Suudi Arabistan’da kadını güçlendirmeyle ilgili tartışma yıllardır bitmedi. Bir yandan devlet, kadının temel bir güç faktörü olduğunu addederken bir yandan da toplum içerisindeki bazı çevreler, kadını güçlendirmeye yönelik herhangi bir projenin başarılı olmaması için faaliyet gösterdi.
Gerekçe, aynı gerekçe, hikâye, aynı eski hikâye: Toplumu Batılılaştırmak. Bu durum, hükümet çalışmalarının çok yavaş ilerlemesine yol açarak, kadına güvenli bir ortamın sağlanmasını geciktirdi ve toplumda aktif bir unsur olarak kadının ulusal görevlerini yerine getirmesine yardımcı olacak hizmetleri zorlaştırdı. Kadının 2030 Vizyonunda temel bir unsur olmasının ardından kadını güçlendirme konusunda büyük bir sıçrama meydana geldi.
Devlet, kadını desteklemek için reformlar yaparak sistemleri gözden geçirdi. Kadının sosyal, ekonomik ve politik anlamda güçlendirilmesinin, devletin sürdürülebilir kalkınma vizyonunu gerçekleştirmesine yardımcı olacağına ve kadının çalışma piyasasına katılım oranını yüzde 22’den yüzde 30’a yükselteceğine yönelik bir kanaat mevcut.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Suudi Arabistanlı kadınlar, kendilerinin kısa bir sürede yükseklere uçtuklarını gördü. Birkaç yıl önce hiç kimse, kadın haklarını korumaya ve kadını güçlendirmeye yönelik devletin aldığı önlemleri hayal edemiyordu. Velisinin onayını almadan kadına hizmet sunulabileceğini ya da kadına ait işlemlerin sonuçlandırılabileceğini vurgulayan bir kraliyet kararnamesi yayımlandı. Aynı şekilde yargı kararları yayımlandı. Kadınlar, hükümette önemli görevlere geldi. Örneğin Rima bint Bender, dünyanın en önemli devleti olan ABD’ye büyükelçi olarak atandı. Ayrıca kamu ve özel sektörde karar yapım merkezlerine ulaşması noktasında kadına olanak sağlandı.
Sosyal anlamda ise kadınlar, uzun yıllar devam eden korku ve tereddüdün ardından araç kullandı. Aile içi şiddetle mücadele etme ve mağdur sayısını azaltma tüzüğü çıkarıldı. Kadınların stadyumlara girip maç izlemelerine izin verildi. Yine hükümet, kadının istismara, şiddete ve ayrımcılığa maruz kalmasını engelleyen, kendi ve aile işlerini yönetmede kadına özgürlük veren çok sayıda karar ve yasa çıkardı. Ayrıca hükümet, erken evliliği kısıtlamak ve engellemek için kurallar getirdi.
Suudi kadınını güçlendirme yolculuğunu önemli kılan şey, kadını hak ettiği konuma getiren büyük değişimler ya da bu değişimleri en büyük kar ve en az kayıpla uygulama yöntemi değildir. Bana göre Suudi kadınını güçlendirme yolcuğunu önemli kılan şey, meydana gelen tüm gelişmelerin Suudi toplumunun ihtiyacından kaynaklanmış olmasıdır.
Bazı devletlerin yaptığı gibi dış talepler ya da halkla ilişkiler için bir karar çıkarılmadı. Aksine çıkarılan tüm kararlar ve Suudi kadını için atılan tüm adımlar, iç zorunluluktan ve sosyal ihtiyaçtan kaynaklandı. Bunun başarılı olmasının en büyük delili, toplumun kadını güçlendirmeye yönelik tüm kararları kısa sürede kabul edip desteklemesidir. Öyle ki bu durum, kadını güçlendirme başarısını engelleyecek bir çekince bekleyenleri rahatsız etti.
Yaşamın tüm alanlarında görülmemiş bir yenileşme yaşayan Suudi Arabistan, toplumun yarısını güçlendirmesine yardımcı olması için Dünya Kadınlar Günü’ne gereksinim duymamaktadır. Suudi Arabistan’ın iç gereksinimi, sosyal reformlarını belirleyen en büyük dürtü ve en güçlü delildir. Deneyim ise en güzel kanıttır.
Rotanın hala uzun olduğu ve yolculuğun henüz bitmediği doğrudur. Fakat kadını güçlendirmeye yönelik başarının, beklentilerin ötesine geçtiğinin fark edilmemesi adil değildir. Çünkü bu başarı, Suudi kimliğine göre gerçekleşti ve bu başarıyla ilgili hiçbir şey, dışarıdan ithal edilmedi.
TT
Suudi Arabistan’ın Dünya Kadınlar Günü’ne ihtiyacı yok
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة