Bir fotoğraf yirmi makaleye mi bedeldir, yoksa bir makale yirmi fotoğrafa mı? Bu soru, fotoğrafın icadından beri gazetecilikte defalarca sorulmuş ve cevapsız kalmış, daha doğrusu birçok kesin olmayan cevabı olan bir soru olmayı sürdürmüştür. Kelimenin her anlamıyla makaleye bağlı olsam da bazen bazı fotoğraflarda efsaneye yakın bir sanatsal ifade buluyorum. Burada elbette fotoğraftan ya da sessiz bir resimden bahsediyoruz. Sonsuz hikayeler anlatan, muazzam estetik bir belagatle dolu olmasına rağmen, sessiz olarak adlandırılıyor.
Bu makalenin konusu olan fotoğraf, sanatsal bir kare veya siyah beyaz bir başyapıt değil, ancak eşsiz bir kare: Çin lideri Şi Cinping ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, havyar dolu hamurları kızartmada yarışıyorlar. En büyük komünist devletin lideri ve en önemli eski komünist devletin lideri, en kaliteli ve en pahalı havyar türü olan Rus (Beluga) kırmızı ve siyah havyarıyla dolu hamurları titizlikle mi çeviriyorlar?
Havyar mı? Havyar mı dedim? Evet efendim, havyar dedik. Ama havyar, “vahşi kapitalizmin”, işçilerin ve işçi sınıfının düşmanı olan ahlaksız aristokrasinin sembolü değil mi? Evet efendim, öyle. Ama bu, tarihin çöplüğünden kalma burjuva bir tabloya sahip oldukları için insanların kızartılıp kavrulduğu aynı Çin değil mi? Evet öyle.
Başkan Şi ve Yoldaş Vladimir Vladimiroviç'in ne yaptıkları hakkında bin tane makale yazılsa, insanlar bunun tamamen yalan olduğunu düşünürdü. Hayır der ve inanılmaz olduğunu düşünürlerdi. Ne var ki bu canlı ve renkli bir fotoğraf. İmparator ve çarın, savaşçı işçi hareketi için Beluga havyarlı hamurlar hazırlamak için yarıştığı bir fotoğraf.
Arapçada “muhadram” kelimesi hem İslamiyet öncesi Cahiliye döneminde hem de İslamiyet döneminde yaşamış kişileri ifade eder. Komünizm döneminde yaşamış ve kapitalist çağda havyar kızartan birine ne ad verildiğini ise bilmiyorum. Hazım Sağıye, “Devrimlere Övgü ve Yergi” (Riyad el-Rayyes Yayınevi) adlı kitabında üç devrimin, Fransız, Rus ve İran devrimlerinin öyküsünü anlatıyor. Giyotinlerden, idamlardan ve devrim adına verilen on binlerce kurbandan bahsediyor. Sonra da Fransızların Rus ve İran havyarı üretimindeki savurganlığını anlatıyor. Fotoğrafa yeniden bakın.