Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar
TT

Hayatlarının sırrı

Kanada’da, ülke dışında dikkat çekecek sansasyonel haberler pek olmaz. On yılda bir, hatta daha da seyrek olarak, başbakanın bir sinema yıldızına âşık olması ya da bunun tersi bir durum yaşanması ülkenin adını dünya basınının birinci sayfalarına taşır. Bunun dışında her şey düzen ve sakinlik içindedir.

Bu kural iki kez bozuldu. İlki, ABD Başkanı Donald Trump’ın görev süresinin başlarında Kanada Başbakanı Justin Trudeau ile sert biçimde karşı karşıya gelmesiydi. İkincisi ise birkaç gün önce yaşandı; Trump, Çin’le yapmak istediği bir anlaşma nedeniyle mevcut Başbakan Mark Carney’nin Gazze Barış Konseyi’ne katılım davetini geri çekti.

Her zamanki gibi, tarihsel komşusuna karşı en bildik silahını, gümrük tarifelerini kullandı; Kanada’dan gelen her ürüne yüzde 100 vergi uygulayacağını ilan ederken, büyük bir sadelikle “Kanada, ABD sayesinde ayakta duruyor” dedi.

Uluslararası ilişkiler tarihinde, bu ölçekte ve bu ifadelerle, birbirine bu denli yakın iki devlet arasında yaşanmış bir örnek bulmak zor. Bir devletin, başka bir devlete dış politikasının niteliğini ve yönünü dayatmaya kalkışması… İlk devlet ABD, ikincisi Kanada; anlaşmazlığın konusu ise Çin, yani yeryüzü nüfusunun yaklaşık üçte birini barındıran devasa bir güç.

Peki, 47’nci ABD Başkanı bir bilmece mi, bir olgu mu, yoksa şekillenmekte olan yeni dünya düzeninin habercisi mi?

Koltuğunun altında ‘derin Amerikayı’ mı saklıyor, yoksa Amerikalılara -dolayısıyla dünyaya- bambaşka bir ABD mi hazırlıyor? Sırrı uzun süre saklı kalmayacak gibi görünüyor. Ülkesinin, yüzölçümü bakımından dünyanın ikinci büyük devleti olacağını söyleyen bir lider için gezegenin üzerindeki en büyük adanın mülkiyetini talep etmek artık çok da şaşırtıcı sayılmaz. Zaten o ada da nihayetinde ‘bir parça buzdan’ ibaret değil mi? Donald Trump, görev süresi sona erdiğinde etkisi geçecek heyecanlı bir dönem mi, yoksa sonrasında daha da genişleyip kök salacak bir olgu mu? Yoksa ne bu ne de o; elindeki tüm araçlarla Çin ejderhasını durdurabilecek yegâne dev mi?

Ve eğer Kanada’ya böyle davranıyorsa, Çin’e nasıl davranacak?