İran’ın yönlendirmesi ve Lübnanlı Hizbullah’ın koordine etmesiyle İhvan'ın Filistin'deki uzantısı Hamas Hareketi, temsilcisi Halil el-Hayye aracılığıyla Esed’in kollarına geri döndü!
Şarku'l Avsat gazetesine konuşan Şamlı kaynaklara göre, ‘kaybolan oğlun’ geri dönmesinin amacı ‘uluslararası gelişmeler ışığında ittifakların kartlarını yeniden düzenlemek’.
Birkaç gün önce Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed, aralarında Filistin İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri Ziyad en-Nehhale’nin de bulunduğu ‘direnişçi’ bir Filistin heyeti içinde -tamamen Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı- Hamas'ın Arap ve İslam Dünyasıyla İlişkiler Ofisi Başkanı Halil el-Hayye’yi kabul etti.
Suriye resmi haber ajansı SANA’nın aktardığına göre Esed “Savaştan önce ve sonra herkesin bildiği Suriye değişmeyecek ve direnişi desteklemeye devam edecek” ifadelerini kullandı.
SANA’ya göre Filistin heyeti üyeleri, Suriye'nin ‘direniş’e verdiği desteği överek ‘Suriye’nin Filistin'in stratejik derinliği’ olduğunu söylediler.
Hamas üyesi İhvancı lider Halil el-Hayye, Şam’da gruplar için düzenlenen basın toplantısında “Suriye'deki varlığımızı yeniden başlatıyoruz. Halkımızın ve Suriye'nin istikrarının desteklenmesi için Şam ile birlikte çalışacağız” dedi.
Peki, Esed’in Suriye’sinin uzun yıllar boyunca gösterdiği sıcak misafirperverliğin ardından, 2012'de Hamas'ın o zamanlar dediği gibi ‘Suriye halk devrimine’ destek göstermek için Suriye’den çıkması ne olacak?!
Hayye Hamas ile ilgili olarak, “Hamas liderliği tarafından onaylanmayan her türlü bireysel eylemi geride bırakıyoruz. Devlet Başkanı Esed ile geçmişe bir sünger çekme konusunda anlaştık” dedi.
Suriye rejimi, İhvan’ın Hamas içindeki kanadı (Halid Meşal) ve direniş kanadı olarak nitelendirdiği kısmı hala reddediyor. Halbuki bu, anlamsız sözlü bir ayrım. Zira Hamas, Meşal’i, Hayye’si ve Zehhar’ı ile bütün Hamas, uluslararası İhvan oluşumunun merkezinde yer almaktadır. Bir zamanlar Meşal ve kardeşlerinin Suriye'den çıkmak için yaptıkları, Halil el-Hayye'nin dediği gibi ‘bireysel’ bir hareket değildi.
Bu, Suriye propagandasından ‘mezun olmaktır’. Belki de Suriye Devlet Başkanı Meşal ve arkadaşları konusunda henüz sakinleşmedi.
Peki, bu son adım Ankara ve Doha yerine Şam'a kayıldığı anlamına mı geliyor? Hayye üstü kapalı bir şekilde yanıtlıyor: “Katar ve Türkiye'yi adımımız hakkında bilgilendirdik.”
Hamas'ın son açıklamasında, İran-Suriye eksenine dönüşün önemine değinilmişti. Şarku’l Avsat’ın bir haberine göre bu eksen Filistin Yönetimi ile büyük ölçüde zıt düşüyor. Yönetim, bu ekseni Filistin bölünmesini körüklemekle suçluyor.
Tüm olan biten aslında Humeynici İran rejiminin Ortadoğu ağını güçlendirmek için yaptığı doğrudan bir hamleydi. Esed rejimi, Arap milliyetçiliği ve siyasi mücadele sarığı giydiği ve Velayet-i Fakih üslubundan ve Hasan el-Benna’nın külliyatından uzak durduğu için kendisini ilerici Arap Baasçı olarak tanımlayan bir rejimle birlikte İhvan ve Humeynici gruplar arasındaki ortak tiyatro, bu garip siyasi güç karışımındaki zamanın büyülü sözü olan ‘direniş’ kelimesidir.
Daha da önemlisi İhvancı Hamas’ın İran'ın kucağına geri dönmesi (aslında kucağından ayrılmamıştı zira İsmail Heniyye’nin Tahran'a giden daimî hacılarını ve arkadaşlarını hatırlıyoruz) ve aslanın yuvasına dönmesi eşyanın tabiatına uygun normal bir durum.
Suriye'de İhvan’ın yükselişinden, onun egemenliğine göz dikmelerinden ve neo-Osmanlı akımının yönlendirmesiyle küresel bir İhvan ittifakı oluşturma çabalarından tövbe etme zamanı geldi… Peki ya iki halk: Suriyeliler ve Filistinliler!
Hamas kucağına geri döndü... Ona sarılmak ne güzel.
TT
Hamas ve Esed... Ona dönmek ne güzel
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة