Hüseyin Şubukşi
TT

Yılın ikinci yarısı kaldı

2020 yılının yedinci ayına girdik. Garip olan bu yılın ilk altı ayının hiç kimseye acımayıp sınır tanımayan bir pandemiye dönüşen virüs nedeniyle dünyanın her yerinde insanların hayatının değişmesiyle geçip gitmesidir. Bu pandeminin etkisi diğer pandemiler gibi sağlık ile sınır kalmadı. En az onun kadar önemli ve kötü ekonomik ve sosyal etkileri de oldu. İnsanların yaşamı tamamen değişti. Hayatımıza kısa olmayan bir süreliğine bizimle kalmaya devam edecek yeni alışkanlıklar girdi.
Peki ama yılın geride kalan altı ayı için ne söylenebiliriz, bize ne getirmesini tahmin ediyoruz? Covid-19 sorunu sıcaklığını ve hararetini koruyor. Birçok kişinin canını almayı sürdürüyor. Vaka sayıları kaygı verici ve korkutucu bir şekilde yükseliyor. Bir aşıya ulaşma olasılığı ve pratik olarak bu yılın sonunda hatta bir sonraki yılın başlangıcında üretimine başlanması konusunda henüz ciddi bir gelişmeden bahsedilmiyor. Aşı üretim aşamasına gelip üretilmeye başlandığında dahi üretildiği ülkeler dışında diğer dünya ülkelerinin ihtiyaçları olan payı elde etmeleri uygulamada 2022 yılını bulabilir.
Bunları, prestijli İngiliz Oxford Üniversitesi liderliğindeki araştırma ekibi tarafından sunulan sonuçların gelişiminden çıkardığımız sonuca dayanarak söylüyoruz. Çin, Almanya, İsviçre, Fransa, İsrail ve elbette ABD gibi çeşitli dünya ülkelerinde de “beklenen aşı”yı bulmak için birçok çalışma yürütülüyor. Özellikle de ABD Başkanı Donlad Trump’ın aşı konusunda “çok büyük haberler” duymayı beklediği sözünü ciddiye alırsak bu konuda ABD’nin önemli bir aşama kaydettiğini düşünebiliriz. Trump, seçim kampanyasına hizmet etmesi ve ABD iş piyasasında işsizlik oranlarının gittikçe iyileşmesinin yanı sıra bu haberin de popülerliğine katkıda bulunması ve daha güçlü bir etki elde etmek için “uygun” bir zamanda açıklayarak politik olarak kendisinden faydalanabilir.
Covid-19 virüsüne karşı geliştirilecek aşı haberi kuşkusuz en etkili ve önemli haber olsa da dünyanın bu yıl beklediği tek haber değil. Önümüzdeki ağustos ayında Uluslararası Mahkeme eski Lübnan başbakanı Rafik Hariri suikastıyla ilgili kararını açıklayacak. Ne var ki resmi olarak suikastı gerçekleştirmekle suçlanan isimler, Hizbullah terör örgütü tarafından korunuyorlar. Mahkemenin kendisine sunulan güçlü deliller ve kendisini destekleyen tanıklıklar ışığında sanıkları suçlu bulması bekleniyor. Bu, Lübnan’da var olan bunalımı artıracak ve daha tehlikeli hale getirecektir. Hizbullah terör örgütünün seçeneklerinin militarize olmasına ve kendisine sunulan çözüm masasını zorla kontrol etmek istemesine yol açacaktır.
Aynı ay içinde dünya, hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat partilerin seçim festivaline de tanık olacak. Demokrat Parti adayı Joe Biden, bu kampanyada şüphesiz alacağı en önemli kararlardan biri olan başkan yardımcısı adayını açıklayacak.
Eylül ayında önemli enerji uzmanı Daniel Yergin’in “Yeni Harita” adlı kitabı yayınlanacak. Beklenen kitap, esas olarak petrol piyasasındaki yeni duruma, değişen enerji dünyasına ve doğalgaz, alternatif enerji, kaya petrolü gibi kendisini etkileyen unsurların yeni rollerine, küresel iklim krizine odaklanacak. Kitap ayrıca Suudi Arabistan, ABD, Rusya, OPEC, petrol şirketleri ile Tesla Şirketi gibi petrol piyasasındaki en önemli aktörlerin yeni rollerine, en büyük ve önemli petrol tüketicisi olarak Çin’in piyasa üzerindeki etkisine de değinecek.
Bunlara ilaveten kitap, Covid-19 virüsünün petrol ve yaşanan fiyat savaşı üzerindeki etkisini de ortaya koyacak. Bu süreçte petrol fiyatları ve tüketim durumunu dolayısıyla üretimi, tarafların aralarında vardıkları anlaşmaya ne ölçüde bağlı kalacaklarını takip etmek ilginç ve önemli olacak.  ABD başkanlık seçimleri yarışında en sert geçecek ekim ayını tüm dünya yakından takip edecek. Tabi ki, seçim yarışının daha da sertleşmesi ve kutuplaşması durumunda önemli bir  rol oynama, 2000 yılında George Bush ve Al Gore arasındaki başkanlık yarışında olduğu gibi müdahale etmek zorunda kalma olasılığı nedeniyle bir yandan gözler, ABD Yüksek Mahkemesi’ne de çevrilmiş olacak. Bu ayda ayrıca İran rejimine silah satışını yasaklayan uluslararası kararın devam edip etmeyeceği de açıklığa kavuşacak.
Kasım ayı ABD başkanlık seçimlerinin galibinin açıklanacağı ay olacak. Bunun çeşitli dosyalar üzerinde büyük etkisi olacağını söylemeye gerek bile yok. Libya, Suriye, Irak, ABD-Çin ticaret savaşları nedeniyle ciddi zarar gören küresel ticaretin aralarında olduğu birçok sorun da bu altı ay içinde kaynama halinde olmaya devam edecek.
Yılın ilk yarısının heyecan ve zorluklarla dolu olduğunu düşünüyorsanız ikinci yarısı bizlere çok daha fazlasını ve yenisini vaat ediyor.
Kemerlerinizi sıkı bağlayın ve yolculuğun tadını çıkarın!