Güvenliğin birbirine bağlı olduğu ve her unsurun diğerlerini etkilediği sözü, sadece mecazi bir ifade değil, gerçek bir ifadedir.
Mısır ile Kızıldeniz kıyılarını paylaşan ve Sina Yarımadası üzerinden ise neredeyse kara sınırına sahip olan Suudi Arabistan başta olmak üzere, Körfez ülkeleriyle olan karşılıklı güvenlik bağları buna örnektir. Kaldı ki Neom kıyılarında duran herkes gece Şarm el-Şeyh'in ışıklarını görebilir.
Ayrıca, Suudi Arabistan-Mısır dayanışması çok eskidir. 1956 Süveyş Krizi (Üçlü Saldırı) sırasında, Kral Suud tarafından yönetilen Suudi Arabistan, Mısır'ı desteklemişti. Hatta Kral Selman da dahil olmak üzere bazı prensler Mısır'ı savunmak için gönüllü olmuşlardı.
Ve Kral Faysal döneminde, 1973 Ekim Savaşı sırasında Faysal ile Suudi Arabistan'ın Mısır için, özellikle petrol ihracatı konusunda yaptıkları iyi bilinmektedir.
Kral Abdullah döneminde ve sözde Arap Baharı sırasında, 2011'in o çalkantılı günlerinde ve takip eden yıllarda Riyad ve Kahire arasında neler yaşandığını herkes biliyor. 1990'da Saddam Hüseyin'in Kuveyt'i işgali sırasında Körfezin güvenliğinin korunması için merhum cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek döneminde Mısır'ın verdiği desteği de unutmamalıyız.
Bugün, ülkesini kaostan kurtaran ve onu güvenliğe, kalkınmaya doğru ikinci bir geçiş sürecinden geçiren, derin bir tarihsel sorumluluk duygusuna sahip bir Mısır Cumhurbaşkanımız var: Abdulfettah es-Sisi.
Dün, cumartesi günü, yeni İdari Başkent'teki Askeri Akademi'nin mezuniyet töreninde, Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Mısır Parlamentosu'nu Suudi Arabistan'ın talep ettiği her türlü önlemi alabilmesi için kendisine yetki vermek üzere acil bir oturum düzenlemeye çağırdı ve Mısır'ın “Körfez'deki kardeşlerimizi savunmak için her türlü önlemi uygulayacağını” vurguladı.
Mısır Cumhurbaşkanı konuşmasında, “Kahire, Hadımul Haremeyn Şerifeyn Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın direktifleri doğrultusunda, kardeşlerini korumak ve savunmak için gerekli her türlü önlemi alacaktır” dedi.
Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Mısırlılara özellikle “2013'ten beri Körfez ülkelerinin Mısır'a sağladığı desteği unutmamalarının önemini” hatırlatarak, Körfez ülkelerine destekleri için teşekkürlerini ifade etti. Gerçekten de Mısır Parlamentosu, “Cumhurbaşkanının isteği üzerine” bugün, pazar günü, bir genel kurul toplantısı düzenlemeye karar verdi.
Kızıldeniz'in güvenliği, Suudi Arabistan'ın güvenliği ve Mısır'ın güvenliği, Yemen ve halkının güvenliğiyle iç içe geçmiştir. Silahlarının tehlikesini, kışkırtıcı siyasi ve ideolojik yanılgılarını dünyaya gösteren aşırılıkçı Husi grubunun projesinden Yemen'i ve halkını korumak hayati önem taşımaktadır. Bu, azim ve kararlılık zamanıdır, çünkü:
Kılıç kitaplardan daha doğru konuşur;
Keskin ucu ciddiyet ile laf kalabalığı arasındaki ayırıcı çizgidir