İslamabad'daki müzakerelerin başarısız olmasından sonraki hamle, artık çeşitli meydan okumalar ile karşı karşıya olan Washington'un elindedir. İlk meydan okuma İran kodunu çözmektir; çünkü her “evet” bir kabul, her “hayır” ise nihai bir ret anlamına gelmez. İran'ın reddi, kısmi taviz mesajlarının takip edeceği bir manevra olabilir. Ayrıca, İran'ın söylemi ve takipçileri önündeki imajı, karar alma süreçlerini etkileyen faktörlerden ve bunlar son savaşa yol açan nedenler arasındaydı.
İçeride rejimin dayandığı, ancak ekonomik yaptırımlar ve bölgedeki uzun süreli askeri müdahaleler sonucu kredisinin aşınması nedeniyle artık çoğunluğu oluşturmayan bir rejim destekçisi blok bulunuyor. Buna ilave olarak, İran'ın dış çevresinde de destekçileri var. Rejime benzeyen bu gruplar, rejim tarafından müzakerelerde galip ve baskın güç olduğuna inandırılıyorlar. Propaganda, durumu kontrol etmenin araçlarından biridir. Tahran'ın müzakereleri kasten reddetmesi ve aksatması ise yeni bir şey değil.
İran Dışişleri Bakanlığı'nın kurnaz yaklaşımı da bu meydan okumalardan biri; tıpkı yüz ifadelerinden ilerlemeyi mi, geri adım atmayı mı yoksa ciddi bir şekilde geri çekilmeyi mi amaçladığını anlamak mümkün olmayan poker oyuncusu gibi. İranlı müzakereci diplomatların geleneksel taktiği, müzakereleri karmaşıklaştırmak ve ateşle oynamaktır. Cenevre'de ana noktalarda müzakere etmeyi reddettiklerinde ve müzakerelerden geri çekilmeye neden olduklarında da böyle oldu. Öfkeli Başkan Trump, geri çekilmelerinden 48 saatten kısa bir süre sonra savaş başlatarak onları şaşırttı. Zira askeri yığınak ve savaş tehditlerine rağmen bunu beklemiyorlardı.
İran'ın, yurt dışında nükleer zenginleştirmeye izin vermek veya Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak gibi önemli tavizler sunarak müzakerelere geri dönmeyi talep etmesi şaşırtıcı olmayacaktır.
Eğer Tahran geri adım atmazsa veya Washington tavizleri yeterli görmezse, dünya Tahran'da rejim değişikliğine yönelik iki olasılıktan biriyle karşı karşıya kalacaktır. Birincisi, savaş stratejisine geri dönüş. İkincisi, Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın sıkılaştırılması.
Savaşın birkaç ay daha devam edecek şekilde yeniden başlatılması seçeneğinin, kurumlarının ve liderliğinin geniş çapta devre dışı bırakılması yoluyla rejimi devirebileceğine inanılıyor.
Peki, savaşın yeniden başlaması muhtemelken Washington neden savaşı durdurdu? Bunun nedeni, yeni İran liderliğinin farklı bir zihniyete sahip olup olmadığını görmek için nabız yoklamaktı. Bu liderlik yeni bir politikaya yönelebilir ve bölgedeki yayılmacı projesine hizmet eden zenginleştirme, füze programları ve vekil güçler gibi araçlarından vazgeçerek daha barışçıl bir rejime dönüşebilir.
Trump yönetimi, İran değişime hazır, Trump ise savaşı tercih ediyor denmesin diye bu senaryoyu test etmeye karar verdi.
İslamabad müzakereleri, Cenevre müzakereleri gibi, savaşı yeniden başlatma kararının eğer gerçekleşirse, bir hata olmayacağını gösterdi. Trump, dondurulmuş varlıklarını serbest bırakarak ve Beyrut'taki Hizbullah hedeflerinin bombalanmasını durdurarak rejime bir şans verdi. Pakistan'da, İran'ın uzlaşmazlığı, çatışmanın özü ve savaşın temel motivasyonu olan nükleer zenginleştirmeden vazgeçmeyi reddetmesiyle açıkça görüldü. Hamaney'in politikalarının ölümüne rağmen hâlâ canlı olduğu anlaşıldı.
Amerikan yönetiminin ikinci seçeneği ise savaştan vazgeçmek ve İran'ı mali kaynak yetersizliği nedeniyle iç istikrarsızlığa sürükleyecek noktaya kadar izole etme politikasına geri dönmektir.
Trump, şu anda Hürmüz Boğazı'nı rakiplerinin tankerlerine kapatma konusunda münhasır hakka sahip olan İran’ın petrol tankerlerinin geçişini engellemekle tehdit ediyor. Washington, rejimi zayıflatmayı umarak büyük protestoları yeni bir seviyede desteklemeye de geri dönecektir.
Bu strateji, bir yandan savaşı Körfez ülkelerinden, Irak'tan ve Ürdün'den uzak tutacak ve belki de Hürmüz Boğazı'nı yeniden açacaktır. Çin ve Hindistan gibi etkilenen ülkelerin Tahran'a ablukayı kaldırması için baskı yapması da olasıdır.
Ekonomik abluka her iki taraf için de uygun bir seçenek gibi görünse de savaşın yeniden patlak vermesini engelleyemeyebilir. Amerikan yönetimi hava saldırılarını yeniden başlatma fikrinden vazgeçmedi ve önceki müzakere gücünü kaybeden Tahran, Amerikan deniz kuvvetlerine meydan okuyarak ve uluslararası çağrıları görmezden gelerek boğazı kapatma kartına sarılabilir. Giderek kötüleşen durum, yeni askeri çatışma turlarına yol açacaktır.
Unutmamalıyız ki, İran rejimi hayatta kalma mücadelesi verdiği için krizi mantıksız bir şekilde yönetiyor.