Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar
TT

Yabancılar geldi

Yabancı isimleri bilmesek de sonuçları beklemek zorundaydık. Seçim Ortadoğu'da gerçekleşti ve Eisenkot manşetlerdeydi. Bölgedeki durum üç Likud milletvekiline, dört Netanyahu milletvekiline veya üç Ben-Sa'ar milletvekiline bağlı.

Bizim -dünya ve biz- İsrail seçimlerini bekleme şeklimiz gülünçtü. Tüm dünya sonuçlarla kişisel olarak ilgileniyor. Ve İsrail'i yirmi beş yıldır yöneten bir adamın, adını kimsenin bilmediği bir politikacıya, Eisenkot’a karşı kaybetmesinden korkuluyor. İsrail'deki krizler her zaman üç veya dört oy farkına bağlıdır. Direniş ülkelerinde ise kural bellidir; seçim sonuçları her zaman 99.999'dur. Peki, dünyanın Netanyahu'nun uzun saltanatına son vereceğini umduğu adam kim?

İsrail'deki Arap oyları ne yapabilir? Dengeleri Eisenkot'un lehine çevirebilir. Meselenin ciddiyeti ve ağırlığı olmasaydı, her şey cidden gerçeküstü görünürdü. Ortadoğu, geniş coğrafyasında Arap olmayan isimlerle dolu, ancak bunlar Arap topraklarında dövüşüyorlar. Bunların en öne çıkanı Kalibaf. Geri kalanların hepsi yeni ve farklı, direniş ve kararlılık ülkelerinde sorunların büyüklüğü kadar büyük isimler vardır.

Ortadoğu’nun bir bölümü birbirine açıldı, neredeyse hem Doğu'yu hem de Batı'yı yutuyordu. Herkes kurtuluşunu başkasının oy sandığında arıyor. Donald Trump, Netanyahu'nun seçilmesini istiyor ve Netanyahu’yu açıkça destekliyor, oy sandıkları Washington ve Tel Aviv arasında karışıyor. Durum ne kadar değişirse değişsin aynı kalıyor.

Buraya eskiden “bölge” denirdi. Yani “bizim bölgemiz”, yani bizim Doğu'muz. Ve şimdi, geniş coğrafyasında nasıl telaffuz edeceğimizi ve ne anlama geldiklerini bilmediğimiz isimler görüyoruz. Likud, Kalibaf ya da Abraham Lincoln. Şeyh Suphi el-Salih öğrencilerine, “Yabancılar geldi” derdi. Ve şimdi nereye doğru gittiğini, hangi hükümetin kurulacağını ve Sayın Eisenkot'un zevklerinin ne olduğunu bilmeliyiz.

İsrail cephesinden, İran ve Amerikan cephelerinden ve her yönden, memnuniyetsiz Salih’in dediği gibi, yabancılar geldi.