İmil Emin
Mısırlı yazar
TT

Biden’ın sözleri ve bir sonraki salgın

ABD Başkanı Joe Biden Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu önünde yaptığı konuşmada yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ortaya çıkması ve gelişmesinin yorumlanması yönünde dolaylı da olsa komplo teorisine kapı araladı. Kovid-19 yaklaşık iki yıldır insanlığı kırıp geçirdi. Hala salgın konusunda nasıl bir yol izlenmesi gerektiği muğlak. Zira virüs her geçen gün mutasyona uğruyor ve değişiyor. İleride ne olacağı ve salgının insanları nereye götüreceği kestirilemiyor.
Başkan Biden dünya ülkelerine yeni bir viral pandemi ile mücadele etmek için çabalarını birleştirmeleri çağrısında bulunarak dünyanın önünde iki seçenek olduğunu söyledi: Ya herhangi bir salgın patlak verdiğinde canları kurtarmak için birlikte çalışmak ya da gelecekteki daha tehlikeli değişikliklere karşı mücadele ettiğimiz şu anda elimizdeki araçlardan ve bilgilerden yararlanmamak.
Şüphe uyandıran soru şu:
“Biden kendi kendini gerçekleştiren tahminler halkasını mı temel alıyor? Bir başka ifadeyle, Biden’ın bu konuşmasını bazıları yakında, çizgileri belli olmayan savaşların metodolojileri içerisinde kullanılabilecek yeni virüslerin ortaya çıkacağına ilişkin bir işaret olarak görebilir. Bu halka, dünya hakkındaki kutup çatışmaları halkasının içinde yer alıyor. Biden’ın BM Genel Kurulu kürsüsünden yaptığı konuşma insanlığın ne yazık ki ileride tanık olacağı şeylerin bir örtüsü ya da perdesinden başka bir şey değil.”
Kovid-19 salgını ile ilgili merak uyandıran ve tehlike arz eden soru hala yankılanıyor. Ancak henüz kesin bir cevap bulunabilmiş değil. ABD ile Çin arasındaki kutup çatışmasında araç olarak kullanılmak üzere özel olarak hazırlanmış biyolojik bir silahla mı karşı karşıyayız?
Şu ana kadar hala şeffaf ve yeterli bir cevap yok. Sadece Çin’in etrafında halkalanmış pek çok şüphe var. Belki de bu yüzden ABD Başkanı Joe Biden, ABD istihbarat birimlerine virüsün kökeni ve çıkışı hakkında daha fazla soruşturma yapmalarını emretti.
Birkaç hafta önce bir rapor yayınlandı. Söz konusu rapor çelişkiye ve ihtilafa geniş bir alan bıraktı. Hiç kimse olayın kasıtlı mı yapıldığını yoksa ABD içerisinde bir sistem çatışması mı olduğu konusunda net bir şey söyleyemiyor. Bu durum, raporun sonuçlarında virüsü Çinlilerin kasten çıkardığını düşünenler ile bu iddiaları reddedenler arasında bir ayrılığa yol açtı. Bir taraf sanki bunun Çin’den ABD’ye karşı ‘kısasa kısas’ şeklinde geri seken bir darbe olduğuna dikkat çekti.
ABD içerisinde Kovid-19 salgınının kökeni ve çıkışına ilişkin ne gibi tartışmaların döndüğünü bir tarafa bırakırsak, insanlığın kafasını karıştıran şu soru hala cevapsız:
“Çin’in Wuhan kentindeki bir pazarda satılan yarasaların yaymaktan sorumlu tutulduğu virüs gerçekten hayvandan insana geçerek mi yayıldı? Yoksa her şey daha uğursuz ve kötü bir şekilde gizlice yapılmış bir plandan mı ibaret?”
Bu soru 7 Eylül’de ABD’de çıkarılan bir kitabın özünü oluşturuyor. Okuyucuyu kitabın sayfalarını çevirdikçe bu virüsün bir tesadüf olduğunu söylemekten ziyade komplo fikri sarıyor.
Kitabın önemi yazarının kimliğinden geliyor. Kitabın yazarı Dr. Richard M. Fleming sıradan bir doktor değil. Zira kendisi fizik, biyoloji ve psikoloji alanlarında dereceleri olan bir araştırmacı. Fleming doktorasını tamamladıktan sonra kalp hastalığı, Inflammation Teorisi ve vasküler hastalıkların nedenleri ile ilgili araştırmalarına devam etti. Inflammation Teorisi yalnızca kalp hastalığını değil, aynı zamanda kanseri ve Kovid-19 virüsünü de açıklayan bir teori olmasıyla öne çıkıyor.
2020 yılında Dr. Fleming koronavirüs konusunu insan vücudundaki kan akışını ölçebilen Inflammation Teorisi ile incelemeye başladı. Bu, ölümcül virüsün ne yaptığını tam olarak belirlemeye ve ayrıca tedaviler geliştirip bunların olumlu bir etkiye sahip olup olmadıklarını tespit etmeye yardımcı oldu.
Görünen o ki biyolojik savaş meselesi dünya çapında tehlike arz eden ve merak uyandıran konulardan biri. Bu mesele ABD’lileri nükleer silahlardan daha çok rahatsız ediyor olabilir. Nitekim ABD federal kurumları 1999'dan itibaren insanlara virüs bulaşmasının nedenlerini ve yollarını, yani biyolojik savaşları anlamaya yönelik araştırmaları finanse etmeye başladı.
Fleming’in yazdığı kitabın sayfaları bizi merak uyandıran bir yöne sürüklüyor. Fleming kitabında 2019'da bu patojenlerden (virüslerden) birinin Wuhan Islak Pazarı (Wet Market, et ürünleri satılan bir yer) aracılığıyla kasıtlı olarak dünyaya salındığı iddia ediyor.
Profesör Fleming bunu ifşa etmek için neyin üzerine bahse giriyor?
Fleming’e göre, bu biyolojik silahın boyutlarını ispatlamanın ve anlamanın anahtarı, virüsü içeren suni diken (spike) proteini.
Virüs çekirdeği konakçıya girerken hücrenin faaliyeti büyük ölçüde değişiyor. Böylece hücrenin kimyasal araçları bozulmadan kalıyor. Ancak hücre, kimyasal aktiviteyi yalnızca yeni kopyaların üretimine yönlendiren virüse çalışmaya başlıyor.
Komplo konuşmalarının ortaya çıkmasının arkasındaki sebep Dr. Fleming’in elinde çok sayıda bilginin olması mı?
Başka belgeler, Çin'in daha önce virüsleri rakiplerine karşı biyolojik savaşın bir parçası olarak kullanmayı düşündüğünü gösteriyor.
2015 yılında Çin ordusu liderlerinin SARS virüslerini biyolojik silah olarak kullanma fikrini tartıştıkları biliniyor. Bu Kovid-19 salgını uluslararası düzeyde ortaya çıkmadan beş yıl öncesine tekabül ediyor. Bu durum koronavirüsün bir laboratuvarda hazırlandığını, ABD ile mücadele etmek için kasten kullanıldığını ve ‘sağlık sisteminin çökmesine’ neden olduğunu söyleyen tarafların iddiasını destekliyor.
Koronavirüsü inceleyen ilk bilim insanlarından olan ve salgını duyurmak için ABD'ye kaçan Çinli virolog Dr. Li-Meng Yan Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Bu bilgileri içeren belge, Çin ordusunun biyolojik silahları hakkında yeni bir ders kitabı niteliğinde” ifadelerini kullandı. Geçen yılın başlarında Kovid-19’un kökeni hakkında büyük ses getiren açıklamalarda bulunan Li, Kovid’in biyolojik bir silah olmasının sebeplerini açıklayacağına dair söz vermişti.
Biden, mevcut ve gelecek bir küresel biyolojik savaşa karşı dünya için bir alarm zili mi çaldı?