Şarkul Avsat Türkçe https://turkish.aawsat.com Şarkul El-Avsat gazetesi dünyaca en ünlü günlük Arapça gazetesi sayılır. Farklı dört kıtada bulunan 12 şehirde aynı anda basılmaktadır. http://feedly.com/icon.svg

Charles tahtı elinde tutacak mı?

Charles tahtı elinde tutacak mı?

Çarşamba, 14 Eylül, 2022 - 11:00
Abdurrahman Raşid
Suudi Arabistan’lı gazeteci. Şarku’l Avsat’ın eski genel yayın yönetmeni

İngiltere, Kraliçe Elizabeth'ten sonra, hepsi sarayla ilgili olmayan nedenlerden dolayı önceki İngiltere olmayabilir. Avrupa Birliği'nden çıkışı, onu eski sömürgeleriyle birleştiren İngiliz Milletler Topluluğu Birliği'nin etkisinin azalması ve başta İskoçya olmak üzere iç ayrılık çağrılarının artması, tüm bunlar birlikte ülkenin bildiği eski oluşumu tehdit ediyor.

Monarşinin kendisine gelince, İngiltere'de hala canlı ve iyi durumda. Bence Üçüncü Charles’ın tahta çıkması monarşinin popülaritesini koruyacak, çünkü o her zaman halkın imajında Veliaht Prens'ti ve ona hep yakın oldu. Haberlerde aktarılan Kral Üçüncü Charles’ın taç giyme töreni sırasında kilisenin dışında bir kişinin protestosu ve monarşiye karşı bazı küçük gösteriler, her zaman var olan ve hiçbir zaman popüler bir dalga veya siyasi bir akım yaratmayı başaramayan seslerdir.

Yakın zamana kadar, İngiltere, küçük olmasına rağmen, insanlığın bildiği ve Çin'den Kaliforniya'ya kadar dünyaya hükmeden en büyük imparatorluktu. Dünya nüfusunun dörtte biri, güçlü savaş gemilerinin topları ve denizcileri sayesinde ona boyun eğdi. İki yüzyıl boyunca bilim ve kapitalizm ile üstünlük sağladı. Bu yayılmacılığıyla medeniyeti dünyanın uç noktalarına taşıdı ve kendisi de sömürgelerinin kaynaklarıyla müreffeh bir ülke haline geldi. Ülkenin büyüklüğünü, dünya çapındaki tren ağının uzunluğuyla hayal edebiliriz; dünyanın geri kalanının demiryolu ağının uzunluğu sadece 30 bin kilometre iken İngiltere’nin demiryolu ağı 350 bin kilometreye ulaşmıştı. İngilizler, 19. yüzyılda, nüfusları sadece 18 milyon olmasına rağmen, bu demiryolu ağı ve gemileriyle askerlerini, atlarını ve erzaklarını taşıdılar ve böylece dünyaya hükmettiler.

Tarihsel olarak, tüm imparatorluklar sömürgecidir; Romalılar, Farslar, Araplar, Türkler, Fransızlar, Ruslar, Hollandalılar, Belçikalılar, Portekizliler, İspanyollar ve İngilizler de istisna değil. Tüm imparatorlukların, köleler, savaşlar, sınırlar vb. karanlık tarafları vardır. İngiltere de öyleydi. Parlak tarafına gelince, sömürgelerine bilimi, sanatı, mimariyi, tıbbı, yeni makineleri ve modern politik sistemleri aktarmasıydı. Bazıları köle ticareti ve sömürüsünden bahsederek İngiltere tarihini bununla özetliyorlar, ancak bu büyük imparatorlukların paylaştığı bir özellik. İngilizler, Araplar ve Romalılar gibi, geçiş vergisi topladılar ve köle ticareti yaptılar. Türkler, Yeniçerilik adı verilen bir yöntem getirdiler. Avrupa'dan kaçırılan, savaş esiri olan yetim çocuklar, padişahın muhafızlığı ya da imparatorluk ordusunda savaşmaları için yetiştirildiler. Aradaki fark, İngiltere’de eğitim ve medya dünyasında imparatorluğun hatalarından bahsetmeye ve eleştirmeye izin verilirken, Araplar, Farslar ve Türkler ise şanlı tarihlerinin parlak taraflarını anlatmakla yetinirler.

Büyük ordularla dünyanın fethine dayanan eski imparatorluklar sistemi sona erdi, yerini siber ordular ve çok uluslu şirketler aldı. Birinci ve İkinci Dünya savaşlarının çirkinliği, Batı'yı sömürgecilik mücadelesinin devletlerin ve dünyanın varlığını tehdit ettiğine ikna etti. İngiltere’nin iki savaştan da muzaffer çıkması, imparatorluğunun hızlı düşüşünü, Amerikan ve Sovyet güçlerinin yükselişini engellemedi.

İngiltere'nin geçmişi açık ve hakkında konuşulabilir, ancak geleceği belirsiz. Kraliçe Victoria zamanında olduğu gibi süslü olmayabilir, keza İkinci Elizabeth'in döneminden kalan imparatorluk mirasının tümünü koruyamayabilir. Coğrafi olarak daralması ve büyük pazarları kaybetmesiyle küresel konumu, İspanya gibi bir zamanlar büyük olup küçülmüş bir ülkenin statüsüne gerileme tehdidi altında.

İngiltere, AB'den çıkışını telafi etmek için bölgemizin pazarlarına ve Avustralya gibi Okyanusya ülkelerine daha fazla yönelecek. Görevleri siyasi faaliyetleri kapsamasa da, Üçüncü Charles'ın tahta çıkması, eski ve kapsamlı ilişkileri nedeniyle İngiliz hükümetinin projelerini dünyaya pazarlamasına yardımcı olacak. Yeni kral Ortadoğu'nun kraliyet ailelerini tanıyor ve onlarla dostane bir geçmişi var. Birçok hükümet de halen Londra'yı Washington’a etki etme kapısı, siyaset ve tarih konusunda daha bilinçli bir arabulucu olarak görüyor.


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya