Şarkul Avsat Türkçe https://turkish.aawsat.com Şarkul El-Avsat gazetesi dünyaca en ünlü günlük Arapça gazetesi sayılır. Farklı dört kıtada bulunan 12 şehirde aynı anda basılmaktadır. http://feedly.com/icon.svg

Sıfır toplamlı yeni bir oyun

Sıfır toplamlı yeni bir oyun

Çarşamba, 17 Şubat, 2021 - 08:45
Vitaly Naumkin
Rusya Bilimler Akademisi ve Doğu Bilimleri Enstitüsü Bilim Direktörü
 

Sıfır toplamlı oyun, oyun teorisinde kullanılan bir terimdir. Burada, bu terimin çoğu zaman iş veya siyaset dünyasında iki ya da daha fazla kişi arasında, bir tarafın kaybının diğer tarafın kazanımına eşit olduğu bir oyun veya bahis ile ilişkili bir anlamı olduğunu hatırlatmak isterim. Kendisine verilebilecek en basit örnek günlük hayattandır; taksiye ödenen ücret. Bu durumda bir kişinin geliri ve kazancı diğeri için kayıptır. Diğer bir deyişle, kazançtan kayıplar çıkarıldığında sonuç sıfır olur, yani birisi kazandığında diğeri mutlaka kaybeder. İkisi birlikte ne kazanabilir ne de kaybedebilirler. Bu açık ve net bir biçimde çelişkili bir durum. Öte yandan, iki taraf gerek kazanımı gerek kaybı paylaşabiliyorlarsa bu durumda  “sonu sıfır toplamlı olmayan oyun” veya “toplamı sıfır olmayan oyun” olur.

Dünyanın iki kutuplu olduğu dönemde, uluslararası ilişkiler alanın önemli bir bölümüne sıfır toplamlı oyun hakimdi. Ortadoğu ülkeleri de bu oyuna mahkum olmuşlardı, bu nedenle küresel rakipler onları bu oyunda bir kart olarak kullandılar. Ortadoğulu oyuncuların da iki kutuplu dünyanın iki merkezi arasındaki çatışmayı kendi yararlarına kullanmayı denediklerini ve kimi zaman bunda başarılı olduklarını söylemeliyiz.

Soğuk Savaş'ın ve iki kutuplu dünyanın sonu, küresel sıfır toplamlı oyununun da sonu anlamına geliyordu. Ortadoğu artık rahat bir nefes alabilecek gibi görünüyordu, ama bunun geçici bir moladan ibaret olduğu açığa çıktı. Dünyanın çok kutuplu hale geldiği gerçeğine rağmen, giderek daha fazla dayanışma ve iş birliği gerektiren yeni ve ortak zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Önceki çağlardan beri çok iyi bildiğimiz bir oyun ufukta yeniden göründü ve sonra hızla somut bir form kazanmaya başladı. Bugün Ortadoğu'daki ister eski, karmaşık ve çözülmemiş çatışmalara isterse yenilerine baktığımızda, üç düzeyde oyuncular arasındaki ilişkilerde ortaya çıkan sıfır toplamlı oyunun unsurlarını görebiliriz. Bahsettiğimiz oyuncular, kendileri de dahil olsun veya olmasınlar bu çatışmalarda çıkarları aynı düzeyde çakışan yerli, bölgesel ve küresel oyunculardır.

Örneklerini görmek için çok uzağa gitmeye gerek yok, herkes tarafından biliniyor. Örneğin, bölgedeki uzman Rus meslektaşlarımdan bazıları, Suriye'de çatışan tarafların bazı temsilcilerinin ne yazık ki sıfır toplamlı oyunun kurallarının etkisinde kaldıklarını fark etmişler. Bu ise, müzakere sürecini zorlaştırıyor. Uluslararası arabuluculuk çabalarına katıldığım için her zamanki gibi bu konudaki fikrimi açıklamayacağım.

Bunun yerine çok uzun ve karanlık bir tünelin sonunda bir umut ışığının görüldüğü Libya'yı ele alalım. Bilindiği gibi, İsviçre'de bir araya gelen Libya Siyasi Diyalog Forumu, birkaç gün önce, Libya Başbakanı olarak Abdulhamid Dibeybe’yi, başkanlık konseyinin başkanı olarak da Muhammed Menfi’yi ve konseyin üç üyesini seçti. Konsey ve başkanı, ülkeyi uzun zamandır beklenen ve nihayetinde birleşmesine yardımcı olacak 24 Aralık’taki ulusal seçimlere hazırlayacak.

Uzlaşı sürecinin başladığı haberi Rus uzmanlar topluluğu tarafından büyük bir heyecanla karşılandı. Bununla birlikte, sahadaki olaylar geçmişte birçok kez en gerçekçi görünen planları bile başarısızlığa uğrattığı için, uzmanlar da ihtiyatlı bir iyimserlik içinde. İçlerinden biri, kimliğinin açıklanmaması kaydıyla, ülkedeki  mevcut durumun biraz, Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin Trablus'ta göreve gelmesinden önceki duruma benzediğini belirtti. Hatta toplumda derinleşen kutuplaşma, kötüleşen ekonomik durum ve Libya topraklarında yabancı güçlerin varlığı nedeniyle durumun daha da karmaşık olduğunu kaydetti.

Uzman ayrıca, güvenlik alanında reform konusunda herhangi bir anlaşma yapılmamasının ve polis kuvvetlerinin geleceğinin ciddi bir biçimde tartışılmamasının, tarafların aralarındaki rekabetin devam etmesine yol açacağına da dikkat çekiyor. Son yıllarda askeri tecrübe, hatta siyasi tecrübe kazandıktan sonra bu gruplar, her duruma uyum sağlayabilme kabiliyetlerinin yüksek olduğunu, sadece ülkenin siyasi sisteminde değil, aynı zamanda ekonomisindeki pozisyonlarını da savunmaya hazır olduklarını gösterdiler.

Yine adının açıklanmasını istemeyen bir başka uzman, bölgesel bazda bir hükümet kurma ilkesi hakkındaki şüphelerini dile getirdi. Nitekim, hükümetin kurulmasının tüm olumlu yönlerine rağmen, yeni hükümet oluşumunda Batılı güçlerin çoğunluğu oluşturmaları ve güvenlik alanında reform yapılmadan bir sonuca ulaşılması, nihayetinde ülkenin parçalanmasına yol açabilecek yeni çatışmalara kapı aralayabilir.

Bir başka uzman, kimliklerini açıklamadığı tanınmış yabancı meslektaşlarının görüşlerini aktararak, Ulusal Diyalog sırasında oyların satın alındığı ve benzeri yozlaşmış manipülasyonlara başvurulduğu gibi seçilen Dibeybe Listesi’nin meşruiyetini sarsan iddialarına atıfta bulunuyor. Ancak bu tür söylentiler ve suçlamalar birçok ülkede, hatta demokrasi alanında sağlam bir üne sahip olanlarda bile görülür. Buna ilaveten, uzmana göre bu zafer, ülkedeki bölünmeyi daha da derinleştirme ve istikrarı bozma riski taşıyor. Akile Salih'in kaybı Halife Hafter'i güçlendirecek, ancak Hafter'in pozisyonunun pekiştirilmesi sadece el Ubeydat kabilesinin desteğine sahip olan Akile Salih'e değil, aynı zamanda Sireneyka-Barka’daki diğer güçlere de bağlı. Fetih Başağa'nın yenilgisine gelince, bunun anlamı; Trablus milislerinin pozisyonlarının güçleneceği. Bu ise, onlara son aylarda kaybettikleri mevkileri geri kazanmakta yardımcı olacaktır. Öte yandan Akile Salih, Fethi Başağa, hatta Fayez es Serrac’ın bile siyasi oyunun dışında oldukları düşünülemez, çünkü her biri sahada ve uluslararası toplumda özel bir desteğe sahip. Serrac’a gelince, henüz hiç kimse yeni yürütme otoritesinin göreve başlamasından sonra ülkedeki yeni siyasi kadrodaki yerini tahmin etmeye cesaret edemiyor.

Uzmanlar bana şunu soruyorlar: Uluslararası toplum, neden işleri hepimize umut veren bu pembe siyasi birleşmenin yerini, Libya'daki parçalanmış askeri ve siyasi gruplar arasında yeni bir rekabet turunun alabileceği şekilde yürüterek risk alıyor? Gerçekleşmesi durumunda bu, BM’nin arabuluculuk çabalarının itibarına indirilen bir başka darbe olmaz mı? Ama dış taraflar bugün hiç olmadığı kadar çok bölünmüş bir durumda iken BM olmayacaksa başka kim arabulucu olabilir? Kötü şöhretli "sıfır toplamlı oyun" bağlamında, ABD’nin seçim sonuçlarından açıkça memnun olmadığını belirtmek isterim, çünkü Amerikalı diplomatlara göre bu sonuçlar Rusya’nın konumunu güçlendirebilir.

Barış çözüm sürecinin başarılı olabilmesi için, buna dahil olan tüm küresel ve bölgesel oyuncular arasında yapıcı bir etkileşim kurmak, askeri çatışmaların yenilenmesi olasılığını dışlamak için Libyalı taraflara etki etmek, ulaşılan anlaşmaların somutlaştırılması yolunda ilerlemelerini teşvik etmek gerektiği aşikar.

Yaklaşık bir yıl önce, önde gelen Rus siyasetçi ve bilim adamı, eski başbakan Yevgeni Primakov'un doğumunun 90. yıldönümünde düzenlenen anma toplantısında, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un da bir konuşma yaptığını hatırlıyorum. Lavrov, prensipte "sıfır toplamlı oyuna" karşı olduğu için bu politikacının, her zaman, ülkeler arasında geniş bir iş birliği olmadan zamanımızın pek çok sorununun etkili bir şekilde üstesinden gelmemizin mümkün olmayacağı önermesinden yola çıktığından bahsetmişti. Bu önermeye göre ayrıca, taraflar arasında mevcut anlaşmazlıklar; krizleri ve çatışmaları çözmek, terörizm, uyuşturucu kaçakçılığı, organize suç ve kitle imha silahlarının yaygınlaşması gibi ortak tehditlerle mücadele etmek için ortak eylemin önünde bir engel teşkil etmemelidir. Bugün, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da uzun vadeli bir uzlaşma sağlamak, bu acil görevler arasında ilk sıralarda yer almaktadır.


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya