Tarık Alhomayed
Suudi yazar. Şarku'l Avsat eski genel yayın yönetmeni
TT

İran NATO’yu vuruyor

Siyasi bir yorum yaparken bir şeyleri adıyla isimlendirmeyi tercih ediyorum. İran’ın bölgeye ve dünyaya getirdiği yıkım ile birlikte bir şeyleri adıyla isimlendirmeliyiz. Bu doğrultuda İran’ın Rusya’ya insansız hava araçları (İHA) sağlayarak Ukrayna savaşına dahil olması, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) üyelerine yapılmış bir İran saldırısıdır.
Evet, İran şimdi bizim bölgemizi hedef aldığı ve almaya devam ettiği gibi Avrupa'yı da hedef alıyor. İran'ın İHA’ları 2019'da Suudi Arabistan'ın Abkik kentindeki petrol tesislerini hedef almıştı. Ukrayna’daki bu uçaklar, Husilerin Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) karşı kullandığı uçakların aynısı.
Haşdi Şabi ve Asaib Ehlil Hak örgütlerinin Irak’ta kullandıkları uçakların aynısı. Hizbullah’ın İsrail’e karşı kullandığı İHA’ların aynısı. Bu İHA’lar yeni değil. Yeni olan şey, İran İHA’ları NATO ülkelerini vurmaya başladığı için Avrupa ve ABD’nin şu anda uyanması.
Sonuç olarak, İran'ın Avrupa ülkelerini, özellikle de NATO ülkelerini hedef almaya cesaret etmesinin nedeni, Amerikan ve Avrupa'nın sessizliği ve özellikle de İran dosyasına yönelik devam eden Amerikan safsataları. Bunlar İran'ın Avrupa ülkelerini, özellikle de NATO ülkelerini hedef almaya cüret etmesine sebep oldu.
ABD sessizliği ve toleransı dediğimizde iki örnek üzerine düşünmemiz yeterli olacaktır. Birincisi, Eski ABD Başkanı Barack Obama’nın ara seçimlerde Demokratların desteklenmesi için seçim kaygısı yüzünden 2009 İran Yeşil Devrimi’ni desteklemeyerek hata yaptığını şu anda itiraf etmesi. Obama’nın hataları zaten saymakla bitmez.
İkincisi, Demokrat Senatör Chris Murphy’in şu anda Suudi Arabistan-ABD ilişkileri hakkında dış politikayla hiçbir alakası olmadığını gösterecek şekilde konuşması. 12 Ağustos 2021'de Lübnan'da şu anda kesinlikle hatırlamadığı sözler. O tarihte Senatör Murphy, "Washington, İran'a yönelik düşmanlığı önceliklerinden kaldırmalı, Ortadoğu'daki askeri varlığını azaltmalı ve Suudi Arabistan'ı Hizbullah ile uzlaşmaya çağırmalıdır" demişti.
Bugün Washington, Ukrayna'da insansız hava araçları kullanımı ve İranlı uzmanların varlığı ile kendini gösteren Rus-İran ittifakının uluslararası toplumu tehdit ettiğini söylüyor. Suudi Arabistan ve dolayısıyla bölge ülkeleriyle sağlıklı ve doğru bir ilişki olmadan bu ittifaka nasıl karşılık verilecek bilmiyoruz.
İran'ın şu anda Ukrayna'da bulunan NATO ülkelerini hedef alması, geçici bir olay değil, bilakis, bölgede ve Avrupa'da İran suçlarına karşı sessiz kalınmasıyla gerçek ve eşi görülmemiş bir tehlike kaynağı haline geldiğini gösteren somut bir saldırıdır.
İran sadece kendi vatandaşlarına baskı yapmakla kalmıyor, aynı zamanda bölgedeki ülkeleri de hedef alıyor. Şimdiye kadar dört Arap başkentini tahrip etti. Uçakları bir Avrupa başkenti olan Kiev'i vuruyor ve tüm NATO ülkelerini hedef alarak saldırılar yapıyor.
Bunun karşısında İran'daki kuruluşlar ve bireyler üzerinde uygulanacak sınırlı yaptırımlardan ziyade, şu anda açık bir siyasi şantaj ile Avrupa'yı tehdit eden bu İran tehdidiyle başa çıkmak için entegre bir plan yapılması gerekiyor.
İran'a yönelik azami yaptırımlar tekrar yürürlüğe konulmalı ve İran'la askeri olarak dahi başa çıkmak için bir B planı hazırlanmalıdır. Bölgede, tüm ılımlı ve istikrarlı ülkelerle ve İsrail ile entegre bir savunma sistemi oluşturulmasını hızlandırmak gerekiyor.
Yemen'den Suriye'ye ve Irak'tan Lübnan'a kadar bölgedeki İranlı milislerini hedef almak için doğrudan eyleme geçmek, ille de askerî harekât anlamına gelmez. Aksine bu, İranlı milislere karşı çıkan tüm güçlere destek vermek demektir. Her şeyden önce rejimin acımasız makinesinin karşısındaki İranlıların korunmasını desteklemek gerekiyor.