David Sinclair, bugün dünyamızın en önemli bilim adamlarından biridir. Sinclair, Boston'daki prestijli Harvard Tıp Fakültesi’nde genetik profesörüdür. Prestijli haftalık Time Dergisi, Sinclair’a dünyanın en etkili 100 kişisi arasında yer verdi. Sinclair’in “Uzun Ömür: Neden Yaşlanıyoruz? Yaşlanmamak nasıl mümkün?” adına çok önemli bir kitabı var. Yazar kitabında oldukça yeni ve cesur önerilerde bulunuyor. Onun önerilerinden muhtemelen en önemlisi, yaşlanmayı “tedavi edilmesi gereken” bir hastalık olarak görmesi ve bize üzerinde çalışılan bir dizi ‘çözüm ve bilimsel yenilik’ hakkında bilgi vermesidir. Yazar kitabında, gelişmelerin ve tıbbi bakımın insan hayatına nasıl uzun ve önemli yıllar kattığını uzun uzun anlatıyor. Ayrıca bunun gıda kalitesi¸ temiz ve saf su kaynaklarına erişim ve genel olarak halk sağlığına dikkat edilmesi ile ilgili olduğundan bahsediyor.
Bu fikir yavaş yavaş ve zamanla neredeyse gerçek gibi görünüyor. Dünya bugün insanlık tarihinde özel bir döneme tanık oluyor. 100 yaşına ulaşmış ya da bu yaşı geçen daha önce benzeri görülmeyen sayıda insan var. Evrendeki bu yeni gerçeklik, bugün değişmez olmak kabul ettiğimiz ve inandığımız pek çok yargı üzerine önemli sonuçlar doğuracaktır. İlk ve üniversite eğitim sistemi, istihdam ve çalışma sistemi ve tabii ki emeklilik sistemi üzerinde bu gerçekliğin ciddi etkileri olacaktır. Emeklilik fikrinin tamamen finansal nedenlerden veya devam etme seçeneğine sahip olmanın bir sonucu olarak ortadan kalkacağını hayal etmek mümkündür. Eğitim, yalnızca talepler doğrultusunda, beceri ve yetenekleri geliştirme gibi esaslar üzerine dayanacaktır. Bu ise uygulamada, sınırlı ve son derece odaklanılmış isteğe bağlı beceri eğitimi anlamına gelir. Öyle ya da böyle bu, geleneksel üniversite diploması döneminin sonu anlamına gelir.
Tarihsel ve geleneksel olarak bir üniversite diplomasının sağladığı en önemli şey, temel beceriler, ikincil beceriler ve analitik eleştiride nitelikli eğitimdir. Bundan sonra istihdam fırsatı sağlayan onaylanmış bir süreç yoluyla iş dünyasıyla iletişim kurma fırsatı gelmektedir. Ancak bugün eğitim dünyasında olan şey büyük bir değişimin başlangıcıdır. Bu değişim, uzun yıllarca durgunluğun yaşandığı etkili ve önemli bir sektörün derin ve kökten bir şekilde yeniden yapılandırılmasına yol açabilir. Çeşitli şirketler ve kurumlar eğitim alanlarına girer, çeşitli diplomalar sunar ve üniversite diplomalarının işgücü piyasasıyla ilişkisi kavramını yeniden formüle eder. Bu heyecan verici yeni yönelimin belki de en büyük itici gücü modern teknoloji ve sunmuş olduğu benzeri görülmemiş seçeneklerdir.
Burada dikkate alınması gereken dört temel yeni yönelim vardır:
1. Uzmanlık alanlarının seçimi, esas olarak en iyi yatırım getirisi sunan uzmanlıklara dayalı olacaktır. Yani önceden olduğu gibi ilgili uzmanlığa duyulan tutku burada esas faktör olmayacaktır.
2. Eğitim sınırlı bir döneme münhasır olmayacak, bilakis ömür boyu sürecek.
3. Malzemeler, acil ihtiyaçların karşılanması için zaman açısından daha sınırlı ve daha yoğun olacaktır.
4. Yeni iş modeli, eğitim hizmeti sunan (okul, enstitü, kolej, akademi, merkez veya üniversite) ile hizmet talep edenler arasındaki ilişkiyi düzenlemektedir. Çünkü mali ücretlerin sadece yüzde ellisi ödenmekte, geri kalanı ise elindeki diplomanın temin ettiği işin getirilerinden karşılanmakta ve böylece sorumluluk paylaştırılmış olmaktadır. Nitekim bazı eğitim kurumlarının tamamen söz konusu yeni hizmeti sunmaya başladığı bilinmektedir.
Özellikle yapay zeka, bir sonraki eğitim sahnesinin kahramanı olacak. Zira daha iyi ve planlandığı gibi kullanıldığı takdirde ideal bir iş piyasası oluşacak, böylece finansal kaynakların ve insan enerjisinin israfı büyük ölçüde azaltılmış olacaktır.
TT
Eğitimde devrim!
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة