anlamına gelmeyen öylesine gelişmiş tekil bir adım mıdır?


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya