Şarkul Avsat Türkçe https://turkish.aawsat.com Şarkul El-Avsat gazetesi dünyaca en ünlü günlük Arapça gazetesi sayılır. Farklı dört kıtada bulunan 12 şehirde aynı anda basılmaktadır. http://feedly.com/icon.svg

Taliban bir sınavda

Taliban bir sınavda

Çarşamba, 18 Ağustos, 2021 - 10:15

Tek başına Taliban adı, her yerde ve farklı kültürlerden öğrenci gruplarının bir gün karşı karşıya kalacağı sınav anını hatırlatıyorsa, böyle bir ad taşıyan bir hareketin liderlerinin, karşı karşıya oldukları sınava iyi hazırlandıklarını kanıtlamaları daha uygun olur. Dünyanın neredeyse tamamı, özellikle de birincisi coğrafi olarak Afganistan’a yakın, ikincisi dini aidiyet nedeniyle kendisine bağlı çevre, Taliban’ın performansını yakından izliyor. Afganistan'ı tamamen ve bütünüyle kontrol etme imkanı elde eden Taliban liderliğinin yanıtlaması gereken ilk ve en önemli soru şu; “Elde edilen zafer, mümkün olduğunca hoşgörü ve bağışlayıcılık ilkelerine dayalı bir ruhla ülkeyi yönetmenin, halk arasında kadın erkek, ırk ve kabile ayrımı yapmadan adaletin yerini bulmasının bir anahtarı mı olacak, yoksa bu zaferi başka bir anlama mı geliyor? 

Taliban güçlerinin Kabil’e girişini müteakip gelen açıklamalar, hareketin liderlerinin akan kanı durdurmak istediklerini, kanlı bir şekilde tasfiye etme niyetiyle muhaliflerinin peşine düşmek üzere olmadığını teyit etti. Fakat birçok kişinin yüzünü kaplayan panik belirtilerine ek olarak, eski Afgan cumhurbaşkanının kaçışını ve başkentin ele geçirilişini izleyen kaos görüntüleri, gençlerin Kabil Havalimanındaki Amerikan uçaklarına tutunup kaçmaya çalışmaları, bütün bunlar açık bir korku ve panik olduğunu ele veriyor.

 Afganistan'ın kaderinin, zamanla değişen yabancı nüfuz aşamalarından geçmesini istediği, ardından iyi insanlarının savaşların girdaplarında boğulmaya mahkum oldukları her araştırmacı ve takipçi tarafından bilinir. Britanya ile Çarlık Rusyası arasında Orta Asya'daki nüfuz alanları üzerindeki emperyal çatışma zamanından beri devam eden bu savaşlarda birçok kişi büyük maliyetler ödedi. İki imparatorluğun ordularının Afganistan’ı kontrol etmek için giriştikleri bu çekişmeye “Büyük Oyun” deniliyor. Bu bağlamda, internet ansiklopedisi Wikipedia; “Büyük oyun, Hindistan Kontrol Kurulu Başkanı Lord Ellenborough’un, Genel Vali Lord William Bentinck'i Hindistan ile Buhara Emirliği arasında yeni bir ticaret yolu inşa etmesi için görevlendirdiği 12 Ocak 1830’da başladı” bilgisini veriyor. Şunu da ekliyor; “İngiltere, Afganistan Emirliği'ni ele geçirmeyi ve onu mandası haline getirmeyi, Osmanlı İmparatorluğu, Fars İmparatorluğu, Hive Hanlığı ve Buhara Emirliği'ni iki imparatorluk arasında tampon devletler olarak kullanmayı amaçlıyordu.”

Yani hikaye eski, Sovyetler Birliği'nin 1970'lerde Afgan iç savaşı bataklığına kaymasından, ardından dünyanın her yerinden “mücahit” kafilelerinin Sovyetleri kovmak ve eli boş geri göndermek için Afganistan’a akmasından çok daha eski. Mücahitler bunda gerçekten başarılı oldular. Buna ilaveten, Arap Afganlar adını taşıyan grupların Afgan topraklarından tamamen ayrılmalarından önce el-Kaide örgütünün temellerini atmayı da başardılar. El-Kaide daha sonra Taliban Hareketi ve Molla Ömer liderliğindeki rejiminin kuruluşunun temelini oluşturacaktı. Başkan George Bush’un 11 Eylül 2001 saldırılarına karşılık “teröre savaş açma” kararı, ABD’nin toprakları dışında yürüttüğü en uzun savaşının dünyanın Vietnam'da tanık olduğu gibi sona erme olasılığını hesaba katmış mıydı? Nitekim birkaç gün önce Kabil, 1975’te Vietnam’ın Saygon şehri gibi düştü.

Son olarak şunu söylemeliyim ki, pazar gecesi Taliban güçlerinin Kabil'i ele geçirmesiyle ilgili gelişmeleri takip ettiğim süre boyunca, 1990-1992 yılları arasında İngiliz The Times gazetesinin, ondan önce de yine 2 yıl Evening Standard gazetesinin editörlüğünü yapan seçkin gazeteci Simon Jenkins’in görüntüsü, ekrandaki sahnelerin arasından ısrarla belirip durdu. Neden özellikle Jenkins? Çünkü o, genelde dünya ülkelerinin, özelde Arap veya İslam ülkelerinin işlerine her türlü İngiliz, Amerikan veya Batı müdahalesine itiraz eden önde gelen seslerden biri. Kendisine neden Bay Jenkins diye sorulduğunda, bırakın istedikleri kadar savaşsınlar, bunlar hiç bitmeyecek savaşlar anlamında bir yanıt verirdi. Burada, peki ya çıkarlar diye sorup, hemen cevaplayacağım; Kabil veya bir başkasıyla ilgili olsun, bu uzun bir bahis.


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya