Önceki kıyamet kehanetleri ve dünyanın sonu öngörüleri yanlış çıktıysa, işte size yeni ve çok da uzak olmayan bir başka tarih: 2026 yılının sonu!
Evet, ama bu sefer kehanetin kaynağı apokaliptik dini kaynaklar değil, bilimsel olarak tanımlanan bir analiz. Nasıl mı?
Kasım 1960'ta, bir bilim dergisi olan Science, Illinois Üniversitesi'nden üç araştırmacının makalesini yayınladı: Heinz von Forster, Patricia Moore ve Lawrence Amio. Bu üç araştırmacı 13 Kasım 2026 Cuma günü insan uygarlığının çöküşüne dair aşırı bir senaryo konusunda uyarıda bulundular.
Analizleri, haberi hazırlayan Russia Today'in bildirdiğine göre, dünyanın o tarihte sona ermesinin nedeninin “nüfus patlaması” olduğu sonucuna varıyormuş.
1960 yılında dünya nüfusu yaklaşık 3 milyardı. 2026 yılının başlarında 8 milyarı aşmıştı, ancak tahminler dünya nüfusunun 2080 civarında zirveye ulaşacağını gösteriyor. Bu, nüfus patlamasının zirvesine ulaşmaktan hâlâ yarım yüzyıldan fazla bir zaman uzakta olduğumuz anlamına geliyor. O zaman insanlar ve uluslar arasında kaynaklar sebebiyle yaşanacak ve geçmiştekilere rahmet okutacak çatışmanın şiddetini hayal edebiliriz.
Her halükarda, insan uygarlığının çöküşü ve insanlığın yok oluşunun başlangıcı hakkındaki bu tür tahminler, bu yıl (2026) yok olacağımızı tahmin eden üç araştırmacıdan bile daha eski.
1798'de İngiliz ekonomist Thomas Malthus, nüfusun hızlanan bir oranda büyüdüğünü, gıda üretiminin ise çok daha yavaş bir hızda ilerlediğini ve bu açığın nihayetinde bir kitlesel kıtlığa yol açacağını savunmuştu.
Ancak modern tarım ve gıda teknolojileri, sorunun gıda bulunabilirliği değil, insanlığın “kararlarının” sonucu olan politikaların ve çatışmaların zayıflığı ve tehlikesi olduğunu kanıtladı.
Bilim insanlarının kuşkularından çok uzakta, zamanla ilgili batıl inançların savunucuları hatta “neredeyse herkes” bu meseleye ciddi şekilde düşkün. Maya takvimine dayalı olarak dünyanın 2012'de sona ereceği ve 2000 yılında yeni milenyumun başında dünyanın sonunun geleceği gibi batıl inançları hatırlayalım, buna benzer birçok örnek var.
1992'de radyo sunucusu Harold Camping, “1994?” adlı bir kitap yayınlamış ve bu kitapta İsa Mesih'in Eylül 1994'te geleceğini iddia etmişti.
İkinci milenyumdan bahsetmişken, İslam takviminin ilk milenyumu yaklaşırken de, kıyametle ilgili batıl inançlar çoğalmıştı. Mısırlı alim el-Suyuti, “el-Keşf 'an mücâvezet-i hâzihi’l-ümmeti'l-elf” adlı bir kitap yazmıştı. Yazarın kendisi Hicri 911 yılında vefat etmişti ve o da kıyamet için ikinci bir tarih tahmin etmeye çalışmıştı.
İnsanlık, yaşamın zenginliğinin sırrı olan asil değerlerinden ve keyifli tutkusundan vazgeçerse, dünya ancak o zaman sona erer; çünkü yaşam, duyguları söndürmeye adanmış bir yaşam olur...