Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

Katar futbol takımı

Kupa finaline ulaşmak için mücadele eden iki takım arasındaki futbol müsabakasında kesinlikli bir takım galip gelecektir. Katar ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) takımı arasında BAE’de oynanan Asya Kupası yarı final karşılaşmasında da tam olarak bu gerçekleşti.
Bu karşılaşmayı bir spor mücadelesi olarak değerlendirebilirsiniz. Fanatikliğin dozunu artırıp bunun Suudi Arabistan-Kuveyt derbisi gibi yıllardır devam eden coşkulu bir Körfez karşılaşması olduğunu söyleyebilirsiniz. Yine bu karşılaşmayı futbol müsabakasını mevcut siyasi çekişme kapsamında değerlendirenlerin yaptığı gibi ele alabilirsiniz.
Doğrusunu söylemek gerekirse son futbol karşılaşmasını spor kapsamında değerlendirmek zor. Bu karşılaşmayı sadece oyuncularının yetenekleri ve gücü, antrenörlerinin profesyonelliği, Katar vatandaşlarından ve Katar halkından daha çok Katar’a bağlı olan farklı uyruklardan elde ettiği idari, siyasi, mali ve medya desteği bakımından değil, aksine farklı uyruklara sahip olması bakımından Katar’ın sıra dışı takımı kazandı.
Hiç şüphesiz futbol kriterlerine göre Katar takımı, 2019 Asya Kupası’nda gerçekleştirdiği tüm başarıları hak ediyor. Ancak Katar futbolunun, kulüplerinin ve takımlarının yanı sıra genel olarak Katar’ın rekabet merkezli sporunu ortaya çıkaranların ürettiği yeni bir olgudan bahsediyoruz: Vatandaşlık olgusu.
Vatandaşlık kapısını açmak, sıradan ve doğal rekabeti katletmek demektir. Dünya kupasını kazanan Fransa takımının Zidane ve arkadaşlarının takımı olduğunu iddia etmek doğru değildir. Zira Fransa takımı da farklı uyruklardan oluşuyor. Aksine hepsi de tam bir vatandaşlığa sahip Fransız ailelerden geliyor. Örneğin Zinedine Zidane, Cezayirli ikinci ya da üçüncü nesil göçmenlerden birisidir. Onun gibi diğerleri de Afrika ya da Latin kökenlidir. Arap takımları da dâhil tüm dünya takımları böyledir. Fakat Katar’ın bulduğu düşünce, bunlardan farklıdır. Katar, başka bir devletin vatandaşlığını ve pasaportunu taşıyan birisini getirip karşılaşmalarda Katar takımlarını temsil etmesi için kendisine Katar pasaportu verdi. Hatta spor alanında hızlı ve etkileyici kazanımlar elde etmek için durum, Latin Amerika gibi Arap olmayanlara vatandaşlık vermeye kadar gitti.
Gerçek başarı, farklı kaynaklardan ziyade Katarlı oyuncularla gerçekleştiği zaman daha tatlı ve daha güvenilir olur. Fakat en nihayetinde onlar, Katar’da doğmuş, Katar kültürüyle büyümüş ve Doha, Museyid ve el-Rayyan’ın mahallelerinde yetişmiş Katarlı gençlerdir.
Katarlı yıldız futbolculardan Mansour Muftah ve arkadaşlarının zamanında olduğu gibi burada spordaki başarı sevinci, doğal ve güzel bir karaktere bürünür.
Yine belirtelim ki şu anki Katar takımının gücünden şüphe etmiyoruz. Buradaki tartışma, hem futboldan uzak hem de futbola yakın tamamen farklı bir meseleyle ilgilidir.