Şarkul Avsat Türkçe https://turkish.aawsat.com Şarkul El-Avsat gazetesi dünyaca en ünlü günlük Arapça gazetesi sayılır. Farklı dört kıtada bulunan 12 şehirde aynı anda basılmaktadır. http://feedly.com/icon.svg

Siyasal ve finansal efektler

Siyasal ve finansal efektler

Pazartesi, 22 Kasım, 2021 - 09:00

Ekonomik, siyasal ve diplomatik ilişkilerdeki efektler arttıkça ve çeşitlendikçe olası krizlerin ve olası çöküşlerin listesi kabarmaktadır. Bu bağlamda ekonomik ve sosyal sorunların ve krizlerin önüne geçmek için geliştirilen önlem paketlerinin tam tersi bir işlev görmelerine rağmen ilk müracaat edilen seçenek olması olsa olsa kara mizah olabilir. Finansal enstrümanların her biri efekt kabul edilirse oluşacak filmin trajedi ile biteceği bilinen bir gerçektir.

Mortgage krizi sürecinde olduğu gibi kök mortgage kredi sisteminin yarattığı türev piyasalar yani alt finansal efektler gelmekte olan ekonomik depremi anons etmekteydiler. Yaklaşan ekonomik, finansal ve mali krizler kartelasını belirlemek için kök enstrümana bağlı olarak geliştirilen türev ürünlerin sayısı giderek artıyor ve genişliyorsa mortgage kredi krizinde olduğu gibi derin bir kriz varlık kazanmaktadır. Bu kural bağlamında ekonomik sektörlerde nerede sorunlar oluştuğunu görmemek için dikkatlerin başka alanlara çekiliyor olması gerekir.

Doğal olmayan ekonomik ve finansal hareketler sonunda doğal krizler üretirler.

Ek getiriler elde etmek için üretilen finansal enstrümanların boyutu, büyüklüğü, hacmi ve derinliği kök varlığınkini aştığı andan itibaren ekonomik kriz alarm sistemi devreye alınabilir.

Bankacılık ve geniş anlamda finans sektörünün verdiği (ürettiği) efektler yani enstrümanların üretim süresi ve sayısı olağanüstü artış göstermeye başlamışsa yani ekonomi olağandışı hızlı dönme sürecine girmişse kaç alanda balon oluştuğunu saptamak rutin bir iştir.

Aynı şekilde uluslararası ilişkilerde de ülkesel, bölgesel ve küresel efektler yani operasyonlar artmaya başlamışsa diplomatik ilişkilerin çözemeyeceği veya geçici çözümler bulacağı sorunlar listesi kabarmaya başlayacaktır. Bu ise ileride daha büyük sorunlar yaratacak ve büyük olasılıkla savaşa yol açabilecektir.

Rusya ile Ukrayna arasındaki Kırım, doğalgaz geçişi ve Doğu Ukrayna'daki Donbas’daki krizler kök sorunu da destekleyecek çeşitli alt efektler vermeye devam edecektir, böyle bir gelişme eninde sonunda Ukrayna’da daha sıcak ortamlar ve savaşlar üretecektir.

Siyasal ve diplomatik permütasyon olgusu diyebileceğimiz bu krizler zinciri, kök sorun bağlamında kozlar üretmek çabasının sonucunda giderek kompleks bir yapı haline gelir.

Tarihsel bir olgu olarak da, sürekli diplomatik, askerî ve jeostratejik atraksiyon yapan fakat bu atraksiyonlarına güç kazandıracak temelden yoksun ancak ittifaklar atmosferi içinde bulunduğu için zoraki tahammül edilen ülke/ülkeler güç ve destek yitimine uğradıkça ilerleyen süreçte hedef alındığı devlet tarafından tam imha ve işgal için mercek altına alınır. Nihai darbeyi vurmak için bahane bulmak veya üretmek süreci yani efektleri devreye sokma stratejisi işletilir. Tarihte sayısız örnekleri olan bir olgudur bu.

İç ve dış siyasetteki artan efekt sayısı doğal olarak ülkesel, bölgesel ve küresel bir tıkanmanın habercisidir. Bu tür netameli durumlar gözlem pususuna yatmış ülke/ülkeler tarafından gelişmelerin sürekli not edildiği zayıfa/kayıtsıza yatma stratejisinin uygulandığı süreci işaret etmektedir. Böylesi durumlarda güçlü taraf/taraflardan sürekli yatay ve hatta düşey göstergeler servis edilir. Güçlü taraf zayıflamakta olduğunu sürekli çeşitli şekillerde anons eder.

Zayıf fakat güçlü görünmek isteyen ülke/ülkeler ise ellerindeki sayılı kozları abartarak servis etme sürecine girer. Geliştirdiği her kozun yoğun görselleri medyada yer almaya başlar. Çok güçlü bir ya da bir kaç koz ile diğer tüm zayıf yönlerin örtüldüğü bir tablo vardır ortada. Böylesi bir tablo dış tehditlere ve tehlikelere karşı fazla caydırıcı bir boyut içermese de dışarıda bu tutum iç kamuoyuna yönelik statü kazanma veya mevcudu koruma ve geliştirme işlemi olarak değerlendirilmeye alınır. Yani güçlerini abartan ve yeni kozlar kazandığını anons eden ülke/ülkelerin bunu niye yaptığı sorusu tüm kritik yanıtları üretir. Örneğin İran’ın nükleer güç sahibi ülke olması sürecindeki görsel ve haber servisleri aslında gereksiz atraksiyonlar olarak not edilir. Çünkü bu teknoloji ve güce İran’dan çok daha fazlasıyla sahip ülkeler vardır ve onlar bu süreci sessiz/sesli hayretle izlemektedir. Çünkü “nükleer gücün tehdit ve tehlike olabilmesi için gerekli diğer koşullar var mı, yok mu” diye sorulur.

Bunun yanı sıra birçok güçlü devlet eski sömürgelere yönelik yeni efektleri devreye sokarlar. Örneğin şu anda doğu, kuzey ve batı Afrika neredeyse birinci Dünya Savaşı sırasındaki resmi, fazla değişiklik göstermeden vermektedir. Demek ki bu bölgede yeni aktörler sahaya inmek istemektedir. Bu ise anlaşma sağlanamazsa yine "savaş" demektir.

Rusya ve Çin ile birlikte tarihsel geçmişe sahip Türkiye ve başkaca aktörler Afrika'da jeopolitik kazanımlar elde etmek için harekete geçmişlerdir. Dünya’nın ağırlık merkezinin Pasifik olarak teyit edildiği noktada Afrika’nın bir anda birçok aktör tarafından arka bahçe olarak değerlendirilmeye çalışılması şaşırtıcı olmamakla beraber, tarih göz önüne alınınca "poli game" çoklu oyun sahnesinde kök aktörlerin sicili ve süreci yönetme ve süreçten kazanma stratejileri yeniden oyuna girmek isteyenlerin kaderini belirleyecektir.

Tüm Afrika’nın birden hızlanan diplomatik ve ekonomik efektlerle türbülansa sokulması çok açık bir biçimde "gerçekten güçlü" olanları ortaya çıkaracaktır. Çünkü başka alanlarda test edilen güçlerin Afrika’da zarar artırma operasyonlarına uğrayacağını da akılda tutmak faydalıdır.

Ortadoğu’da ABD, NATO ve bileşenlerinin verdiği efeklerin de çok şaşırtıcı olduğu gerçeğini vurgulamak gerekir. Son dönemde "Hem vallahi hem billahi ve de tallahi Afganistan’da yenildik, buna niye inanmıyorsunuz" beyanının desibeli sürekli yükseltilerek ilân edilmesi dünyada ilk defa cereyan etmektedir.

Geçmişte devletler "yenilmediklerini beyan etmekten bitkin düşerken bugün “yenildiklerini vurgulamaktan yorulmaları "ilginç" değil midir? Bir efekt boyutunu aşan "Afganistan’da yenildik" beyanını bu durumda samimi bulmak zorundayız.

Pandemi nedeniyle devletler yeni ekonomik, siyasal ve finansal efektler sergilediler. Medikoküresel yani küresel sağlık başlığı ile verilen çok kuvvetli efektler, eşefektler ve alt efektler ile birlikte küresel ısınma tehlikesi ile de desteklenen "yeni süreç" henüz tüm boyutlarıyla biçim kazanmış değildir. Medikostratejilerin mediko küresel uygulaması bu çapta ilk kez olmaktadır.

Ancak pandemik süreç devletleri birçok parametre açısından yeniden tasnif etmek gibi bir fonksiyon da görmüştür. Pandemide çok kayıp veren ülkelerin haritası bağlamında efekt analizleri yapılırsa, İngiltere, Fransa, ABD, Almanya, İtalya, Rusya ve pandemik hasarlı ülkeler ekeft ötesi bir tablo ile de karşı karşıyalar. Bu pandemik efektli test analizleri çok daha rafine medikostratejik süreçleri Bill Gates üzerinden servis ederek bir başka altyazıyı geçmektedir: “Artık yazılım her şeydir. Yazılımla besin işleme tekniklerinde yapılacak küçük dokunuşlar büyük sonuçlar doğurabilir.”

Ayrıca Bill Gates’in inekler ve yapay et konulu efektleri de henüz deşifre edilebilmiş değildir. Bu deşifrasyonu yapmaktansa Bill Gates’i itibarsızlaştırmak tercih edilmiştir.

Bill Gates’in itibarsızlaştırılması ise beyanlarını onaylama fakat teknolojik üstünlük veya tekeli reddetme gibi bir boyut taşıdığı da ortadadır.

...

Ortadoğu’da çok uzun zamandır dinsel ve etnik efektler yeni haritalar ürettiler. Dinsel ve etnik efektler tüm yoğunluğu ile Afganistan ve DEAŞ merkezli olarak işlemdedir. İç içe geçmiş çevreleme stratejileri Babil Kulesi sembolünü diriltmektedir. Çin’i çevreleme, Çin’in ABD’yi çevreleme, Rusya'nın AB’yi, çevreleme, İran’ın güney İslam ülkelerini çevreleme, Fransa’nın Afrika’yı çevreleme, İngiltere’nin küreyi çevreleme gibi sayısız çevreleme stratejisinin uygulandığı bir kürede en büyük tehlike aklın ve sağduyunun çevrelenmesi olacaktır.

Küresel bir "Neo Hitler" üretecek tüm efektler bir süre sonra daha da enerji kazanacaktır. Bu durumda küresel "faşizm" gibi ideolojik tartışmalar da doğal olarak çıkacaktır.

Yine küresel ısınmayı bir alegori gibi alırsak, Neo askerî seçeneklerin yani ısrarla vurguladığımız sıcak savaşların gündemde olduğunun altını çizebiliriz.

1990’dan önce Rusya'da Ekim Devrimi kutlamaları esnasında Kızıl Meydan'dan dünyaya servis edilen dev füzeler üzerinden yapılan nükleer füze diplomasisi SSCB’nin dağılmasını önleyememiş, Rusya ve dünyayı radikal şekilde dönüştürmüştür.

Hemen ardından asimetrik savaş parantezinde ABD’de Dünya Ticaret Merkezi’ndeki ikiz kulelerin vurulması ile dünya yeniden radikal şekilde değiştirilmiştir.

Pandemik süreç yukarıda verildiği için yeni hipersonik füzeler diplomasisine mercek tutmak gerekmektedir. Rusya ve Çin’in elindeki dünyanın her yerini vurabilecek hipersonik füzeler görselleri, beyanları ve haberleri artık rutin haline gelen küresel radikal değişimlerin habercisi olabilir.

Dün SSCB’nin elinde bulunan dev füzeler sosyalist rejimin devamını sağlayamamıştır. Dün SSCB ne kadar güçsüz ise bugün Rusya o kadar güçlü görünmektedir. Bu durumda füzesel güç gösterileri Rusya’yı acaba nasıl etkileyecektir? Rusya, Çin ve Kuzey Kore hipersonik füze yayı oluşturarak yeni bir küresel sistemin kurulması için küreye pres yaparlar mı?

Bu soru birçok ülkede sorulmakta ve tartışılmaktadır. Şüphesiz Rusya, Çin ve Kuzey Kore'nin yeni bir dünyanın kurulmasından elde edebilecekleri bugünkü çıkarlarından daha büyük bir kazanım tablosu da ortaya çıkmamıştır.

Anton Çehov’un “asılı tüfek oyunda mutlaka kullanılır” kuralı, SSCB de "gösterilen dev silahlar hiç kullanılmaz" şeklinde çalışmıştır. Füze diplomasisi ve füzesel güç gösterileri genelde tersine çalıştığına göre, bugün Rusya ve Çin'le gündeme gelen hipersonik füzeler efekti bu ülkelerin beklediği radikal etkiyi üretmeyebilir mi?

...

Bu bağlamda ABD artık tek kutuplu olmayan bir Dünya’da süper güç vasfını kaybetmişse Rusya ve Çin’in ve hatta Kuzey Kore’nin hipersonik füzeler üzerinden verdikleri iletinin adresi hâlâ ABD olabilir mi? Eğer öyleyse Rusya ve Çin, ABD, NATO ve bileşenlerinin Afganistan'da "hem vallahi hem billahi ve de tallahi yenildik" diye "yenilgi”nin en üst askerî makamlarca deklare edilmesini inandırıcı bulmadılar mı? Bu durumda Çin’in AUKUS gibi ittifaklara karşı ve Rusya’nın da Ukrayna’da benzeri diğer çıkar alanlarında olası askerî ve diplomatik gelişmelere karşı hipersonik füzeler ile verdiği iletiler anlam kazanabilir.

Sinema teknolojisiyle paralel gelişen efekt teknolojisinin ekonomik, siyasal, askerî, diplomatik ve dinsel alanlar başta olmak üzere küresel siyasette çok yaygın bir kullanım alanı bulması ve uygulanması çok ilginç "politik filmler" seyretmemizi sağlamaktadır.


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya