Şaşırtıcı teknolojik gelişmeler, büyüyen e-ticaret ve alışverişte artan kredi kartı kullanımı sayesinde dünya, güçlü adımlarla nakitsiz bir geleceğe doğru ilerliyor. Bu durumun hemen gerçekleşmeyip yıllar alacağı doğru. Fakat endeksler ortada.
Birçok araştırma ve rapor, nakitsiz ödeme işlemelerinin arttığına ve nakit kullanım hacminin azaldığına işaret ediyor. Örneğin, 2017 yılında İngiltere’de kredi kartı ve POS cihazlarıyla ödeme işlemleri, ilk defa nakit ödeme işlemlerini geçti. Nakit kullanımının 2033 yılıyla birlikte İngiltere’de ödeme işlemlerinin yüzde 10’unu geçmeyeceğine dair tahminlerin yer aldığı yeni bir rapor bu hafta yayımlandı. Bilindiği üzere nakitsiz bir dünyaya dönüşümün bundan daha hızlı bir şekilde gerçekleşeceğini söyleyenler var. Yani İngilizlerin yüzde 41’i, yaşarken bu dönüşümü göreceklerini düşünüyor. Aynı şekilde gençler, bu dönüşümün bir ayrıcalık olduğunu görüyor. Çünkü gençler, nakitten ziyade banka kartlarını ve e-ödemeyi daha fazla kullanmaya başladı.
Nakit kullanmak yerine banka kartlarını ve e-ödemeyi kullanmanın pek çok avantajları bulunuyor. Güvenlik duygusunun yanı sıra hız ve işlemleri gerçekleştirme kolaylığı en önemli avantajlardandır. Zira insan, büyük miktarda para taşıdığı zaman kaybetme ya da çaldırma endişesine kapılıyor. Buna ek olarak “Alibaba”, “Amazon” ve “souq.com” gibi sitelerden alışveriş yapmanın ve e-ticaret işlemlerinin artması, e-ödeme kullanımının genişlemesine katkı sağladı.
Yayımlanan birçok araştırma, nakit kullanma işleminin gelecek 10 yıl boyunca gerilemeye devam edeceği konusunda aynı görüşe sahip. Örneğin, İngiltere’de finans ve bankacılık hizmet sektörünü temsil eden Avrupa Birliği’nden geçen yıl yayınlanan bir rapor, 2017 yılında yüzde 34’lük işlem hacmiyle karşılaştırıldığında nakit ödemenin 2027 yılıyla birlikte toplam mali işlemlerin sadece yüzde 16’sını oluşturacağına işaret etti. Buna kıyasla temassız ödeme tekniğine sahip banka kartlarıyla ödeme, 2017’deki yüzde 15’lik dilimden yüzde 36’ya yükselecek.
Bu hızlı dönüşüm nedeniyle gelişmiş ülkelerdeki bankalar, klasik işlemlerinde büyük baskılara maruz kalıyor. İnsanların kredi ve bankamatik kartlarıyla ödemeye, cep telefonlarındaki karekod ya da yüz, göz ve e-parmak izi tekniğini kullanan biyometrik ödeme tekniklerini kullanmaya yönelmeleriyle birlikte bankalar, bazı şubelerini kapatıyor ya da ATM’lerin sayısını azaltıyor.
Örneğin İngiltere’de bankalar, çek yerine kartla ödemenin ve ATM kullanımının artmasından dolayı kendi hizmetlerini kullananların sayısının azaldığını fark etmesinin ardından çok sayıda şubesini kapattı. Bu, en azından yakın gelecekte bankaların tamamen ortadan kaybolacağı anlamına gelmiyor. Fakat bankalar, e-ticaretteki büyük gelişmenin yanı sıra internet çağında peş peşe meydana gelen değişimlere, teknolojik anlamda özellikle de cep telefonu konusunda dev atılımlara ayak uydurmak için e-ödeme araç-gereçlerinin gelişmesi ve e-ödeme işlemlerinin artması karşısında şube sayısını azaltmak zorunda kalacak.
Bugün Batılı ülkelerde hızlı bir şekilde meydana gelen bu değişimler, yavaş yavaş ve farklı şekilde gelişmekte olan ülkelere intikal ediyor. Bazıları, e-ödeme işlemlerindeki modern teknolojinin okuma-yazma bilmeyenlerin oranının yüksek olduğu bazı ülkelerde de artan bir şekilde kullanıldığına şaşırabilir.
Örneğin Hindistan, mali işlemler sırasında kimlik doğrulama aracı olarak biyometrik teknolojiyi kullanıyor. Yani Hindistan, uluslararası düzlemde bu alanda en büyük bilgi bankasına sahip. Bu ulusal kimlik programı kapsamında kimlik doğrulamak için resmi ya da mali işlemlerde kullanılabilecek biyometrik teknolojiye dayalı olarak vatandaşların rakamsal kimlik bilgileri depolandı.
İngiltere merkezli “The Guardian” gazetesinde yayımlanan bir rapor, Çin’de de parmak izi ve yüz tanıma teknikleriyle ödeme yapma işlemlerinin büyük oranda arttığına işaret etti. Alibaba sitesinin düzenlediği Bekârlar Günü’nde yani 11 Kasım 2018 tarihinde e-ticaret işlemlerinin değeri, yaklaşık 31 milyar dolara ulaştı. Alışveriş yapanlardan yaklaşık yüzde 60’ı, banka kartlarının şifrelerini girmek yerine parmak izi ya da yüz tarama tekniğini kullanarak ödeme yaptı.
Güney Afrika’da bir banka, birçok ATM’de biyometrik teknolojiyi kullanmaya başladı. Müşteri, bankada hesap açmak için makineye parmak izini taratıyor. Parmak izinin İçişleri Bakanlığı’na bağlı bilgi bankasındaki mevcut kayıtla karşılaştırılması suretiyle müşterinin kimliği elektronik ortamda doğrulanıyor.
Bu teknolojiler, bazı Arap ülkelerinde mevcut olup banka işlemlerinde ve e-ödeme sistemlerinde henüz kullanıma girmedi. Ancak havalimanlarında giriş-çıkış sisteminde ya da İçişleri Bakanlıklarına bağlı bilgi bankalarına dayanarak kimlik kartlarını doğrulamada kullanılıyor. Teknolojiler, mevcut olduğu sürece bu teknolojilerin kullanımı, e-ödeme işlemlerini kapsayacak şekilde hızlı bir şekilde artacaktır.
Sonuç olarak şunu da söylemeliyiz ki nakitsiz bir dünya düşüncesini gerçekleştirmeye doğru giden dev teknolojik gelişmeyle birlikte uzmanlar, bunun gerçekleşmesi için en az 10 yıldan fazla süreye ihtiyaç duyulduğunu söylüyor. Dünyanın bir bölümünde gerçekleşse bile bu durum, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında artan teknolojik boşluk nedeniyle dünyanın diğer bölümlerinde erişilmesi zor bir hayal olarak kalacaktır. Zira gelişmekte olan ülkelerin, siyasi kriz girdabından kurtulup yeni nesillerin geleceği ve onları teknolojik gelişmeye nasıl dâhil edebileceği konusunda ciddi bir şekilde düşünmesi gerekiyor.
TT
Nakitsiz bir dünyaya uyum sağlamak
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة