Mustafa Fahs
TT

İran: Krizin detayları

İran’da çalkantılı yaşam çemberi her geçen gün genişliyor. İşçilerin, memurların ve öğretmenlerinde katıldığı söz konusu çemberin kapsamlı bir sosyal patlama sinyalleri verdiği bir vakitte İranlı yetkililer, iç hesapları tasfiye etme savaşıyla meşguller. Radikal güç merkezleri, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani liderliğindeki reform hareketi yanlısı ılımlı kesim tarafından desteklenen Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’e karşı bir savaş açtı.
Ruhani ekibinde ikinci adam sayılan ve 6 yıldan beri Dışişleri Bakanı olan Zarif, bir süre önce İran rejiminin dayanaklarını sarsan iç siyasi krize neden oldu. Bu krizin yankıları halen devam ediyor. Zarif, terörü finanse etmek ve kara para aklamakla mücadele etme konusunda ülkesinin “FATF” anlaşmasını imzalamasını reddeden tarafları açık bir şekilde eleştirmişti. Ayrıca Zarif, karşı çıkan tarafları rejim içerisindeki kişilerin ekonomik çıkarları için “FATF” anlaşmasının imzalanmasını reddetmekle suçladı. Bu da İran’ın yurtdışındaki nüfuzunu koruma bahanesiyle anlaşmanın imzalanmasını reddeden muhafazakâr kanadın öfkelenmesine yol açtı.
Yargı Erki Başkanı Sadık Laricani, Zarif’in açıklamalarına sert bir şekilde karşılık vererek, Zarif’in “rejimin kalbine saplanmış bir hançer” olduğunu söyledi. Radikal kanattan Şura Meclisi üyesi Hüseyin Delicani ise, Zarif hakkında parlamentoya gensoru önergesi verileceğini açıkladı.
Zarif ve rakipleri arasında siyasi bir çatışmaya yol açan karşılıklı saldırılar nedeniyle radikal güçler, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin ikinci döneminin bitmesinin ardından iktidardaki geleceğine yönelik konuyu yeniden açtı. Zarif’in hedef alınmasıyla birlikte muhafazakâr kanat, gelecekte İran’ın dini lideri olarak seçilmesini zayıflatmak için Ruhani’yi kuşatmaya, siyasi hareketini engellemeye ve iktidar içerisindeki nüfuzunu azaltmaya çalışıyor.
Bu radikal güçler, Zarif’in tutumuyla Ruhani’nin politikalarını ilişkilendirmeye çalışarak ABD’nin nükleer anlaşmadan ayrılmasından bu yana Ruhani hükümetine yönelik en şiddetli siyasi saldırıya öncülük etti. Devrim Muhafızlarına bağlı “Sharq News” gazetesi, Ruhani’yi ağır bir şekilde eleştirerek İran diplomasisindeki başarısızlığından dolayı yargılanmasını ve istifa etmesini istedi.
Zarif’i görevden uzaklaştırmakla meşgul olan rejim, devlet otoritesinden sıkıntı çeken İran halkının endişelerinden uzak bir şekilde özel savaşlara girmeye çalışıyor. Bu da ülkede kapsamlı bir sosyal patlama yaşanacağına dair İran’ı tehdit ediyor. Zira İran Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı Tahir Mevhibeti, yaptığı açıklamada son sağlık rakamlarına göre ülkede 6,5 milyon İranlının sağlık sigortasının bulunmadığını belirtti.
Aynı çerçevede İran Sağlık Bakanı Hasan Haşimi, ilaç endüstrisinin büyük problemler yaşadığını dile getirdi. Sağlık sektöründe çalışanların 12 aydan beri haklarını alamadıkları ortaya çıktı. Hammadde eksikliğinden dolayı üretim konusunda büyük problemler yaşayan çelik şirket ve fabrika çalışanlarının 4 aydır yaşadıkları maaş krizine ek olarak ilaç imalat ve ihracat krizi meydana geldi. Bundan dolayı yaklaşık bir hafta önce işçiler, haklarının verilmesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve maaşlarının yükseltilmesi için Ahvaz ilinin farklı bölgelerinde protesto gösterisi düzenledi. Haft Tapeh Şeker Kamışı Fabrikası çalışanlarının 20 gündür devam eden gösterilerine paralel olarak çelik şirketlerinde grev çıktı. Şirketin özelleştirilmesi nedeniyle çelik sektöründe çalışan 4 bin işçinin sözleşmesinin geçici sözleşmeye çevrilmesinin ardından işçiler, şartlarının iyileştirilmesini talep ediyor.
Bu arada eğitim sektöründe de genel bir gerileme yaşanıyor.  İran Şura Meclisi’nde eğitim ve araştırmalar komisyonu üyesi Muhammed Beyrandondi, yaptığı açıklamada “Öğretmenler, trajik koşullar yaşıyor. Öğretmenlerin düzenlediği son gösteriler, onların içinde bulundukları gerçeğin doğru olduğunu gösteriyor” dedi.
İran’da eğitim sektöründe çalışanlar, ailelerinin temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak kadar düşük maaş alıyor.
İran toplumunda meydana gelen talep krizleriyle Tahran’a yönelik uygulanan ikinci aşama yaptırımları birbiriyle doğrudan irtibatlandırmak mümkün değildir. İran petrol ihracatının en düşük seviyeye gerilemesinin ardından yaptırımların birkaç ay içerisinde doruk noktaya ulaşması bekleniyor. Devlet kurumları içerisindeki ekonomik kötüleşmeyle önemli sosyal sektörlerin ihmalkârlıklarını, kötü kaynak yönetimi ve İran rejiminin yurtdışı önceliğiyle ilişkilendirilebilir. Bunun için rejim, açlığın bir araya getirip sokağa çıkarttığı İranlı gruplar adına bireysel çıkarları savunmak için baskı mekanizmasını harekete geçirebilir.