Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

Husilerin son dönemdeki bu hareketliliğin sebebi nedir?

İran, rejiminin hamisi ve Dini lideri Ali Hamaney’in cenaze töreninin sembolleri ile meşgulken, İran'ın köktenci liderliğine bağlı Husi örgütü, harekete geçmeye ve atakta bulunmaya karar verdi.

Devrim Muhafızları’na bağlı Mahan Havayolları’na ait bir İran uçağı, uluslararası ambargoyu ihlal ederek Sana'a Havaalanına indi. Uçakta bir grup Devrim Muhafızı subayı ve uzmanı bulunuyordu ve dönüşte de İran'daki yas törenlerine katılacak olan Husi liderleri taşıyordu.

Bu detaylara, Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü General Abdu Macali Şarkul Avsat’a yaptığı açıklamada yer verdi. Macali, Devrim Muhafızları uzmanlarının Husilerle birlikte askeri operasyonları yönetmek için geldiğini söyledi.

Husi askeri sözcüsü Yahya Seri ise çıkıp Suudi Arabistan ve Yemen hükümetine tehditler ve uyarılar içeren bir açıklama yaptı. Koalisyon Sözcüsü General Türki el-Maliki, bu tehditlere karşılık olarak, Suudi Arabistan Krallığı'nı hedef alan veya Yemen Cumhuriyeti'nin egemenliğini ihlal eden herhangi bir girişime “kararlı ve benzeri görülmemiş bir güçle” yanıt vereceklerini söyledi. Suudi Arabistan'ın Husilere yönelik bu tehdidi son zamanlarda alışılmadık bir durum.

Meşru Yemen güçlerinin Sözcüsü General Macali, Şarkul Avsat’tan meslektaşımız Abdulhadi Habtur’un kendisi ile yaptığı röportajda, özellikle Hudeyde ve batı kıyısında Husi birliklerinin konuşlanması ve bu bölgelerde yeni çatışmaların patlak vermesiyle ilgili açıklamalarda bulundu. Söylediği en endişe verici husus ise Husi örgütünün Kızıldeniz'e bakan batı kıyı bölgelerindeki cephe hatlarına yakın yeni tahkimatlar ve siperler kurduğuydu.

Hudeyde Vali Yardımcısı Velid el-Kudeymi de “X” hesabından bu duruma işaret etti ve çatışmalarda her iki tarafta da can kayıplarının yaşandığını dile getirdi.

Husilerin ve İranlı destekçilerinin amacı açık: Devrim Muhafızları liderlerinin Hürmüz Boğazı'nda güç kazanmanın sarhoşluğuna kapıldıktan sonra, Bab’ul Mendeb yakınlarında ve oradaki uluslararası denizcilik yollarında bir askeri oldubittiyi dayatmak için yoğun bir şekilde çabalamak.

İran çıkarları gerektiriyorsa, Husiler ve İranlı yöneticileri için bir kriz yaratmak ve yakın zamanda hüküm süren kırılgan sükuneti bozmak kolay. Husilerin pusulası budur ve bu yüzden kurulmuştur.

Ne yapılmalı?

Bu eylemler, Hürmüz’de olduğu gibi Bab’ul Mendeb kozunu kullanmak ve bu boğazların anahtarlarının İran’ın elinde olması için Husilerin ele geçirmeyi hedeflediği bu yerlerin yakınında ve içinde askeri, siyasi ve idari gerçeklikler oluşturan bir veya daha fazla adımla önceden engellenmelidir.

Kızıldeniz kıyıları ve Moka'dan Bab’ul Mendeb ve Kamaran Adası'na kadar uzanan Tihame bölgesi, tanık olduğumuz gelişmeler göz önüne alındığında, henüz hedef alınmamışsa bile, bir sonraki hedef olacaktır. Bu sert uyarılar, diplomatik mesajlardan ve konuşmalardan daha etkilidir.

Deniz girişlerinin kontrolü için verilen mücadele, eski çağlarda olduğu gibi şimdi de bugünü şekillendiren ve geleceği yönlendiren en önemli faktörlerden biri olmaya devam etmektedir.