Şarkul Avsat Türkçe https://turkish.aawsat.com Şarkul El-Avsat gazetesi dünyaca en ünlü günlük Arapça gazetesi sayılır. Farklı dört kıtada bulunan 12 şehirde aynı anda basılmaktadır. http://feedly.com/icon.svg

Suudi Arabistan ve yatırım… Müreffeh bir miras

Suudi Arabistan ve yatırım… Müreffeh bir miras

Cumartesi, 16 Ekim, 2021 - 06:45
İmil Emin
Mısırlı yazar

Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın himayesinde yürütülen Suudi Arabistan 2030 Vizyonu’nun hedeflerinin kolyesinde sıralanan yeni bir inci olarak, birkaç yıldır açıklanan vizyon programlarını tamamlayıcı nitelikte olan Ulusal Yatırım Stratejisi geçtiğimiz pazartesi günü başlatıldı.

Strateji, Krallık'taki yaratıcı yatırımlar için bir yol haritası gibi görünüyor ve herkesin, Çin'in emlak krizi tuzağına düşme korkuları bir yana ABD’deki borç limiti krizi ve Avrupa’daki enerji sıkıntısı arasındaki finansal ve ticari piyasalardaki çalkantılardan ve dalgalanmalardan korktuğu küresel zamanlarda geliyor.

Yatırımcıları çekmek için ilerici harcama vizyonuyla ilgili olan son Suudi projesi, insanlığa hizmet etmek ve doğayı temiz enerji kaynaklarından biri olan güneşin ışınları sayesinde çölün ortasında ve denizin dibinde saklı olan hazineleri ortaya çıkarmaya zorlamak amacıyla taşı konuşturan ulusal bir ata oynanmış güzel bir bahis olarak geliyor. Bütün bunlar farklı bir yarına giden yolları oluşturuyor. Proje öncelikle Suudi Arabistan halkına hizmet ediyor ve Arap varlığını küresel düzeyde ekonomik ve yatırım açısından destekleme yolunda ilerliyor.

Stratejinin özelliklerinin ve hatlarının açıklandığı gün Veliaht Prens, dünyanın karşısına tekrar çıkabilmek ve gerçek bir güç ve kuvvetle olayların başında yer almak için sadece kor parçası tutan ellerin eksik olduğu kesin olan şeyi vurguladı.

Veliaht Prens Muhammed’in gelecek nesillere kalkınmış bir ülke bırakmak yolunda kendisiyle birlikte yürümek üzere Suudilerin önüne koyduğu gerçekler, bize Krallığın, ülke ekonomisinin çarkını döndürme ve insanların hayatını daha iyi bir noktaya taşıma hususunda güçlü bir şekilde yardımcı olabilecek devasa yatırım yeteneklerine sahip olduğunu gösteriyor.

2030 Vizyonu, çeşitli aşamalarıyla, modernizasyon açısından farklı bir krallığa doğru bin millik bir yolculuğun başlangıcını gösteriyor. Krallık, özgünlüğünün bağlarını koruyarak modernitenin yollarında yürürse, seçkin bir stratejik konum, önde gelen bir yatırım gücü ve sevilen ve arzu edilen bir Arap ve İslami derinlikten, Allah’ın kendisine bahşettiği güçlü yönlerinden sabah ve akşam yararlanır.

Sözü fazla uzatmadan, yeni yatırım planının Krallığı hızla değişen jeopolitik dünyanın haritasına yerleştirmede başarılı olacağı ve coğrafi konumundan yararlanacağı söylenebilir. Zira Suudi Arabistan’ın coğrafi konumu ülkeyi Afrika, Asya ve Avrupa arasında bir lojistik merkez olmaya aday kılıyor. Bu da doğu yarımkürede Suudi Arabistan'ın mali ve ekonomik rolünde niteliksel ve niceliksel bir dönüşüm olacağını gösteriyor.

Plan hakkında konuşmak, ayrıntılarını tartışmak ve içinde yatan özelliklerinden bahsetmek için verilen bu alandan daha fazlası gerekir. Bununla birlikte kısaca önümüzdeki 10 yılda Krallığın yatırımlarına trilyonlarca dolar pompalamanın arkasında büyük hedefler olduğu söylenebilir.

Bahsettiğimiz plan, Krallığı küresel bir ekonomik lokomotif kılıyor ve ekonomik kalkınmayı ulusal ve bölgesel düzeylerde aynı anda geniş ufuklara doğru itiyor.

Suudi Arabistan'ın yeni yatırım eğiliminin merkezindeki en önemli hedeflerden birinin petrol sonrası aşamaya hazırlanmak olduğu görülüyor. Buradan da eylemin kısa vadeli anlık davranışlardan ziyade ileriye dönük vizyonlara dayandığı anlaşılıyor. Zira Suudi Arabistan'ın petrol haricindeki ekonomisinde önümüzdeki yıllarda bir sıçrama yaşanması bekleniyor.

Bu noktada, Krallığın 2030 Vizyonu'nu başlattığı tarihten beri attığı adımların, Suudi Arabistan'ın gelir kaynaklarını çeşitlendirerek ve petrole olan bağımlılığını azaltarak ekonomisini güçlendirme hususunda niteliksel sıçramalar gerçekleştirmesini sağladığına dikkat çekmek gerekir. Bunun sonuçları önceki genel bütçelerde görüldü. Dünya yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) sonuçlarından ve dünya ekonomileri üzerindeki etkisinden sıkıntı çekmesine rağmen Suudi Arabistan’daki petrol dışı sektör, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,9 büyüdü.

Strateji özellikle Krallığın bir yandan Arap dünyasının geri kalanı ve diğer yandan Doğu Asya ülkelerinin çoğunluğu ile ekonomik ilişkilerdeki yetenekleri çerçevesinde, küresel düzeyde Krallığı daha fazla yabancı yatırım çekmeye ve özel ekonomik bölgeler oluşturarak daha fazla çok uluslu şirketi çekmeye aday bir yer haline getiriyor.

Strateji ile ilgili haberlerden ve ilk tezahürlerinden ortaya çıkan şey, bu projenin Suudi Arabistan işgücü piyasasına rahatlama ve huzur şeklinde yansıyacağıdır. Zira Krallığın milyonlarca gencine ışık kaynağı ve umut kapısı olacak. Bu da Suudi vatandaşların servetini, ulusal binanın ve Suudi Arabistan’ın taşlarını sıra sıra yerleştirip yükselten bir katma değer haline getiriyor.

Aynı zamanda Ulusal Yatırım Stratejisi’nin yansımalarının tüm Arap bölgesi için yüksek ve değerli getirileri olacağı görünüyor. Zira proje Arap bölgesini olumlu, bilinçli ve gelecek vaat eden rekabetle dalgalanan bir bölge haline getirecek. Böylece ilk başta, özellikle Avrupa ve ABD pazarlarının doygun hale gelmesi ve zengin neoliberal politikaların müthiş başarısızlıklar ve kayıplarla sonuçlanmasından sonra iyi getirisi olan ekonomik merkezler arayışı içinde olan küresel sermayeyi cezbetme yeteneğine bağlı olarak bölgede daha fazla ekonomik kalkınma gücü elde edilecek.

Proje Riyad’ı sürdürülebilir bir kalkınma merkezi ve büyük şirketler için bariz bir hedef haline getiriyor. Burada sorumluluk Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Mühendis Halid el-Falih’de. Buna ek olarak projenin içerisinde öncelikli olan sektörlerde yatırımlar yapılması için cazip teşvikler ve rekabetçi düzenlemeler ile özel ekonomik bölgeler inşa edilmesini destekleyen girişimler de yer alıyor. Bu da devlet harcamalarından veya petrol fiyatlarındaki hareketlerin neden olabileceği dalgalanmalardan ziyade öz talebe dayanan, üretken ve müreffeh bir sektör haline gelmesi için özel sektöre ve ulusal sermaye oluşumunu teşvik etme rolüne kapı aralıyor.

Ulusal Yatırımlar Orkestrası’na yasama sistemlerinde reform, iyileşme ve yatırımları çekmek için gelişme sağlanmasına yönelik girişimler eşlik ediyor. Bu, müreffeh bir gelecek mirası için tamamlayıcı bir planın göstergesidir.


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya