Şarkul Avsat Türkçe https://turkish.aawsat.com Şarkul El-Avsat gazetesi dünyaca en ünlü günlük Arapça gazetesi sayılır. Farklı dört kıtada bulunan 12 şehirde aynı anda basılmaktadır. http://feedly.com/icon.svg

Çin-Pakistan Koridoru ve Beluçlar

Çin-Pakistan Koridoru ve Beluçlar

Perşembe, 29 Nisan, 2021 - 13:00
Hüda Huseyni
Lübnanlı gazeteci-yazar ve siyasi analist

Bu ayın 14'ünde, Çin'in Pakistan büyükelçisini hedef alan bombalı saldırıda 5 kişi öldü ve 12 kişi yaralandı. Patlama, Ketta’daki Serena Hotel'in otoparkında meydana geldi. Büyükelçi Nong Rong, her ne kadar saldırı sırasında orada olmasa da burada kalıyordu.

Olay, Belucistan'daki onlarca yıllık isyanın neden olduğu güvenlik sorunlarına ışık tutuyor. Ayrıca zorluklar, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru'nun ekonomik vaatlerini ve Pekin’in “Bir Kuşak, Bir Yol” projesine dair vizyonunu tehlikeye atmaya devam ediyor.

Öte taraftan olay, Pakistan Talibanı’nın taktiklerinde değişiklik olduğunu ve Sindh ve Belucistan merkezli silahlı gruplar arasında artan operasyonel uyumu gösteriyor.

Son bombalama hadisesi olağandışı bir durum değildi. Bölge, yıllar içinde Çin çıkarlarını hedef alan bir dizi saldırıya tanık oldu. Kasım 2018’de Karaçi'deki Çin konsolosluğuna ve Mayıs 2019’da ise Gwadar Limanı’ndaki Pearl Continental Oteli'ne gerçekleştirilen saldırıları bunlardan bazılarıdır.

Bu saldırıların ikisi de Belucistan Kurtuluş Ordusu'yla ilişkilendirildi. 2000 yılında kurulan Belucistan Kurtuluş Ordusu bağımsızlık için yapılan baskının en son tezahürüdür. Pakistan'ın oluşumuna kadar uzanan bu hareketler, 1970'lerdeki hükümet baskısı sırasında daha şiddetli bir boyut aldı.

Beluc etnik kökenli kimseler de Ortadoğu’daki Kürtler gibi birkaç devlete yayılmıştır. Beluçların yüzde 70'i Afganistan, İran ve özellikle Pakistan’da bulunmaktadır. Halkın kendine özgü dili ve kültürü vardır. Pakistan devletine karşı silahlı mücadelelerindeki nihai amaçları, daha fazla siyasi bağımsızlıktan, resmi ve tam bağımsızlığa kadar değişiklik göstermiştir. Belucistan Kurtuluş Ordusu, Çin'in Belucistan'daki çıkarlarını hedef alıyor ve bunu Pakistan hükümetine baskı yapmanın aracı olarak kullanıyor. İslamabad, Belucistan Kurtuluş Ordusu’nu terör örgütü olarak görüyor. Bununla birlikte saldırının gerçekleştiği yer ve Çin büyükelçisinin burada bir otelde kaldığı düşünüldüğünde saldırının kayda değer bir etkisi olduğu görülüyor.

Başlangıçta, otomatik olarak Belucistan Kurtuluş Ordusu’nun bu saldırının arkasında olduğu düşünüldü, fakat Pakistan Taliban’ı saldırıyı üstlendi. Bu, kendi başına dikkate değer bir gelişmedir. Çünkü öncelikle bir terör örgütünün geri dönüşüne işaret etmektedir. Pakistan güvenlik güçlerinin Kuzey Veziristan’daki yoğun baskısının ardından örgüt büyük ölçüde marjinalleşmişti. İkincisi, Pakistan Talibanı’nın herhangi bir açıklaması hedefin Çin büyükelçisi olduğunu açıkça göstermiyor. Bununla birlikte saldırı Belucistan Kurtuluş Ordusu’nun operasyonları ile aynı etkiyi uyandırıyor, yani İslamabad'daki büyük bir zayıflığı hedef alıyor. Bu, Pakistan devleti için tartışmasız en önemli ikili ilişki olan Çin ile olan ilişkisidir. Ayrıca saldırı, Pakistan Talibanı’nın operasyonlarını gerçekleştirdiği harekât sahasının dışında kalıyor. Bu ise iki anlama gelir: Ya iki örgüt arasında iş birliğinin olduğundan söz ediyoruz ya da Pakistan Talibanı’nın hareket alanını genişlettiğinden.

Büyükelçi ister kasıtlı isterse de kasıtsız bir şekilde hedef alınmış olsun, bu saldırı her halükârda ulaşım ağlarındaki süregelen güvenlik açıklarını göstermektedir. Zira Ekim 2020'de Oil and Gas Development Company Limited'den (OGDCL) personeller taşıyan araç konvoyuna yapılan saldırı da bunun bir örneği olarak görülebilir. Saldırıda 14 silahlı muhafız öldürüldü. Eğer bu türden saldırılar 14 silahlı korumanın bulunduğu bir konvoyu hedef alıyorsa, bölgeye giren ve çıkan tüm mallar tehlikeye girecektir.

Belucistan'daki terörizm, Çinli yetkililerin sürekli bir endişesidir. Bu, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru ile ilgili gelecekteki finans fırsatlarını etkileyebilir. 2018'de Çinli yetkililerin Beluc silahlı gruplarla beş yıldan fazla bir süredir doğrudan görüşmelerde bulunduğu ortaya çıktı. Amaç, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru projelerinin güvenliği için güvence sağlamaktı. Fakat bu görüşmeler henüz meyvesini vermedi ve yakın gelecekte de meyve vermesi pek olası görünmüyor.

Öte taraftan Pakistan ordusu Pakistan Ekonomik Koridoru'nun kaderi ve fonları üzerindeki nüfuzunu en üst düzeye çıkarmayı başardı. İmran Han hükümeti Çin-Pakistan Ekonomik Koridor’u için bir otoritenin kurulması amacıyla bir dizi yeni yasa çıkardı. Ayrıca bu kapsamda kurulan yapılardan biri, fonların nasıl harcanacağını denetleme yetkisine sahip olacaktır. Çin'in Pakistan güvenlik güçlerinin katılımının daha fazla olmasını sağlayacağı gerekçesiyle koridor için bir otoritenin oluşumunu desteklediği düşünülüyor. 2017'de projeleri korumak için başlangıçta yaklaşık 15 bin asker konuşlandırıldı ve bu sayı yıllar içinde arttı. Şimdi ekonomik koridorunun gelişiminde yeni bir aşamaya giriyoruz. Başbakan Han, bir zamanlar koridorun finanse koşullarına kuşkuyla bakarken, şu anda bu projeye tutunmuş durumda. Çünkü ülkede boğucu bir ekonomik kriz hâkim ve ordu kontrolü elinde tutuyor.

Tehlike, önlemlerin daha da sıkılaştırılmasında yatıyor.

Bu tedbirler, Belucistan'daki silahlı grupları ve huzursuz nüfusu hedef alıyor.

Bu gruplar ve sakinler, Çin'in, merkezi devletin de yardımıyla bölgelerinin zenginliklerini sömürdüğünü görüyorlar. Ancak tarih, sıklıkla bu tür yaklaşımların uzun vadeli istikrarın sağlanmasında ters etki yapabileceğini göstermiştir.

Öte yandan ABD’nin Afganistan'dan çekilme süreci yaklaşırken terör örgütleri arasında bir dizi ittifakın kurulduğuna tanık olacağız. Afganistan'ı çevreleyen ülkelerin çoğu, terör örgütlerinin ortaya çıkmasını teşvik eden diktatör rejimlerinden mustariptir.

Geriye kaybetmek için yatırım yapmayacak olan Çin'in hangi yolu izleyeceğini bilmek kalıyor!


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya