Şarkul Avsat Türkçe https://turkish.aawsat.com Şarkul El-Avsat gazetesi dünyaca en ünlü günlük Arapça gazetesi sayılır. Farklı dört kıtada bulunan 12 şehirde aynı anda basılmaktadır. http://feedly.com/icon.svg

G7: Çifte standartlı bir ahlak dünyası

G7: Çifte standartlı bir ahlak dünyası

Cumartesi, 8 Mayıs, 2021 - 12:15
İmil Emin
Mısırlı yazar

G7 dışişleri bakanları iki yıldan sonra, kriz içinde ve bölünmüş olan dünyanın durumunu görüşmek ve haziranda düzenlenecek G7 liderler zirvesine hazırlanmak amacıyla ilk kez Londra’da yüz yüze bir araya geldiler.

Hint delegasyonunda görülen koronavirüs vakalarının yarattığı korkunun etkisinde salı günü gerçekleşen toplantı, taşı toprağı ve insanı ile mavi gezegeni kurtarmayı düşünmek için bir fırsattan ziyade, sanki grup ülkelerini ilgilendiren sıcak dosyaları ele almak için ileriye dönük bir girişim gibiydi. Bu, üstten bakma eğilimi ve özellikle korona zamanında ulusal uyanışı belirginleşen pragmatik bir dünyanın özellikleri ve göstergeleriyle tutarlı.

ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, Japonya, İtalya ve Kanada’yı içeren G7 1976 yılında kurulduğunda, kelimenin tam anlamıyla Batılı olan bu uluslararası yapının ortaya çıkışının ve yükselişinin arkasındaki temel amaç, politikaları koordine etmek ve çeşitli alanlardaki küresel konumunu korumaktı. O dönem, Soğuk Savaş’ın en yoğun yaşandığı dönemdi. Kuruluşunun üzerinden geçen neredeyse 50 yıl içinde, küresel sahne değişti. Yeni gelişmeler su yüzüne çıktı ve insanlığın başına felaketler geldi. Özellikle de Rusya Federasyonu’nun farklı mekanizmalarla da olsa eski Sovyet mirasının önemli bir bölümünü geri kazanması, dünyanın kalbinin doğuya, Asya’ya yönelmesi ışığında kaçınılmaz olarak yamacının kapatması gereken delik de büyüdü. Keza Londra’daki G7 dışişleri bakanları toplantısının merkeziymiş gibi görünen Çin’in yıldızı da her geçen gün yükseliyor. Belki de dillerde tekrarlanan temel soru şu; her geçen gün mutasyona uğrayan ve milyonlarca insanın hayatını almakla tehdit eden kötü bir virüse karşı yoksul dünyanın mücadelesini desteklemek için herhangi acil ve önemli karar alındı mı? G7’nin sonuç bildirgesinde bir tür çifte standartlı ahlakla temas ediyoruz. Bildirge, geleneksel ve hiçbir faydası olmayan bir retorik ifadeyle, koronavirüse karşı aşılara eşit erişim ihtiyacını vurguladı.

Ancak gerçek şu ki, esas olarak AstraZeneca aşılarını sağlayan Küresel Aşı Erişim Programı Covax şu ana kadar 121 ülke ve bölgeye sadece 49 milyon doz aşı sağladı. Oysa 2021 yılı için açıklanan hedef 2 milyar dozdu.

Hindistan'daki trajik ve insanlık dışı durum, belki de grubun ve diğer uluslararası blokların bir insani iş birliği ve dayanışma özelliği göstermedeki başarısızlığına işaret ediyor. Bu salgın sona erdiğinde, milliyetçilik ve şovenist temeller üzerinde birikmiş ve pekişmiş düşmanca duygular ortaya çıkacak, bu duygular da dünya barışını tehdit edecek. G7 için önemli olan, Çin'in ekonomik büyümesini sınırlamak ve askeri gücünün büyümesini sekteye uğratmak. Bu durum, Amerikan siyasetinin Henry Kissinger türünden yıldızlarını ve ABD Savunma Bakanı General Lloyd Austin gibi 4 yıldızlı generallerini kaçınılmaz olarak yaklaşan bir ABD-Çin çatışması konusunda uyarı ve ikazda bulunmaya sevketti.

ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken; "Amacımız Çin'i durdurmaya çalışmak değil” diyerek Pekin’e yönelik ABD’nin gerçek niyetlerini gizlemeye çalıştı. Blinken şunu da ekledi; “Yapmaya çalıştığımız şey, ülkemizin geçtiğimiz yıllarda sadece vatandaşlarımızın değil, Çin de dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki halkların yararı için çokça yatırım yaptığı küresel kurallara dayalı düzene saygı duyulmasını sağlamaktır.”

Ancak, Amerikan sahnesinin gerçek niyeti, ki bu büyük olasılıkla G7 ülkelerinin geri kalanı için de geçerli, ABD Afrika Komutanlığı AFRICOM Kuvvetleri Komutanı General Stephen Townsend’in uyarılarında ifade buluyor. General, birkaç gün önce Çin'in artan tehdidinin yalnızca Pasifik Okyanusu’ndan değil, aynı zamanda Atlantik Okyanusu'ndan da gelebileceği konusunda uyarıda bulundu. Bu başlı başına bir konu ve belki bir gün kendisini ele alırız.

Son toplantının seyrinin dikkatli ve incelenmiş bir takibi, önümüzdeki ayda Biden ile Putin arasında bir görüşme gerçekleşeceğiyle ilgili sızdırılan haberlere rağmen, Putin Rusyası’nın hala bir Amerikan hedefi olduğunu gösteriyor.

Salı günkü toplantıdan sonra Blinken, ABD'nin Rusya ile yüzleşen bu ülkeye ideolojik ve lojistik "kararlı" desteğini teyit etmek için doğrudan Ukrayna’nın başkenti Kiev’e yöneldi. Bu, Ukrayna dosyasını, sadece Ukraynalıların değil, uluslararası barış ve güvenliğin fitilini ateşleyebilecek bir kıvılcım haline getiriyor.

Adet olduğu üzere son G7 toplantısının sonuç bildirgesinde çelişkiler üzerine oyun insan hakları meselelerinde temsil edildi. Londra’da bir araya gelen katılımcılar, Rus muhalif Aleksey Navalny’nin tutuklu olması nedeniyle Moskovo’yı güçlü bir şekilde hedef aldılar. Rusya'da genel olarak insan haklarının kötüleşmesinden, sivil toplum ve medyanın alan ve haklarının kısıtlanmasından duydukları öfkeyi dile getirdiler. Gelişmekte olan dünyaya ve yoksul halklara ilaç ve aşı sağlamak veya dünyada acı çekenlerin yararına aşı patentlerden feragat etmekle ilgili insan haklarına gelince bildirge şu ifadeyle yetindi; “G7 ülkelerinin gelecekteki salgın tehditleriyle mücadele ve ekonomik büyüme kapasitesini güçlendirecek sağlık sistemlerine yatırım yapmak.” Bu ifade G7 ülkelerinin, kendine ibadet edecek kadar kendi etraflarında döndüklerini gösteriyor. Rusya'da bir vatandaşın tutuklanmasının kınanması, adı veya etiketi ne olursa olsun, bu uluslararası blokların çöküşünü kanıtlayor saçma bir mesele haline getiriyor.

Bu köşenin hepsine yer veremeyeceği bildirgenin diğer maddelerine gelince, insanın mazeret olarak yazabileceği anlamsız sözler ve retorik ifadelerden ibaretti. Bildirgede cisim bulan açık gerçek ise, neoliberal dayanakları ile uluslararası kapitalist sistemin kurallarının korunmaya çalışılması, Batı'nın üstünlüğünü sağlayan uluslararası ticaret yaklaşımlarının benimsenmesine devam edilmesiydi. Özetle; ahlaki açıdan çifte standartlı böyle bir dünyanın bir geleceği yoktur.


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya