Abdullah Raddadi
Suudi araştırmacı ve ekonomi uzmanı
TT

Tarihi ekonomik koridor

G20 Zirvesi'nde tarihi bir olay yaşandı ve Suudi Arabistan ABD ile bir mutabakat zaptı imzalayarak, Hindistan ile Avrupa'yı birbirine bağlayan bir ekonomik koridor oluşturmayı taahhüt etti. Mutabakat zaptına Hindistan, Avrupa Birliği (AB), Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Fransa, Almanya ve İtalya da katıldı. Bu olay, küresel lojistik haritada önemli ve dönüştürücü bir gelişme olarak nitelendirildi. Mutabakat zaptının temeli, geçen yılki Riyad Zirvesi'nde ABD Başkanı'nın katılımıyla atılmıştı. O zamandan beri katılımcı ülkelerin ihtiyaçları ve beklentileri doğrultusunda anlaşma metni üzerinde çalışıldı.

Peki, ekonomik koridor nedir? Katılımcı ülkeler Hindistan ile Avrupa arasında ekonomik koridorun kurulmasından ne gibi faydalar umuyorlar?

Ekonomik koridorlar, ekonomik entegrasyonu sağlamak için katılan ülkeler arasında lojistik bağlantılar sağlamayı amaçlıyor; bu, ülkeler arasındaki mal akışını artırmak ve aralarındaki ticaret hacmini geliştirmek için karayolu ve demiryolu ağları inşa ederek, limanları geliştirerek altyapının iyileştirilmesine katkıda bulunuyor. Buna işlerde, yatırım fırsatlarında ve devlet kurumları ile özel sektör arasındaki çoklu ortaklıklarda artış eşlik ediyor. Bu ise koridorun, inşaatının başlangıcından işletmeye alınmasına kadar ekonomik hareketlilik yarattığı anlamına geliyor. Etkin ekonomik koridorların politik olarak istikrarlı ve birbiriyle uyumlu ülkeler arasında olması gerektiğinden stratejik yönü de göz ardı edilemez. Rusya'nın yakın zamanda Avrasya ülkeleriyle (güney ve kuzey arasındaki ulaşım koridorunu) bu ülkeler arasındaki mal akışını artırmak ve Batı ile ticaret alışverişine bağımlılığı azaltmak amacıyla devreye soktuğu belirtiliyor. Hindistan ve Avrupa arasındaki ekonomik koridorun; yalnızca ulaşım hatlarını değil, aynı zamanda yenilenebilir enerji projelerini, internet ağlarını ve daha fazlasını içerdiğine dikkat etmek önemlidir. Bu, projenin tüm katılımcı ülkeler için stratejik bir ortaklık olması için tasarlandığı anlamına gelir.

Hindistan ve Avrupa arasındaki ekonomik koridor, tüm katılımcı ülkelere eşit olarak hizmet etmesi için tasarlanmış olsa da her ülkenin bu koridordan elde edeceği ek faydalar vardır. Hindistan'ın beklentisi, bu koridor sayesinde Avrupa ile ticaretinin yüzde 40 artmasıdır. Bu artış, Hindistan'ın fazla üretim kapasitesini ihraç ederek veya AB’den endüstrileri Hindistan'a taşıyarak gerçekleşebilir. Ekonomik rakip olarak gördüğü Çin'e karşı da rekabet avantajına sahip olacak. AB ve ABD ise uzun süredir Çin nüfuzunun artması olarak gördükleri Kuşak ve Yol Girişimi ile rekabet edecek bir proje bulma arayışındalar. Bu ülkeler için tehlike çanı, İtalya'nın 2019 yılında Çin girişimine katılmasıydı ve İtalya bu yılın sonunda çekildiğini açıklayabilir. Bu nedenle, Avrupa Birliği ve ABD, 2020 yılında ‘Daha İyi Bir Dünyayı Yeniden İnşa Et’ adlı bir girişim başlattı. Bu girişim, 2021 yılında ‘Küresel Altyapı Ortaklıklığı’ olarak yeniden adlandırıldı. Başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere ülkeler arasında mal akışını kolaylaştıracak ekonomik koridorlar inşa etmeyi amaçlıyor. Batılı ülkeler bu arzularını gizlemiyorlar.

Lojistik haritanın merkezinde yer alan Körfez ülkelerinin katılımı olmadan Doğu ile Batı'yı birbirine bağlamayı amaçlayan bir ekonomik koridorun kurulması mümkün olmadığı için ekonomik koridor iki ayrı parçaya bölündü. Birincisi, Hindistan'ı Basra Körfezi'ne bağlayan Doğu Koridoru, ikincisi ise Körfez ülkelerini Avrupa'ya bağlayan Kuzey Koridoru. Bu koridor, Suudi Arabistan'ın küresel bir lojistik merkezi olma hedefi ile uyumludur. Ülke, geçen yıl küresel tedarik zinciri girişimini başlattı. Bu girişim, Suudi Arabistan'ın coğrafi konumundan yararlanmayı, lojistik hizmetleri geliştirmeyi, dijital altyapıyı güçlendirmeyi ve bu sektördeki küresel gelişmelere uygun alternatifler bulmayı amaçlıyor. Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu'nu takip edenler, ülkenin bu hedefe ulaşmak için uzun süredir çalıştığını bilirler. Bugün gerçekleşenler, bu iddialı vizyonu gerçekleştirmek için yol açmaktır. Suudi Arabistan, bu hedefi desteklemek için çok farklı sektörlerde bir dizi girişim başlattı.

Ekonomik koridor, Suudi Arabistan'ın lojistik projelerinin merkezinde yer almakta olup, mevcut lojistik planları ile yükümlülüklerini ve aşamalarını en iyi şekilde yerine getirebilecek ülkelerden biridir. Bu projeye 20 milyar dolarlık taahhütte bulunduğunu zaten duyurdu. Diyebiliriz ki, bu projenin tamamlanması için ihtiyaç duyduğu parça Suudi Arabistan'dı. Suudi Arabistan, siyasi olarak istikrarlı, altyapı yatırımı yapma kapasitesine ve küresel lojistik konumunu yükseltme arzusuna sahip. En önemlisi, siyasi olarak dengeli hem kendi hem de bölgenin yararına çalışıyor ve hiçbir ülkenin konumuna veya ekonomisine zarar vermiyor.