Abdullah Raddadi
Suudi araştırmacı ve ekonomi uzmanı
TT

Cumhurbaşkanının havuzunda boğulmak

Seylan halkının Sri Lanka cumhurbaşkanlığı sarayının içinde, cumhurbaşkanının havuzunda yüzerken, yatağında yatarken ve mutfağında çay yaparkenki fotoğrafları ve videoları yayıldı. Bu sahneler gülünç görünse de yaşam kalitesi açısından Güney Asya'nın en iyi ülkelerinden biri olarak kabul edilen bir ülke için halen başlangıç noktasında olan bir halkın trajedisini yansıtmaktadır. Bugün Sri Lanka'da yaşananlar, kötü şans ve hükümet hatalarının bir karışımıdır. Peki, 22 milyonu geçmeyen bir nüfusa sahip olan ada bu noktaya nasıl geldi?
Sri Lanka'da durum çok kötü. Bunu görmek için devletin kağıt ve mürekkep temin edememesi nedeniyle okulların kapatıldığını ve cerrahi sütür olmaması nedeniyle hastanelerin birçok ameliyatı iptal ettiğini bilmek yeterli olacaktır. Ayrıca yakıt almak için en az üç gün kuyrukta beklemek gerekebiliyor. Öyle ki bu kuyrukta beklerken 13 kişi yaşamını yitirdi. Yakıt eksikliği ulaşımı neredeyse tamamen felç etti. Bu felç şehirlerde gıda, ilaç ve malzeme kıtlığına yol açtı. Böylece şiddetli bir kaos patlak verdi. Mesele, Sri Lanka Cumhurbaşkanı’nın 13 Temmuz’dan itibaren görevini bırakacağını duyurmasına kadar vardı.
Sri Lanka bu noktaya birden gelmedi. Başarısız mali politikalarını, hükümet yolsuzluklarını ve 2005'ten beri iktidarda olan Rajapaksa ailesini kayırmayı sürdürerek bu noktaya ulaştı. Cumhurbaşkanı Gotabaya Rajapaksa bir savaş kahramanı ve 2009'da iç savaşın sona ermesine katkıda bulunan en önemli isimlerden biri olmasına rağmen ülkeyi yönetmede feci derecede başarısız olduğunu kanıtladı ve ülkesini böyle bir duruma soktu.
Seylan hükümetinin çeşitli hataları oldu. Bunlardan ilki, altyapıya plansız ve programsız şekilde yaptığı yatırımlar oldu. Ülke iç savaştan çıktıktan sonra hükümet altyapıya yoğun bir şekilde yatırım yaptı. Bakıldığında bu normal ve akıllıca bir işmiş gibi görünüyor. Ancak bu yatırımlar, 2009'da 20 milyar dolara varan borç seviyesini artırdı. Borçlar şu an 60 milyar dolara yaklaşmış durumda. Kriket sahalarının inşası, limanların abartılı şekilde genişletilmesi ve ticari kulelerin inşası gibi bu yatırımların birçoğu sert eleştirilerle karşı karşıya kaldı.
Seçilmiş hükümet tarafından yapılan ikinci hata ise 2019'da geldi. Seçilmiş hükümet, cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmak için vergileri düşürme sözü verdi ve kazandığında da gerçekten düşürdü. Böylece hükümetin geliri yüzde 25 oranında azaldı. Halbuki hükümetin birikmiş borçlarını ödeyebilmek için bu gelire oldukça fazla ihtiyacı vardı. Durumu daha da kötüleştiren şey, o yıl başkent Kolombo'nun tanık olduğu terör saldırısıydı. Bu olay turist sayısında yüzde 70'lik bir düşüşe neden oldu ve böylece Sri Lanka'nın milli hasılasının yüzde 22'sini oluşturan turizm sektörü zarar gördü.
Hükümet aynı zamanda gıdada yüzde 100 organik bir ülke olma hırsıyla birden kimyasal gübreleri tamamen yasaklamak gibi anlaşılmaz ve yersiz bir karar aldı. Bu kararın ne kadar ahmakça olduğu günler içinde ortaya çıktı. Tarımsal verim o yıl yarı yarıya düştü. Kendi kendine yeten ülke bir anda pirinç ithal etmeye başladı. Döviz rezervleri, ülkeye diğer ithalatların eklenmesinden etkilendi. Salgın da ülkenin başına gelen bir dizi felaketin üzerine adeta tuz biber oldu. Turizm tamamen bitti. Ülke dışındaki işçilerden gelen havaleler zarar gördü. Böylece ülke patlamaya her an hazır bir bombaya dönüştü.
Hükümet nisan ayında borçlarını ödeyemeyeceğini açıkladı. Böylece tarihinde ilk kez resmi olarak ‘iflas eden’ bir hükümete dönüştü. Yakıt, gıda ve ilaç ithalatını bile ödeyemez hale geldi. 2019'da yaklaşık 8 milyar dolar olan döviz rezervlerinin tamamını son üç yılda tükettikten sonra 2021'de bu 1,6 milyara indi ve şimdi sıfıra ulaştı. Bugün Sri Lanka, başta Uluslararası Para Fonu (IMF) olmak üzere genel olarak uluslararası toplumun insafına kalmıştır. Çin, Hindistan ve Japonya'nın kendisine IMF’den kurtarma paketleri gelene kadar dayanmasını sağlayacak finansmanı sağlayacağını umuyor. Yeni lider, sahnenin karamsarlığını gizlemedi. Zira ülke, gelecek yılın sonuna kadar bu halde olacak. Ülke yüzde 60'a kadar enflasyona tanık olabilir. Bu oran 2025'ten önce de düşmeyecek. Önümüzdeki yıl için büyüme hedefi yüzde 1, beklenen ise yüzde 5.
Sri Lanka'nın şu an vardığı nokta, tökezleyen hükümetlerin ne hale gelebileceğinin canlı bir örneğidir. Ülke son yıllarda bir uçurumun kenarında sallanıyordu. Bu felaketi erteleyen şey turizmin kalkınması olmuştu. Ne var ki hızlı ve plansız büyümeyi teşvik eden borç bağımlılığı krizinin ve ardından bugün Sri Lanka'da başlayıp aynı politikaları izlemiş benzer birçok ülkeye kadar uzanma ve aynı sonuçlar doğurma ihtimali olan kapsamlı bir ekonomik çöküşün yol açtığı bu sorunu turizmin kendisi bile çözemezdi.