Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar
TT

Bakkallar Partisi

Fransa bir kez daha bölünmüş durumda. Yargı siyasetçilere karşı, hukuk yasallığa karşı. Beşinci Cumhuriyet aniden, Fransız oylarının yüzde 37'sine sahip olan aşırı sağcı lider Marine Le Pen'e karşı bir yargıcın verdiği kararla uyandı. Karar, Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi olduğu dönemde devlet fonlarını kullandığı ve manipüle ettiği suçlamasına dayanıyor. Aralarında solcu rakibi Jean-Luc Melenchon'un da bulunduğu siyasetçiler bunun açıkça siyasi bir karar olduğunu söylemekte gecikmediler. Le Pen'in beş yıl boyunca herhangi bir siyasi faaliyette bulunmasını yasaklayan karar, 2027'de cumhurbaşkanlığına aday olmasının da engelleneceği anlamına geliyor.

Elbette Le Pen kararı temyize götürecektir. Muhtemelen mahkeme bileğindeki izleme bileziğini çıkaracak. Ancak ahlaki açıdan büyük zarar gördü. Her zaman sıcak ve karmaşık olan siyasi bir durumda iki olasılık var: Birincisi; kararı büyük bir halk hareketine dönüştürmek. İkincisi; babasının 1940'larda kurduğu ve o zamanlar sadece kendisinden oluşan partinin liderliğini yardımcısına devretmek. Babası birkaç hafta önce 96 yaşında öldüğünde, kızıyla arası açık olsa da partisi ikinci sıradaydı. Fransa, 1950'lerde Pierre Poujade'ın ‘Bakkallar Partisi’ olarak adlandırılan partisi gibi çabuk ortaya çıkan ve çabuk yok olan partilerle ünlüdür. Ancak Ulusal Birlik Partisi, önce babasıyla sonra da kızıyla tüm beklentilerin aksine hareket etti.

Yargı kararına şüpheyle yaklaşanlar, Le Pen'in Elysee Sarayı'na ulaşması ve Fransa'nın sağcıların yönetimine geçmesi korkusunun gerçek olduğuna inanıyor. Böyle bir ihtimal Fransızları korkutuyor ve Avrupa'yı dehşete düşürüyor. Avrupa'daki sağcıların tepkisi son derece şiddetli olmuştur. Her zaman olduğu gibi şimdi de korku, sadece Paris'te değil tüm Avrupa'da sokaklara çıkılması. Göçmen meselesi sadece denizde batan tekneler değil, başkentlerin kalbinde bir volkana dönüşme tehdidi taşıyor.

Avrupa sağının tüm liderleri kararı kınamak ve Le Pen'i desteklemek üzere harekete geçtiler ve bunun Le Pen'i cumhurbaşkanlığı yarışının dışında tutmaya yönelik bariz bir girişim olduğu konusunda hemfikir oldular. Bu belirsizlik ortamında, bazıları krizin uluslararasılaşmasını ve ABD'de göçmenlere yönelik son derece gergin iklimle bağlantısını gündeme getirdi. ABD Başkanı Donald Trump, Fransız aşırı sağcı lidere verdiği desteği ve hükümet ile yargıya yönelik eleştirilerini gizlemedi. Trump, bunun tıpkı ABD'deki durum gibi olduğunu, kendisinin de yasal kovuşturmaya maruz kaldığını ve kalmaya devam ettiğini söyledi.