Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar
TT

Uzay titreşimleri

‘Falcılar’, ‘müneccimler’ ve ‘el falcıları’ gibi bilindik tanımların yanı sıra, Lübnan’ın en meşhur isimlerinden Michel Hayek’in kullandığı ‘öngörücüler’ ifadesi, içinde bir miktar tevazu ve daha fazla mesleki ciddiyet barındırıyor.

Hayek her yıl yeni yıla ilişkin öngörülerini açıklıyor; siyaset, sanat ve diğer alanlarda tutmuş tahminlerini örnek gösteriyor. Öngörüleri Lübnan’la sınırlı kalmıyor; Arap dünyasına, oradan da tüm dünyaya uzanıyor.

Ne yazık ki bu tür, her yerde alıcısı olan ‘mesleklerin’ takipçileri arasında sayılmam. Ancak bu yıl Hayek’i, bu hassas işe başladığından beri belki de ilk kez, dünyamıza uzaylı varlıkların yaklaşmaya başladığını söylerken dinledim. Hatta yakın bir zamanda bu duruma hazırlanmamız gerekebileceğini, uzaylı heyetleri karşılamak üzere, iniş yapmayı planladıkları yer, ülke ya da kıtada özel komiteler kurulmasını talep etmemiz gerektiğini dile getirdi. Hayek, inişin nerede gerçekleşeceğine dair en ufak bir ima yapmadı; zamanlamayı da net bir tarih aralığına oturtmadı, yalnızca ‘yakın’ olduğunu vurgulamakla yetindi. Dinleyicilerine ya da okurlarına, böyle bir acil durum karşısında kaygıları nasıl yatıştırmak, gerekli cesareti nasıl toplamak gerektiğine dair herhangi bir tavsiyede de bulunmadı. Misafirlerin şekilleri, boyutları ya da doğaları hakkında da bir bilgi yok; oysa insanlardan farklı bir maddeden olmaları gerektiği varsayılıyor. Yaşlarına dair bir ipucu da yok; ne kendi aralarında nasıl anlaştıklarına ne de bizimle nasıl iletişim kurabileceklerine dair bir açıklama var. Bu yüzden her şey, bugüne kadar yalnızca yeryüzü insanlarının kaderleri ve olgularıyla meşgul olan sevgili okurumuza bırakılmış durumda.

Oysa bilim, yıllardır gezegenleri keşfetmesi, yıldızları ve galaksileri gözlemlemesiyle bizi hayran bırakıyor. James Webb Uzay Teleskobu, daha önce bilmediğimiz evren katmanlarını gözler önüne serdi; milyarlarca yıllık yıldızları ve gezegenleri tanıttı. Bunlar arasında, yurtlarımıza yaklaşmaya başlayan gezegenlerden biri var mı, bilmiyoruz. O zamana kadar Mars’ın, Ay’ın, Jüpiter’in ve diğer gezegenlerin yüzeyleri hakkında bildiklerimizle yetinmek zorundayız. Lübnan’daki amatör astronomlar grubundan bazı kişilere, uzay yolculuklarının tarihlerini herkesten önce öğrenmenin en iyi yolunun ne olduğunu sordum. Aldığım yanıt şuydu: Bu, imkânsız bir görev. Bu konuda yapabileceğim en fazla şey, yıldan yıla ‘bir numaralı öngörü adamının’ ortaya çıkacağı zamanı beklemek.