1970'lerin sonlarından beri İngiltere’de yaşıyorum, ancak aradan geçen tüm bu yıllarda bugün gördüklerimi görmedim.
Londra'daki bazı kavşaklarda, merkezdeki beton daireler, beyaza boyandı ve üzerine İngiltere'nin tarihi ve dini simgesi olan Aziz George Haçı çizildi. Söz konusu haç, Birleşik Krallık bayrağının ortasında yer alıyor ve İskoçya'nın simgesi olan Aziz Andrew Haçı ile İrlanda'nın simgesi olan Aziz Patrick Haçı ile kesişiyor.
Burada, Britanya kimliğinin değil, İngiliz kimliğinin vurgulanması ile karşı karşıyayız. Bu arada, İngiliz izolasyonculuğunun radikalleri için, Britanya kimliği, İskoçlar, İrlandalılar ve Galliler de dahil olmak üzere Kelt azınlıkları tek bir hegemonik taç altında boyunduruk altına alan ve kontrol eden Anglo-Sakson milliyetçiliğinin coğrafi genişlemesinden kaynaklanan yeni bir kimliktir.
Büyük Britanya ile Kuzey İrlanda'nın resmi adı olan Birleşik Krallık'ın gelişimi, milliyetçi duygularda ve dar etnik-dilsel fanatizmde bir düşüşe yol açsa da, bunları tamamen ortadan kaldırmadı. İngiltere'deki muhafazakâr kırsal alanların çoğunda, birçok kişi İşçi Partisi'ni yalnızca azınlıkların ve yabancıların sesi olarak görüyor. Bu duygu, Muhafazakâr Parti için onlarca yıldır önemli bir siyasi kaldıraç oldu.
Yirminci yüzyılın başlarında, temel partiler arası çekişme, Tory Partisi’nin doğal halefi olan Muhafazakâr Parti ile Whig Partisi’nin doğal halefi olan Liberal Parti arasındaydı.
Fransız Devrimi'nin liberal (özgür) düşünceyi yaymasının ardından -ki bu düşünce hızla Kuzey Amerika'daki İngiliz kolonilerine de yayıldı- devrim sonrası Fransa'daki “Terör Dönemi”nde yaşanan ihlaller ve taşkınlıklar, liberallerin aşırılıklarını dizginlemeyi, hükümetin otoritesini yeniden tesis etmeyi ve imparatorluğun birliğini ve çıkarlarını korumayı amaçlayan pragmatik ve muhafazakâr bir düşünsel gözden geçirmeye yol açtı.
Liberal Parti’nin “liberalizmi” ile imparatorluğun prestijini korumaya önem verenlerin “muhafazakârlığı” arasındaki çekişme, kısa sürede iç ve dış politikaya yansıdı. On yıllar boyunca, bu iki parti (Muhafazakarlar ve Liberaller), Britanya İmparatorluğu'na en önemli tarihi politikacılarından bazılarını kazandırdı.
Avrupa'da sosyalist düşüncenin ortaya çıkışı ve Almanya, Britanya ve diğer ülkelerden sosyalist düşünürlerin yükselişiyle işler değişmeye başladı. Ayrıntılara girmeden, Avrupa'da komünizmden (veya bilimsel sosyalizmden) sosyalist (veya sosyal) demokrasiye kadar uzanan çeşitli “sosyalist alternatif” modeller ortaya çıktı.
Britanya, ne entelektüel düzeyde ne de sendika düzeyinde sosyalist düşünceye karşı korunaklı değildi. Bu iki düzey yeni bir “sol” parti olan İşçi Partisi'ni ortaya çıkardı ve bu parti daha sonra pragmatik ve kurumsal sağcı bir güç olan Muhafazakâr Parti'nin karşısında siyasi arenada önemli bir yer edindi.
İki büyük parti, yani Muhafazakar Parti ile İşçi Partisi’nin yanı sıra, Liberal Parti (daha sonra İşçi Partisi'nden ayrılan Sosyal Demokrat Parti (1981-1988) ile birleşerek Liberal Demokratlar adını aldı) günümüze kadar Britanya siyasetine hâkim olmaya devam ettiler. Ancak, bu üç parti, belli bir ölçüde kalıcılıklarını korurken, iki tür yükselen güçle yüzleşmeye başladılar.
İlk tür, etnik-dilsel arka plana sahip ve ayrılma veya özyönetim eğilimleri olan parti ve örgütleri içeriyor; örneğin İskoç Ulusal Partisi, başlıca Kuzey İrlanda partileri (özellikle de Katolik Sinn Féin ve Protestan Demokratik Birlik Partisi) ve Gal milliyetçisi Plaid Cymru gibi.
İkinci tür ise hem sağda hem de solda radikal ve aşırılıkçı partileri içeriyor; günümüzde en belirgin olanıysa, göçe ve Avrupa kimliğine karşı çıkan aşırı sağcı Reform Partisi'dir. Daha alt düzeyde, İşçi Partisi'nin eski solcu lideri Jeremy Corbyn’nin başlatmak için çalıştığı akım da dahil olmak üzere radikal sol akımlar bulunuyor.
Nigel Farage liderliğindeki Reform Partisi, şu anda kamuoyu yoklamalarında hem İşçi Partisi'nin hem de Muhafazakâr Parti'nin önünde. Bu radikal partinin dikkat çekici yanı, popülaritesi arttıkça söyleminin ve açık ırkçı tonlarının artmasıdır; buna “yasadışı” göçmenlerin memleketlerine geri gönderilmesi çağrıları da dahil.
Bilindiği üzere, ne Britanya ne de Avrupa düzeyinde Reform Partisi münferit bir vaka değil. Geçtiğimiz yüzyılda da iki aşırı görüşlü İngiliz siyasetçi görülmüştü; ilki, İngiliz Faşistler Birliği lideri Sir Oswald Mosley (1896-1980), ikincisi, 1960'larda Muhafazakâr Parti’nin aşırı kanadında öne çıkan, ardından partiden ayrılıp Kuzey İrlanda'daki sağcı partilerden birinin üyesi olarak parlamentoya dönen Enoch Powell’dir (1912-1998).
Britanya dışında ve Başkan Donald Trump yönetimindeki Amerika Birleşik Devletleri ile Başbakan Narendra Modi yönetimindeki Hindistan'daki aşırı sağın gücünü de unutmadan; aşırı sağ partilerin popülaritesi Avrupa genelinde endişe verici bir yoğunlukta artıyor.
Yakın zamana kadar marjinal olan bu partiler, şimdi İtalya, Hollanda ve Macaristan gibi ülkelerde iktidarda ve Fransa, İspanya, Portekiz ve Yunanistan'da yükselen ve etkili güçler haline geliyorlar.
Mantık, aşırı sağın yükselişinin ve solun düşüşünün birkaç nedeni olduğunu gösteriyor. Bu nedenlerin belki de en önemlisi, son yıllarda ülkeler arasındaki siyasi ve coğrafi engelleri ortadan kaldıran ve Batı'da Asya, Afrika ve Latin Amerika’dan gelen göçmen işçi oranını artıran “küreselleşme” eğilimidir.
İkinci neden, yapay zeka da dahil olmak üzere ileri teknolojinin istilası karşısında insanın konumunun gerilemesidir; bu da milyarlarca insan için kalıcı iş bulmanın imkansızlığı, dolayısıyla sendikaların ve sol partilerin seçmenleri için bir güvenlik ağı sağlama kapasitesinin azalması anlamına geliyor.
Üçüncü neden ise, Avrupa, Kuzey Amerika ve Avustralya'daki yavaş veya zayıf büyüyen “beyaz Hristiyan Avrupalı toplumların”, hızla büyüyen bir nüfusa sahip “Hristiyan ve beyaz olmayan göçmen toplumlarla” karşı karşıya gelmesidir.
Kısa bir gözlemle bitirmek istiyorum; Trumpizm olgusu, ABD'nin ilk Afro-Amerikan başkanını seçmesinden birkaç yıl sonra ortaya çıktı. Reform Partisi yanlısı aşırılıkçılar karşısında, İngiliz Muhafazakar Partisi'nin popülaritesi, biri Hint, diğeri Afrika kökenli iki lider seçmesinin ardından geriledi!