Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

Bravo Başkan!

İki gün önce Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron arasında Kahire’de düzenlenen basın toplantısında bazı Mısırlı ve Fransız gazeteciler arasında dikkat çekici bir polemik yaşandı.
Yaşanan polemiği aktarmadan önce provokatif katılımcı tarafın Fransa ve Mısır Cumhurbaşkanlarına baskı yapmak için insan hakları söylemini dillendiren bazı kuruluşlar aracılığıyla Macron’un Kahire ziyaretine eşlik ettiğini belirtelim.
Örneğin; İlginç bir karaktere sahip İnsan Hakları İzleme Örgütü, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a seslenerek, Mısır’daki insan haklarına yönelik felaket durumdan bahsetti ve zorla alıkonulan tüm mahkûmların serbest bırakılmasını talep etti. Tabi kimin suçsuz olduğunu Mısır yargısı değil onlar belirliyor.
Bu kurumlarla birlikte kendini aklamaya çalışan Macron, -ki burada Macron’a karşı Fransa sokaklarında düzenlenen gösterileri hatırlayalım- basın toplantısında susmayıp Sisi’ye serbest bırakılmasını istediği belirli kişilerden bahsetti. Macron, bu tutumuyla, devletlerarası protokol kurallarını ve Mısır yargısının egemenliğini ihlal etti.
Mısır ve Fransa arasında büyük ekonomik ve güvenlik çıkarları söz konusu. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Ekim 2017’de Paris’te Sisi’yi ağırladığı zaman bu hassas meselede misafirine ders vermeyi reddetmişti. Bundan dolayı Macron, hukuk kuruluşlarının eleştiri oklarına maruz kalmıştı.
Bu durum, Mısırlı bir gazeteciyi iki gün önce düzenlenen son basın toplantısında, Macron’a “Eski tutumunuzdan vazgeçtiniz mi?” sorusunun anlamını sormaya sevk etti.
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’nin basın toplantısında, Fransız bir gazetecinin sorusuna, “Mısır’da iç savaş çıksaydı bize neler yapabilecektiniz?” şeklinde karşılık vermesi hoşuma gitti. Sisi, basın toplantısında, “Mısır’da din merkezli devlet projesi başarısız oldu. Bunun için teröristler, askerleri, polisleri ve Mısırlı Hıristiyan halkı hedef alan bir dizi saldırılarla intikam alıyor” dedi.
Doğrusu Mısır Cumhurbaşkanı, -ona karşı tutumunuz ne olursa olsun- iyi niyeti, saflığı ve sıradan arsızlığın söz konusu yabancı örgütlerin yöneticileri üzerindeki hâkimiyetini kabul ettiğimizde, yabancı örgütlerin saçmalıklarını bir kenara bırakıp Mısır devletini ve halkını korumak ve Mısır’ı bir durumdan başka bir duruma taşıyan sebepleri sağlamak için ulusal görevini yerine getiriyor.
Fakat dikkat edersek bu Batılı kuruluşların arkasında siyasi şüphelerin yer aldığını görürüz. Çünkü bu kuruluşlar devamlı olarak insanlara odaklanıyor ve başkalarına yumuşak davranılmasını söyleyerek vakit geçiriyor.
Müslüman Kardeşler ve müttefikleri, Mısır’a ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi’ye karşı açık ve etkileyici bir uluslararası propaganda yürütüyor. Bazen de Müslüman Kardeşler karşıtı olduğu zannedilen kimseler, Mısır’ın geleceğine yönelik hayal kırıklığı yaratmak için Whatsapp üzerinden karşılıklı sistematik espriler şeklinde bu propagandaları tekrarlıyor.
Özetle Bravo Başkan!