Şarkul Avsat Türkçe https://turkish.aawsat.com Şarkul El-Avsat gazetesi dünyaca en ünlü günlük Arapça gazetesi sayılır. Farklı dört kıtada bulunan 12 şehirde aynı anda basılmaktadır. http://feedly.com/icon.svg

“Öncelikli Meseleler Fıkhı” kitabını mütalaa etmesi gereken Gazze!

“Öncelikli Meseleler Fıkhı” kitabını mütalaa etmesi gereken Gazze!

Perşembe, 3 Haziran, 2021 - 11:00
Süleyman Cevdet
Mısırlı araştırmacı yazar

Kimi zaman, çeşitli konularda yayınlanmış olan bir dizi fotoğraf arasından açıklayamadığınız, hakkında konuşamadığınız, hatta gizli ve açık anlamından bahsedemediğiniz bir fotoğraf karşısında buluyorsunuz kendinizi. Şarku’l Avsat’ın geçtiğimiz salı günü ön sayfasında yayınlanan fotoğraf, bahsetmiş olduğum bu fotoğrafların başında geliyor.

Bu fotoğrafta, Hamas Hareketi'nin Gazze Sorumlusu Yahya es-Sinvar, Tel Aviv'de Başbakan Binyamin Netanyahu ile görüşmesinin ardından İsrail'den Gazze Şeridi'ne gelen Mısır’ın İstihbarat Başkanı Abbas Kamil ile kucaklaşıyor. Sinvar bu fotoğrafta büyük bir memnuniyetle kucaklaşıyor. Fotoğraf, hakkında söylenebilecek her şeyden anlamlıydı ve misafirperverliğin işaretleri her bir yerden okunuyordu.

Mısırlı misafire gösterilen sıcak karşılama ve nezaket çokça konuşuldu. Nitekim bu bir boşluktan değil, herkesin bildiği bir temele dayanıyordu. Herkes, İsrail'in Gazze Şeridi’nde savaş başlattığını, birçok evi yıktığını, yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısının 243'e ulaştığını, savaşın 11 gün sürdüğünü ve Mısır’ın ateşkes ilanı ve yeniden yapılanma süreci için çalıştığını biliyor.

Bu karşılama bize çok şey söylüyor. Çünkü o sıra savaştaki gelişmeleri takip edenler, Kahire'nin savaşı durdurmak için büyük bir çaba sarf ettiğini hatırlarlar. Mısır’ın bütün bu çabalarının sebebi, Filistin'deki davanın haklılığına olan inancı ve vazgeçemeyeceği kapsamlı bir Arap rolüne sahip olduğu konusundaki kanaatidir.

Dilerseniz bu fotoğrafa, Şarku’l Avsat’ın birkaç gün önce yine ön sayfasında yayınladığı bir başka resmi de ekleyebilirsiniz. Kahire'den Gazze'ye giden kamyon konvoyunun yer aldığı fotoğrafta, alabildiğince uzun üç uzun kuyruk ve önlerinde Refah kapısının önündeki alanda bulunan ambulanslar görülüyordu! Bu uzun konvoyda ‘ikram veya zararı’ ihsas edecek herhangi bir işaret yoktu. Mısır'ın Filistin davasıyla olan ilişkisinde ön planda olan, bu yardımları kardeşlere ulaştırmaktan başka çarenin olmadığı bir görev bilinciydi.

Bakan Kamil, Gazze'nin güneyinde entegre bir yerleşim yerinin temelinin atılmasına tanık oldu. Temel atılırken gözünün önünde duran bir paradoks şöyle diyordu: “Kahire'nin savaşta yok edilenleri inşa için inisiyatif aldığı Gazze Şeridi, on yıl önceki Arap Baharı zamanında buradan ayrılanların Mısır’da eline geçeni yok ettiği Gazze Şeridi’dir.”

Tüm bunlar on yıl önce yaşandı ve Arap Baharı davalarında ayrıntıları mevcuttur. Ancak geçen geçti ve yeniden canlandırıp gündeme getirmenin bir anlamı yok. Aksine gerekli olan bir daha böyle bir durumun içine düşmemek için onu hatırlamaya devam etmemizdir.

Gazze'deki yeni yerleşim yerinin temel taşının atılması, tüm Gazze Şeridi'ndeki daha geniş bir yeniden yapılanmanın mukaddimesidir. Böylece bu şehrin çocukları, kendileri için ve kendi topraklarında onurlu yaşam sürebilecekleri daha iyi bir hayata kavuşacaklar. Bu sürecin ışığı, geçen ayın ortasında Fransa'nın başkenti Paris'te parıldadı. Fransa'nın talebiyle gerçekleştirilen Sudan konulu uluslararası bir konferansa katılmak için buraya gelen Cumhurbaşkanı es-Sisi, yeniden yapılanma için bir girişim başlattı ve bunun için 500 milyon dolar tutarında bir meblağ ile katılım sağlayacağını açıkladı!

Mısır devletinin bu katkısı, Arap başkentlerinin geri kalanını da sunabileceklerini sunmaları konusunda cezbedecektir. Bu büyüklükteki bir Mısır girişimi, Kahire'nin davaya vazgeçilmez ve yeri doldurulamaz dönüşünün bir göstergesi olacaktır!

Kamil ile Sinvar’ın masasındaki tek konu yeniden yapılanma süreci değildir. Buna paralel bir diğer konu ise Ramallah ile Gazze arasındaki uzlaşma süreciydi. Hedef, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulması olan tek çağrı, tek talep, tek dil ve tek lisan ile konuşmaktır. Büyük Mısırlı misafirin ziyareti sırasında bu iki süreç paralel olarak başlatılsa da pratikte paralel olarak işlemiyor. Biri diğerini, bir veya birkaç adım geriden takip ediyor.

Hamas hareketi, mevcut ateşkes sonrası aşamada neleri başarması gerektiğini gözden geçirirse, önünde ilerlemesi gereken çok şey bulacaktır. Ancak ciddi bir şeyler yapmak isteyen toplumlar, öncelikler fıkhı doğrultusunda hedefler arasında bir ayrım yapmalıdırlar. Bunun nedeni, hedeflerden birinin diğerinden daha az önemli olması değildir. Ancak hedeflerden birinin bir diğerinin önünde olması gereklidir, çünkü aksi takdirde yol belirsizleşir ve ilerleme kaydedilemez.

Filistin davasındaki gelişmeleri takip eden ve araştıran biri, bir çözüme ulaşmadaki başarısızlığın sayısız sebebini bulabilir. Ancak bölünmelerin ortaya çıkmasından bu yana en ön plandaki sebep, bir uzlaşının yokluğudur. Burada, iki tarafın Mekke'de 2007 yılında Kral Abdullah bin Abdülaziz'in çağrısıyla vardığı uzlaşıdan farklı bir uzlaşıdan bahsediyor. Bu uzlaşı çok çabuk buharlaştı ve güneşin doğuşuna yetişmedi. O zamandan beri reform girişimleri tekrarlandı ve hiçbiri Mekke-i Mükerreme'deki kadar şanslı olmadı!

Burada ‘devam edecek’ bir uzlaşıdan bahsediyorum. Nitekim öncelikler fıkhı bunu gerektirmektedir ve davanın, çocuklarından beklediği budur. Kimse ona, çocuklarının vermek zorunda olduğundan fazlasını vermeyecek!

Uzlaşı her açıdan bir temeldir ve köktür. Yeniden yapılanma ise -her ne kadar önemli olsa da- yalnızca dallar arasından bir daldır. Kök olmaksızın dal da olmaz. Çünkü işin mantığı budur!


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya