Fayez Sara
Suriyeli gazeteci-yazar
TT

Suriye büyük bir rol üstleniyor

Suriye'nin dış ilişkileri bugün belki de son on yılların en iyi döneminde. Bu, Suriye'nin komşularıyla ilişkilerinde somut olarak temas edilen bir gerçeklik. Dahası İsrail hariç tüm ülkelerin, müdahaleler, komplolar ve düşmanlıkla damgalanmış bir uluslararası ilişkiler mirasını aşan gelecekteki iş birliği için harcadıkları ortak çabada da açıkça görülüyor. 1970-2024 yılları arasında Suriye'yi yöneten Esed yönetiminin Lübnan, Filistinliler ve Irak gibi kilit dosyalar başta olmak üzere bu mirasta büyük bir payı bulunuyor.

İsrail, Suriye ve komşularının bölgede gelecekteki olumlu iş birliği yönelimleri karşısında benzersiz bir anormallik oluşturuyorsa, İsrail'in pozisyonunun temelinde devletin doğası yatmaktadır. Devletin doğasına bir de Binyamin Netanyahu liderliğindeki aşırılıkçıların iktidara yükselişi, ideoloji ile siyaseti harmanlayan hedeflerin peşinde koşmaları ekleniyor. Bu durum, İsraillilerin her zaman içinde yer aldığı ve alıştığı siyasi ve askeri saldırganlığın artmasına yol açtı. Bu saldırganlığa son gerekçe olarak da İran ve milislerine karşı savaşı eklediler. Bu son noktadan hareketle, Suriye ve bölgeyi çevreleyen, çatışma döneminden iş birliği dönemine geçişi veya en azından bu yönde ilerleme niyetini beyan etmeyi amaçlayan, giderek büyüyen ortama aykırı politikalar izlediler ve icraatlarda bulundular.

Yeni rejim altında Suriye, yeni bir politika formüle etmeye başladı. Daha önce Esed rejiminin düşmanlaştırdığı kuzey komşusu Türkiye ile düşmanlıktan dostluğa geçiş yaparken, liderliği Ankara-Şam ilişkilerinde yeni bir siyasi yol açmaya çalışıyor.

Şam, Şam'daki yeni rejime karşı milisler tarafından gerçekleştirilen bütün provokasyonları görmezden geldi ve hatta Suriye ile Irak arasında barışçıl ve karşılıklı faydaya dayanan ilişkilere olan bağlılığını vurgulayarak siyasi açıklamalarını geliştirdi.

Suriye'nin, devrim yıllarında hükümetleri Hizbullah ve diğer örgütlerin Suriye'deki müdahalelerini ve suçlarını görmezden gelen Lübnan’a yönelik yaklaşımı da olumluydu. Suriye, Lübnan’ın işlerine karışmadığı ve ortak çıkarlara saygı duyan olumlu resmi ilişkiler kurmaya önem verdiğini ilan eden politikasını sürdürürken, Lübnan’daki Suriyeli tutuklular dosyası da dahil olmak üzere bazı konuları ele almak için kanallar açtı. Suriye Dışişleri Bakanı'nın Lübnan'a yaptığı son ziyaret ve çok sayıda Lübnanlı lider ve şahsiyetle yaptığı görüşmeler, Şam'ın Lübnan'a yönelik politikasının özünü yansıtıyordu.

Kısacası, Şam'ın komşularına yönelik politikalarında olumlu değişiklikler meydana geldi ve bu değişiklikler, Suriye'nin yeniden yükselişi ve bölgede yeni bir rol üstlenmesi olasılığını güçlendiren bölgesel ve uluslararası çabalarla desteklendi. Bu bölgesel çabaların ön saflarında, Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere Batılı tutumları olumlu şekilde etkileyen Suudi Arabistan Krallığı’nın çabaları yer alıyor. Bu çabalar, özellikle önemli ilerlemeler kaydedilen Suriye'ye uygulanan yaptırımların kaldırılması, bölgesel ve uluslararası toplumla ilişkilerinin normalleştirilmesinin ardından, Suriye'nin Doğu Akdeniz'deki aktif varlığının önünü açmada şüphesiz çok önemli bir rol oynadı.

Şüphesiz ki, Suriye politikalarındaki değişimlere, ilgili pratik ve prosedürel adımlara ek olarak, benzer bölgesel ve uluslararası politikalar ve icraatlar, Suriye'nin bölgesel ve uluslararası arenadaki imajı ve rolü üzerinde iki düzeyde iz bırakacaktır. Birinci düzey, Suriye ile diğer ülkeler, özellikle de yakın komşuları arasındaki ikili ilişkilerle ilgilidir. Bu, sadece ikili tarafların çıkarlarına hizmet eden bağların bir sonucu değil, aynı coğrafi bölgede var olan ülkeler arasındaki ilişkilerin bir sonucudur. Buna örnek olarak, Suriye ile Lübnan arasındaki ulaşım bağlantılarının iyileştirilmesi ve Suriye ile Türkiye ve Suriye ile Irak arasında ortak su kaynakları konusunda varılacak anlaşmalar gösterilebilir. İkinci seviye, çoğu Doğu Akdeniz'in ötesine uzanan, daha geniş kapsamlı projeler ile ilgilidir; bunlar arasında doğalgaz ve petrol boru hatları, demiryolu hatları, emtia tedarik yolları ve yolcu taşımacılığı ağları da yer almaktadır. Bunlar, ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın sonuçları ışığında bölgede zorunlu hale gelen projelerden bazılarıdır.

Bölgenin ötesine uzanan bölgesel ve daha geniş ihtiyaçlar arasında, Suriye'nin geleceği umut verici görünüyor ve rolü bugün ve gelecekte önemli olacak. Ancak bu rol hem Suriye hükümetinin hem de halkın kendisine ciddi ve pratik bir yanıt vermesini gerektiriyor. Bundan önce, hazırlıklar, uygun yapılar ve çerçevelerin oluşturulması ve her yönde, her düzeyde açık iş birliği gerektiriyor. Hatta Suriye halkının kilit bir rol üstlenmeye hazırlanması gerekiyor.