Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar
TT

36 saatlik ter dökme

İsrail ile deniz sınırlarının çizilmesi anlaşması duyurusu sırasında Lübnan yazımında İsrail'in adını koyacak “parantezler” ve “tırnak işaretleri” kalmadı. Müzakereci milletvekili İlyas Ebu Saab'a göre Lübnan, "İsrail'in var olmadığını düşündüğü için düşman bir devlet" ile müzakerede bulunmadı. Resmi fotoğraflarda genellikle çatık suratlı ve somurtkan görünen Lübnan Devlet Başkanı Mişel Avn'a gelince, döneminin son günlerinde tek "başarısını" ilan ettiği için ağzı kulaklarına varıyordu.
Lübnan'a petrol veya diğer herhangi bir geliri üzerindeki haklarını veren bir anlaşma normal bir mesele. Ama kendisini bu şekilde duyurmak, müzakerecilerin 36 saat iki kelimenin üzerinde durup ter döktükleri ve tam 36 saat sonra hakkın yerini bulduğu ve adaletsizliğin yok edildiği gibi şeyler söylemek saçma ve gülünçtü.
İsrail ile Amerikan himayesinde yapılan anlaşma için müzakereler bir an olsun durmadı ve Joe Biden ile Lübnan Cumhurbaşkanı arasındaki bir telefon görüşmesi ile sonuçlandı. Yani anlaşma "Siyonist-Amerikan tarafı" ile yapıldı. ABD’nin Lübnan Büyükelçisi canı ne zaman Lübnanlı bir yetkili ile bir fincan kahve içmek istese genellikle Lübnan'ın içişlerine "açıkça müdahale" etmekle suçlanırken, bu kez, Amerikalıların kaydettikleri şekliyle anlaşma metnini Avn'a teslim ederken görüntülendi.
Avn yanlıları arasında Cumhurbaşkanının "Lübnan’ın bir petrol devleti haline geldiğini" deklare etmeden önce Baabda'yı terk etmesi ve bu hediyenin bir sonraki cumhurbaşkanına (seçilmesi halinde) verilmesi korkusu vardı. Ancak Amerikan arabulucu, herkes “adil bir paylaşım” konusunda tatmin olana ve Kariş sahası nedeniyle savaş tehlikesinin ortadan kalktığına emin olana kadar Lübnan ile düşman İsrail arasında mekik dokudu.
Tabii tüm bunlarda önemli olan, 36 saat ter dökmek gibi gülünç bir şey değil, gerçekten önemli olandır. Bu "ter dökmenin" amacının Lübnan'ın müzakerelerde, Taba kasabasıyla ilgili müzakerelerde Mısır’ın olduğundan daha az katı olmadığını söylemek olduğu aşikar. Bu olayda mutluluk verici bir başka işaret de Lübnan devletinin var olan bir devlet olarak yeniden ortaya çıkması. Hükümet kuramadığı, cumhurbaşkanını seçemediği, ekonominin çöküşünü durduramadığı doğru, ancak sınırların çizilmesi gibi tarihi kararlar alabiliyor ve Hizbullah'ı da onları kabul etmeye ikna edebiliyor. Biden’ın Avn'ı araması, onu devletten daha fazlasını geri kazanmaya teşvik etmek, İsrail'e Washington'ın anlaşmayı yalnızca arabulucular düzeyinde değil, Beyaz Saray düzeyinde de desteklediğine dair güvence vermeyi amaçlıyor. Ufuklar ve kapılar bu kadar açık olduğu sürece ufukta başka şeyler de olabilir. Örneğin ABD, Cumhurbaşkanı Avn'ın damadı Cibran Basil'in adını yaptırımlar listesinden çıkarabilir. Bu da 36 saatlik bir ter dökmeden sonra olabilir.