Nebil Amr
Filistinli siyasetçi ve yazar
TT

Eisenkot İsrail'de generaller yönetimini geri getirecek mi?

General Eisenkot kazanır ve İsrail'de yeni bir hükümet kurarsa, bu generallerin iktidara dönüşü anlamına mı gelecek?

Eisenkot'tan önce başbakanlık yapan üç general var: İzak Rabin, Ehud Barak ve Ariel Şaron.

Üçünden ikisi İsrail'in siyasi ve askeri tarihinde iz bıraktı: Rabin ve Şaron. Üçüncüsü, Ehud Barak, doğrudan halkın seçimiyle göreve gelmesine ve askerlik hizmeti sırasında da en çok ve en önemli madalyaları almasına rağmen, feci bir şekilde başarısız oldu.

Rabin'in izi, Filistinlilerle bir uzlaşma riskini almasıyla somutlaştı. Bunu yapan ilk başbakandı ve bu riskin bedelini hayatıyla ödedi. Ayrıca suikasta kurban giden ilk başbakandı ve ölümünden sonra barış süreci çöktü.

Ehud Barak'ın adı da bir başarıyla ilişkilendirilir, ancak olumsuz bir başarı; Başkan Bill Clinton'ın Camp David'de son dakikadaki kurtarma girişimini başarısızlığa uğrattı. Bu, Filistinlilerle müzakere edilen çözüm sürecini sona erdiren ve Ariel Şaron tarafından başlatılan farklı bir sürece kapı açan önemli bir hadiseydi. Bu süreç, Gazze'den tek taraflı çekilme, Batı Şeria’da Ayrım Duvarının inşası ve kuzey Filistin'deki askeri mevzilerden ve yerleşim yerlerinden çekilme ile başlayan tek taraflı çözümün temelini atmak gibi görünüyordu.

Şaron'un bu adımları, başbakan olarak görevlerini yerine getirmesini engelleyen hastalığı nedeniyle daha en başından durdu. Ölümüyle birlikte, tek taraflı olarak dayatılan bir çözüm fikri de onunla birlikte öldü.

Üç general, Gadi Eisenkot'un askeri hizmeti sırasında üstleriydi. Profesyonel niteliklerine dayanarak ordunun komutasını devralmadan önce, hiç kimse generalin İsrail'i en yüksek siyasi ve komuta pozisyonundan yönetebileceğini hayal etmemişti.

Gazze savaşında oğlunu kaybeden general, Benny Gantz ile ittifak yaparak siyasi arenaya girdi. Daha sonra onunla fikir ayrılığı yaşadığı için ayrıldı ve bu kez başbakanlığa doğru kendi yolunu çizdi.

General Eisenkot kısa zamanda geniş çaplı bir popülarite kazandı. Kendisinden önce başbakanlık yapan üç generalin aksine, önemli sivil pozisyonlarda görev yapma deneyimi olmamasına rağmen, kamuoyu desteğinin önemli bir kısmı, Mizrahi (Doğu) kökenli ilk başbakan adayı olmasından kaynaklanıyordu. Ayrıca, büyük bir kesim Netanyahu'nun uzun süren iktidarından duyduğu bıkkınlık nedeniyle onun destekçilerine katıldı. “Ona duydukları sevgi yüzünden değil, Netanyahu'ya duydukları nefret yüzünden” dediğimizde, durumunu oldukça iyi özetlemiş oluyoruz.

İsrail'de ruh hali ve algı, siyasi bahislerde ve liderleri değerlendirmede çok önemli bir rol oynar. Başbakanlık için onun dışında diğer bütün adaylar denenmiş ve test edilmişti, o yüzden denenmeye hak kazandı.

Beklenmedik ve kolay bir şekilde popülerlik kazanan General Eisenkot, zafer kazanması durumunda, başta tamamen Siyonist bir koalisyon ile 61 sandalye eşiğini aşmak olmak üzere zorlu bir engeller yarışına girmek zorunda kalacak. Anketler bu koalisyonun imkânsız olduğunu veya bu engelin Arap milletvekillerinin doğrudan desteğiyle aşılabileceğini gösteriyor. İki rakip Siyonist kampın 61 sandalye engelini aşamaması nedeniyle, Arap milletvekilleri herhangi bir hükümetin kuruluşunda belirleyici rol oynayacak hale geldiler ve milletvekili sayıları 14'ü aşarsa etkileri daha da artacaktır.

General Eisenkot'un bir çözüm bulup gerçekten hükümet kurduğunu varsayalım, bu takipçilerden değil, liderlerden oluşan bir hükümet olacaktır. Bu durumda da vaat ettiği değişimi gerçekleştirme gücünü test eden bir sınavla karşı karşıya kalacaktır. Bu bağlamda, Knesset'te elde edeceği çoğunluk göz önüne alındığında, atabileceği adımlar da var. Bu adımlar, Haredilerin orduya alınması, 7 Ekim olaylarına ilişkin resmi bir soruşturma komisyonu kurulması, yargının güçlendirilmesi ve reform şemsiyesi altında yer alan diğer konular gibi iç meseleler ile ilgili olacaktır. Ancak dünyanın ondan beklediği şey, yapamayacağı veya başarması son derece zor olacak bir şeydir. Örneğin, Gazze konusunda ne yapacak? İran ve vekillerine karşı savaş konusunda Netanyahu hükümetinden nerede farklılaşacak? Filistin Otoritesi ile ilişkilerde değişim ne ölçüde olacak ve Netanyahu'nun bu kadar kesin bir şekilde kapattığı siyasi ufuk ne olacak?

General Rabin denedi, başarısız oldu ve suikasta kurban gitti.

General Şaron denedi, hastalandı, öldü ve fikri de onunla birlikte öldü.

Başbakan olabilecek dördüncü generale gelince, İsrail'deki savaş ve siyasette belirgin bir iz bırakabilir mi? Yoksa geçici bir olgu olan Ehud Barak deneyimi tekrarlanacak mı?

Kimse kesin olarak söyleyemez.