Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

​Cezayir, Libya ve Sudan’da insanların hayali ne?

Cumhurbaşkanının görev süresini uzatan Mısır’ın anayasa değişikliğiyle generallerin -Sudan’da olduğu gibi- iktidara gelmesine, ordunun Cezayir’de olayların gidişatını kontrol etmesine, General Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu ile Müslüman Kardeşler (İhvan) tarafından desteklenen Fayiz es-Serrac liderliğindeki Trablus hükümeti arasındaki şiddetli çatışmaya kadar oldukça kritik bir soru gündeme geliyor. O soru; halkın yaşamında önemli olan ne? İskandinav ülkeleri tarzında demokrasi mi yoksa istikrar, ekonomik kalkınma ve güvenlik mi?
Son anayasa değişikliğinin meşru olup olmadığı konusunda sol görüşlü aydınların tartışması ya da demokrasi adına İhvan’a saldırmaları, çoğunluğu oluşturan sıradan Mısırlı vatandaşı ilgilendiriyor mu?
Sıradan bir Mısırlı için Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin 4-6 yıl görevde kalması mı yoksa iş, güvenlik, turizmin gelişmesi, döviz akışı, güçlü dünyayla iyi ilişki, Mısır lirasının alım değerinin yükselmesi, yolların artması, kaliteli kamu hizmeti, eğitim ve sağlık mı önemli?
Ülkenin birlik ve güvenliğinin sağlanması, kanun egemenliği, kaynakların Libya halkı için somut bir gerçeğe dönüşmesi, Kaddafi, terör ve kaos yıllarından sonra bu büyük petrol ülkesinin normal bir ülkeye dönmesi şartıyla şiddetli savaşlardan, terör vebasından, devlet kurumlarının çökmesinden, DEAŞ unsurlarının ve Afrikalı göçmenlerin akın etmesinden, sınırların ve limanların zarar görmesinden dolayı sıkıntı içinde yaşayan Libya halkı için Fayiz es-Serrac’ın ya da Halife Hafter’in ülkeyi yönetmesi önemli mi?
Güneyin kaybedilmesinin ardından ülkenin bütünlüğünün sağlanması, ekonomik ve sosyal güvenliğin gerçekleşmesi, komşu Arap ve Afrika ülkeleriyle iyi ilişkiler kurulması, ülkenin imajının iyileştirilmesi –ki Sudan, Usame bin Ladin’in yanı sıra el-Kaide ve terör unsurları için bir sığınaktı- şartıyla Sadık el-Mehdi’nin, Mirgani’nin, Meslek Grupları Birliği Başkanı’nın ya da ordudan bir generalin ülkeyi yönetmesi, Sudan halkı için önemli mi?
Bu sorular, ülkelerimizdeki insanların önceliğinin güvenli yaşam, adalet ve ekonomik kalkınma değil de Danimarka ya da Norveç tarzında siyasi bir sistem elde etmek şeklinde klasik tezle karşı karşıya kalıyor. Diğer bir ifadeyle liberal Batılı anlamda özgürlük, Batı perspektifinde diğer değerlere hâkim en yüce değerdir. Öte yandan Doğu ve Arap perspektifinde ise adalet, en yüce değer sayılmaktadır.
Değer, Sünni siyasi düşüncede standartlaşan kültürel fikirleri temsil ediyor. Bu değere göre dini bakımdan kendisinden razı olunmasa da istikrarı sağlayan hükümdar, fitneye yani kaosa, güvenlik ve sosyal kargaşaya tercih ediliyor.
Bu değer, bugün kendisini ve sorularını tekrarlayan Arap ve İslam çağlarının bir tecrübesidir.