Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar
TT

Bir sonraki uzlaşma ne zaman ve nerede?

Cezayir ile Fransa arasında “1 milyon şehit” var, Fransız tarafı ve “Fransız Cezayiri” saçmalığının kayıpları konusunda ise kesin bir sayı yok. Bağımsızlıktan bugüne kadar Fransa'da 6 milyon Cezayirli büyürken Cezayir’deki Fransızların sayısı büyük ölçüde azaldı, ancak iki taraf arasındaki alışveriş hacmi çarpıcı biçimde arttı. Birkaç hafta önce, Fransız hükümeti üyelerinin yarısı Cezayir'deydi ve Cezayir hükümeti üyelerinin yarısı ile her konuda görüşmelerde bulundular. Cesaretli, vizyon sahibi ve ufku geniş iki devlet adamı Bin Tebbun ile Macron’a bunun için teşekkür ediyoruz.
Her iki taraf için de maddi, manevi ve pratik getirilerin olduğu bu doğal sahnenin ortasında, başkent Cezayir’de, bir sömürgeci ile özgür ülke arasında değil, bu kez Filistinli fraksiyonlar arasında bir başka büyük "uzlaşma" deklare edildi. Hatıra fotoğrafında, Sayın İsmail Heniyye iki parmağıyla, Ebu Ammar’ın Churchill'den örnek aldığı zafer işaretini yapmış gibiydi. Ebu Ammar’ın Fransa’ya yaptığı o hüzünlü yolculuktan önce zayıflayan vücuduna rağmen gülerek ve son bir cesaretle yaptığı bu işaret ile hangi zaferi kastettiği ve kendisinden sonra Filistinli fraksiyonlarının birlikte hangi zaferi gerçekleştirdiklerini kimse bilmiyor.
Cezayir uzlaşması kaçıncı uzlaşma? Hatırlamıyorum. Hiçbirimiz hatırlamıyoruz. Uzlaşanlar son kez Mekke'de görüldüler. Ondan sonra Cezayir'de buluşana kadar görüşmediler. Bu görüşmeden sonra da, geçmişte Filistin kufiyyesi ve ageli, kucaklamaları, öpmeleri, hem Filistin hem de Mısır lehçesiyle “Neredesin dostum?” sitemleri ile bir adama yakışan zafer işareti görüldü. Ebu Ammar geri dönmeyecekti. Zehrin nasıl yüzünün rengini soldurduğunu ve uzuvlarının titrettiğini düşünürken bunu fark etmişti. Gülümsedi, kimse geri gelmezdi. Ama sembolik ve fiili olarak Filistin'in bir parçasını geri getiren de oydu. Bir günlük aktivizm, sabaha kadar çalışma, hareket etme, askeri üniforma, cesaret, hatıralar, uçaklar ve Libya çölüne düşen parçaları, toz içinde tek başına hayatta kalma döngüsüydü. Pek çok kişi ona güldü, o ise herkese güldü. Önemli olan Filistin’di. Bunu Araplardan alamayacağını bildiği için bir tabanca ve bir zeytin dalı alıp dünyaya açıldı.
"Denizden nehre" bir Filistin talep etmeye başladı. Sonunda Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nden oluşan bir Filistin’i kabul etti. Gazze'yi ondan alan İsrailliler değil, Hamas'tı. Başkanı da ondan zafer işaretini aldı. Peki, kime karşı zafer? Eski öncüler gittiler ve şimdi Ebu Mazen, değişen bir zamanda iktidarına bir halef arıyor. Katarlı olan Ebu Mazen dışında Fetih Hareketi’nin kurucularının tamamı Kuveytli idi. Bizzat Cezayir zirvesinde, pek çok yüzün kaybolduğunu veya Arap Baharı’nın aralarından geçip gittiğini gördük. Bir sonraki uzlaşma ne zaman?