Vitaly Naumkin
Rusya Bilimler Akademisi 'Oryantalizm Enstitüsü' Başkanı
TT

İsrail'in cezalandırma operasyonu kolay bir gezi olmayacak

İsrail bombardımanı sonucu Gazze'de ölen ve yaralanan Filistinlilerin sayısının artması ve yerel halktan daha fazla kişinin Gazze'nin kuzeyinden güneyine doğru zorla göç ettirilmesiyle birlikte, Rusya da dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki ülkelerde İsrailli yetkililerin ve ordusunun gerçekleştirdiği vahşi ve korkunç eylemler nedeniyle, halklar arasında hoşnutsuzluk ve huzursuzluk artıyor. Halkların kendisine karşı en ufak bir sempatisini bile hızla kaybetmeye başlayan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Filistinlilere yönelik nefrete dayalı yeni bir mesajı ile ilgili haber, Rus internet kullanıcıları ve sadece onlar değil, kısa bir süre öncesine kadar İsraillilere sempati duyanlar ve halen Hamas saldırısının kurbanlarının akrabalarına ve arkadaşlarına sempati duyanlar için gerçek bir şok oldu. Kutsal Kitaba atıf yapılması, İsrail'de takma adı "Bibi"olan Netanyahu’nun söylemek istediği şeyin "yamyamca" doğasını hiçbir şekilde zayıflatmıyordu. Netanyahu’nun demeçleri, İsrailoğullarına Mısır'dan ayrıldıktan sonra saldırdığı iddia edilen ve İbrahim'in soyundan gelen Kenanlı Amalek kabilesinin atası Amalek gibi bir karakter hakkında Eski Ahit’ten bir hikâye etrafında dönüyordu. Başbakan, Filistinlileri açıkça kötü şöhretli Amaleklilere benzettiği ve "İsrail'in ebedi düşmanları" olarak tanımladığı için açıklamasına soykırım çağrısından başka bir şey denemez. Zira Eski Ahit kitabında şöyle denir: “Şimdi gidin ve Amalek'i vurun. Sahip oldukları her şeyi tamamen yok edin ve onları bağışlamayın; hem erkeği hem de kadını, bebekleri ve emzirenleri, öküzleri ve koyunları, develeri ve eşekleri öldürün.” (Samuel 15:3).

Bu noktada Singapur'da görev yapan ünlü İngiliz siyaset bilimci ve gazeteci James Dorsey'in, İsrail doğumlu, daha önce İsrail ordusunda görev yapmış, soykırım ve Holokost konularında dünyaca ünlü uzman Ömer Bartov ile yaptığı röportaja işaret etmek istiyorum. Bartov, röportaj sırasında, Ortadoğu'daki bugünkü savaş ile sadece Yahudilerin değil, aynı zamanda 26 milyon insanını kaybettiği için her kesimi ile Sovyet halkının da soykırıma maruz kaldığı İkinci Dünya Savaşı olayları arasında bir köprü kurarken şunları söylüyor: "Almanların işlediği korkunç suçlardan yalnızca SS ve Gestapo unsurları değil, aynı zamanda sıradan askeri personel de sorumluydu." Bartov bunun nedenlerinden birinin, faşistlerin zehirli fikirlerinin kendilerine aşılanmış olması ve bunun sonucunda da "insanlık dışı varlıklarla" savaştıklarına inanmaları olduğunu düşünüyor. Ancak komutanı, İsrail Savunma Bakanı Yoav Galant'ın insanlarla değil "hayvanlarla" savaştıklarını iddia eden mevcut İsrail ordusunun inandığı şey de tam olarak bu. Hamas savaşçılarını hayvanlara benzetmenin, hayvanlara hakaret etmek anlamına geldiğini düşünen İsrailli isimler de var. Aşırı sağcı Yahudi Evi partisinden Knesset üyesi Ayelet Şaked ise "küçük aşağılıklar" diye tanımladığı Filistinli çocuklar doğuran tüm Filistinli annelerin öldürülmesi çağrısında bulundu. Bu arada medyada geniş yer bulan İsrail ordusunun el-Şifa Hastanesi'nde gerçekleştirdiği operasyon, İsrail istihbaratının iddialarının aksine, binanın altında silah depolarının ve Hamas savaşçılarının varlığını henüz doğrulamadı.

Bu bağlamda, İsrail istihbarat servisinin (Nativ) eski başkanı olan ve medyada (hatta katıldığı bazı Rus TV programlarında) Rus kamuoyunu sıklıkla yanıltan Yako Fakidmi'nin de aralarında bulunduğu bazı analistlerin iddialarının aksine, Netanyahu sadece Hamas'ı ve hatta onun son destekçisini tamamen "ortadan kaldırmayı" (ki bunu yapması pek olası değil) amaçlamıyor. Aynı zamanda Gazze Şeridi'nin yönetimini Mahmud Abbas liderliğindeki Filistin Ulusal Otoritesine devretmeyi de düşünmüyor. Buna izin vermediği gibi, BM Güvenlik Konseyi kararlarında belirtildiği gibi 4 Haziran 1967 sınırları içerisinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasına da izin vermeyecek.

Moskova, askeri operasyonların durdurulması ve Gazze halkına bunca zamandır tek taraflı olarak sürdürdüğü insani yardımın sağlanması yönünde kesin bir çağrıda bulunuyor. Rusya Acil Durumlar Bakanlığı basın servisinin 18 Kasım'da bildirdiği üzere, Gazze Şeridi sakinlerine bir insani yardım sevkiyatı daha Mısır'a uçakla ulaştırılacak ve bu olayların başlangıcından bu yana altıncı sevkiyat olacak. İL-76 uçağı, Çeçenistan'ın başkenti Grozni’deki havaalanından tekrar havalanarak Mısır Kızılay Derneği temsilcilerine teslim edilen yatak, yastık, kişisel hijyen ürünleri ve gıda malzemelerinden oluşan 30 tonluk yardım malzemesini taşıdı. Burada şunu hatırlatmak isterim ki, İsrailli yetkililer bundan önce 16 Kasım sabahı, BM’nin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 129 bin litre yakıt taşıyan 3 tankın Refah Kontrol Noktası’ndan Gazze Şeridi'ne teslim edilmesini kabul etmek zorunda kalmıştı.

Rus uçakları aynı zamanda, Rus vatandaşlarını Mısır üzerinden Gazze'den tahliye etme görevlerini de sürdürdüler.  Moskova'da geri dönen yüzlerce kişi sıcak bir şekilde karşılandı, geçici konaklama yerlerine nakledildi ve diğer şeylerin yanı sıra yerel gönüllülerin yardımıyla toplanan sıcak tutan giysilerin dağıtımı da dahil olmak üzere kendilerine gerekli tüm yardım sağlandı. Ayrıca bazılarının, özellikle de çocukların psikolojik yardıma da ihtiyacı vardı.

Rus basınında çıkan haberlere göre askerî harekâtın henüz ilk haftasında İsrail Hava Kuvvetleri’ne ait uçaklar Gazze'de tespit ettikleri hedeflere bin ton bomba atarak cephaneliklerini önemli ölçüde tükettiler. Bu durum, İsrail askeri liderliğini Ortadoğu bölgesinde beklenmedik gelişmeler yaşanmasına karşı ABD Hava Kuvvetleri'nden ülkedeki silah depolarını İsrail uçaklarına açması izni istemeye zorladı. Aynı zamanda ABD, İsrail'e cömertçe başka türde askeri teçhizat ve mühimmat da temin etmeye başladı. Sivillere zarar veren ve altyapıyı tahrip eden yıkıcı bombardımanların yoğunluğuna bakılırsa, silahlı çatışmanın başlangıcında depolarda birikmiş olan ve Rusya'da (yarısı 908 kilogram ağırlığında 2.400 JDAM bombasından) oluştuğuna inanılan dev silahlar bile yalnızca 10 günlük bir savaş için yeterliydi. Aynı zamanda İsrail Hava Kuvvetleri savaş uçakları, 2015 yılında hizmet dışı bırakılan ancak depolama merkezlerinde kalan yüksek güçlü güdümsüz M117 mühimmatını da kullandı.

İsrail ordusuna yeni silahlar temin etmenin hızlı bir zafere yol açması gerekmiyor. Rus askeri uzmanı Vasiliy Ivanov, örneğin Hamas'ın da iki tanksavar füzesinin tek platformdan aynı anda ateşlenmesine olanak tanıyan yeni tanksavar füze sistemleri kullandığına dikkat çekiyor. Bunun sonucunda İsrail ordusu toplamda en az 30 Merkava MX4 tankını kaybetti.