ABD merkezli Bloomberg haber ajansının yaptığı bir araştırmada Erdoğan Türkiye’sinin ABD düşmanlarıyla tehlikeli ilişkiler kurduğu ortaya çıktı.
Türk-Amerikan ittifakına göre -eğer gerçekse- dış politikaların tamamında değil de çoğunda bir uyum olması gerekiyor. Ancak bu durum, Washington ve Ankara arasında henüz gerçekleşmedi.
Trump yönetimi, İran Humeyni rejimini güçlü bir şekilde kuşatmaya karar verdi. Erdoğan rejimi ise, hızlı bir şekilde İran rejimiyle işbirliği yapmaya girişerek İran parasının akması için Türkiye’yi bir musluğa dönüştürdü.
Guevarizm yanlısı ve sol eğilimli Venezuela ile ABD arasında gergin ilişkiler, doruk noktasına ulaştığı bir zamanda Venezuela ve Türkiye arasında dikkat çekici ekonomik ve politik ilişkilerin olduğunu görüyoruz.
Bloomberg’in haberine göre Kasım 2018’de ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela ile ticari işlemlerine devam etmemesi konusunda Türkiye’yi uyarması için Ankara’ya özel bir temsilci göndermesinin ardından Venezuela altınına yaptırım uygulama yetkisi veren başkanlık emrini imzaladı. Öte yandan Türk hükümetinin kayıtlarında yer alan resmi açıklamalara göre toplam sermayesi sadece 1 milyon dolara ulaşmasına rağmen Sardes şirketi, 900 milyon dolarlık altını Venezuela’dan Türkiye’ye nakletti.
Türkiye’nin İran’la ilgili gerekçesine işaret eden habere göre iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler, önemli bir faktör olarak addedilemez. Zira Bloomberg’in topladığı verilere göre Venezuela, Türkiye’nin en büyük 20 ticari ortağı arasında yer almıyor.
Terörizmin Finansmanıyla Mücadeleden Sorumlu ABD Hazine Bakan Yardımcısı Marshall Billingslea, kanlı altınla iş yapmaması konusunda Türk şirketine uyarıda bulundu.
Haberde, Türkiye ve ABD’nin artık iki dost ülke sayılmasının mümkün olmadığı vurgulandı. İsimlerinin açıklanmasını isteyemeyen iki ABD’li yetkili, iki ülke arasındaki mevcut ilişkinin sadece pragmatik olup güvene dayalı olmadığını söyledi.
Türkiye’yle ilgili açıklamalar böyle. Şu an Türkiye gibi Katar da aynı şekilde hareket ediyor. Ortadoğu Araştırma Forumu’nun ‘Katar: Ortak mı yoksa stratejik bir tehdit mi?’ başlığıyla düzenlediği konferansta ABD Kongre Üyesi Roger Marshall, ‘Katarlıların şiddeti, terörü ve kan dökmeyi desteklemesi ABD ortaklığını kuşkulandırıyor’ açıklamasında bulundu.
Kongre üyesi Jack Bergman ise Doha’nın çelişkili roller oynamasından dolayı eleştiride bulundu. Zira Doha, bir yandan terörle mücadele edip barış ve uzlaşmayı hâkim kılmaya yönelik girişimleri desteklediğini iddia ederken bir yandan da İran’la güçlü ilişkileri, silahlı terör gruplarını ve İran’la daha fazla ortaklık kurulmasını destekliyor.
Aynı şekilde Katar, yaptırımlardan kaçması ve mevcut durumunu normalleştirmesi için İran’a yardım ediyor. Kim bilir belki daha sonra Katar ve İran’ın yoldaş Maduro’yu yüzeye çıkartmada rol üstlendiklerini görebiliriz.
Bugün Washington görünüşte Katar ve Türkiye gibi dostlarla birlikte. Kim düşmanlara ihtiyaç duyar ki!
TT
Venezuela ve Türkiye… Kanlı altın
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة