Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

Trump, Suriye’den hem çekildi hem de çekilmedi

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Ortadoğu’dan çekilme kararı hakkında hem düşmanlarının hem de müttefiklerinin zihinlerini karıştırma oyununa geri döndü.
2018’in Aralık ayının 19’unda Trump, büyük ve ses getiren bir politik bombayı patlatmıştı. Bu karar, uzmanlar ve sivil memurlardan oluşan ABD güçlerini Suriye’deki Fırat’ın doğusundan hemen çekecek ve Kürt milis güçleri ile Arap aşiretlerini fırsat kollayan Türklerin elinde kendilerini bekleyen karanlık kaderle karşı karşıya bırakacaktı.
Trump bu kararından geri döndü ve 2 gün önce yaptığı açıklamada ABD güçlerinin Suriye’den yavaşça çekileceğini açıkladı. Son zamanlarda Trump ile yakın olduğu bilinen Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’de başkanla görüştüğünü ve başkanın DEAŞ’ın tamamen yenildiğinden emin olmadan ABD güçlerini çekmeme konusunda kendisine güvence verdiğini ifade etti.
Trump’ın kendisi bile aniden DEAŞ’ın yenildiğini söylemekten vazgeçerek kesin bir şekilde yenilmek üzere olduğundan bahsetmeye başladı. Böylece birkaç gün önce Suriye hakkında yapılan sert açıklamalardan ve benimsenen katı pozisyonlardan daha yumuşak ifadelere ve pozisyonlara geçmiş oldu.
Hatta Trump patlattığı Suriye bombasının ardından Noel ziyaretleri kapsamında Irak’ın batısında yer alan askeri üste görev yapan ABD güçlerini ziyaret etti. ABD’nin Irak’ta kalmaya ve savaşı buradan yönetmeye hazır olduğunu açıkladı.
Buna karşılık Türkiye, ABD’nin son açıklamalarından duyduğu memnuniyetsizliği gizlemedi ve Donald Trump’ın ABD güçlerinin Suriye’den çekilme planının Kürt müttefiklerinden vazgeçtiği anlamına gelen hiçbir adım içermediğini belirtti. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın deyişiyle Türk makamlarına göre Fırat’ın doğusunda konuşlanmış olan YPG örgütü Kürtlerin DEAŞ’ıdır.
Acaba ABD’li generaller ülkelerinin Ortadoğu’dan tamamen çekilmesinin tehlikeleri konusunda kendisini uyardığı için mi Başkan Trump, kısmen de olsa geri adım attı?
Burada sadece Suriye’den değil Trump’ın Afganistan’dan çekilme vaadinden de bahsediyoruz. Afganistan’dan çekilme kararı, Trump’ın şimdiye kadar patlatmadığı ve hala vaatler kasasında muhafaza ettiği bir başka siyasi bombadır.
Afganistan’daki ABD ve uluslararası güçlerin eski komutanı emekli General Stanley McChrystal, ABD’nin çekilmesinin büyük olasılıkla bölgede daha fazla istikrarsızlığa neden olacağı uyasında bulunmuştu.
Kesin olan şu ki Trump, gerçekten de geri çekilme kararından vazgeçti ya da askeri elitler ile birden bire ABD’nin küresel askeri müdahalelerinin destekçisi haline gelen liberal politikacıların baskılarından kurtulmak için zaman kazanmaya çalışmaktadır. Şimdi Trump’a geri çekilmemesi için baskı yapan bu liberal çevreler, Obama’nın o bilindik geri çekilme doktrinini açıkladığında bu kadar coşkulu bir şekilde karşı çıkmamışlardı. Doğrusu bu ne kadar da entrikacı ve ikiyüzlü bir politikadır.
Trump bu kararında samimi olsun ya da sadece zaman kazanmaya çalışsın, kesin olan, Ortadoğu’nun kapısından çıksa bile ABD’nin penceresinden bir kez daha dönmek zorunda kalacağıdır. Çünkü dünyanın bu bölgesinden yükselen ekonomik, güvenlik ve politik alanda “sana diyorum, buraya gel” çağrısına hiçbir büyük gücün karşı koyması mümkün değildir.