Şarkul Avsat Türkçe https://turkish.aawsat.com Şarkul El-Avsat gazetesi dünyaca en ünlü günlük Arapça gazetesi sayılır. Farklı dört kıtada bulunan 12 şehirde aynı anda basılmaktadır. http://feedly.com/icon.svg

İran’da Devrim Muhafızlarının rolü   

İran’da Devrim Muhafızlarının rolü   

Salı, 25 Ocak, 2022 - 13:30
Nedim Kuteyş
Lübnanlı gazeteci
 

İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz'ın iddia ettiği gibi İran ikili mi oynuyor? Bir yandan Viyana’da müzakerelere katılırken diğer yandan Ortadoğu’daki vekilleri aracılığıyla çatışmayı mı tırmandırıyor?

Doğrusu bu bir ikili oyun değildir, Devrim Muhafızlarının elinin güçlü olduğu ve siyasilerin ‘dar çerçevede’ sürdürdüğü tek bir oyundan ibarettir.  Siyasilerin girişimlerinin sonuçları da Devrim Muhafızlarına yaramaktadır. İran ve uluslararası toplum arasında 2015 yılında varılan nükleer anlaşma sonrası İran’ın yayılmacılığında ve Kasım Süleymani’nin bölgedeki etkisinde artış gözlemlendi. Bazı komşu ülkelerin ‘İran İmparatorluğu’nun’ nüfuzu altına alındığı görüldü.  

Devrim Muhafızları İran rejimi anlamına gelir. Devrim Muhafızları ile yapılmayan hiçbir anlaşmanın hükmü yoktur ve onlarla İran yayılmacılığının artmasıyla sonuçlanmayacak herhangi bir anlaşma yapılamaz.  

Muhafızlar, devrimi ihraç etmek, doktrin ve inançlarının yayılması için elverişli bir ortam yaratmak amacıyla mümkün sayıda Arap yönetimini yıkmayı, hükümetleri zayıflatmayı ve Arap toplumları içine sızmayı hedefliyor. Bu hedefleri doğrultusunda önemli ilerlemeler kaydettiklerini de ifade etmeliyim. İran’ın yayılmacı politikası Ortadoğu’da etkilerini gösteriyor, bir sonraki aşamada ise Körfez ülkeleri sert bir şekilde hedefe konacaktır. İran’ın yayılmacı dış politikası Devrim Muhafızlarının tekelindedir.  

İran da çoğu Arap ülkesindeki sıkıntıların benzerinden muzdariptir. İran’da devlet içinde devlet söz konusudur; Devrim Muhafızları, İslam Cumhuriyeti’nin ekonomisi içindeki nüfuz alanlarını genişletmektedir. Muhafızlar, Rehber Ali Hamaney ile ittifak halinde dev bir ‘finansal imparatorluk’ tesis etmiş durumdadır. Hamaney’in bu göreve gelmesini engellemek isteyen çevrelere karşı onu koruyan Devrim Muhafızları şimdilerde bunun karşılığını fazlasıyla alıyor. Ülkenin telekomünikasyon sektörü, büyük havaalanları ve limanları, ithalat ve ihracatı ile sınır geçişleri Muhafızların egemenliğindedir. Ayrıca devasa tarım ve endüstriyel yatırımları bulunuyor, alternatif medyaları ve istihbarat ağları var. Muhafızların ‘gölge kabinesinde’ muvazzaf bakanların, mevcut bakanlardan daha etkili olduğu konuşuluyor.  

Eski Cumhurbakanı Mahmud Ahmedinejad, görevde olduğu süre zarfında Devrim Muhafızlarının ekonomik olarak güçlendirilmesi için önemli adımlar attı. İşin ilginç yanı, buna rağmen bir süre sonra ‘muhafızlara’ sırt çevirdi ve Devrim Muhafızlarını etkileyen birçok yolsuzluk skandalının ortaya çıkmasında en önemli rolü üstlendi.  

Eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin, ekonomi ve dış politika ile ilgili Devrim Muhafızları ile yaşadığı çatışma ve gerginlikler ise İran basınının öncelikli konuları arasında yer almaktaydı. Bu çatışmaların doruk noktası eski İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in ses kaydının sızdırılmasıydı. Zarif ses kaydında; "(Askeri) alanın başarısı, diplomasinin başarısından daha önemliydi. Ben adeta askeri başarı için pazarlık yapıyordum. Diplomasiyi askeri zafere feda ettik" diyordu. Askeri alanla kastettiği ise tabi ki Devrim Muhafızlarıdır.  

Ahmedinejad dönemi dışişleri bakanı Ali Ekber Salihi de, Kasım Süleymani’nin Arap ülkelerine atanacak büyükelçiler konusunda bakanlığa baskı yaptığını ve bunun sonucunda bazı atamaların koordineli bir şekilde gerçekleştiğini açıklamıştı.  

 
İran Devrim Muhafızlarıdır 

Martin Indyk, eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger'ın Ortadoğu diplomasisi üzerine yazdığı son kitabında, eski ABD Başkanı Bill Clinton yönetimi ile İran arasında yaşanan bir deneyimi anlatıyor. Indyk, reformist Muhammed Hatemi'nin İran cumhurbaşkanı olarak seçilmesinin ardından, Clinton yönetimi, tıpkı ABD diplomasisinin ılımlı bir muhatabı olduğunda yapması gerektiği gibi, kendisiyle ‘Hamaney’in bilgisi haricinde’ bir görüşme tertip etmek istiyor. O zaman Umman dışişleri bakanı olan Seyyid Yusuf bin Alevi aracılığıyla Hatemi’ye bir mektup gönderiliyor. Alevi mektubu iletmek için Hatemi ile birebir görüşme talebinde bulunuyor ve görüşme için İran’a geliyor. Ancak kendisini İran Dışişleri Bakanı Kemal Harazi karşılıyor ve Hatemi ile görüşmesinde de yalnız bırakmıyor. Martin Indyk, ‘daha sonra öğrendiğimize göre, Alevi mektubu Hatemi’nin isteği doğrultusunda Ali Hamaney’e teslim etmiş’ diye aktarıyor. Bu olay, İran rejiminin mahiyetini göz önüne serecek niteliktedir. İran’da İbrahim Reisi’nin başa gelmesiyle Devrim Muhafızları daha da güçlenmiştir. Donald Trump’ın emriyle Kasım Süleymani’nin ortadan kaldırılmasının olumsuz etkileri sürse de Muhafızlar rejim içindeki güçlerini koruyabildiler.  

Birleşik Arap Emirlikleri yetkilileri Tahran ziyaretlerinde İran’ın ‘uzlaşmacı’ söylemlerine muhatap oldu. İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin yemin törenine katılan BAE’li Bakan Nahyan bin Mubarek, protokol yoğunluğu nedeniyle 10’ar dakika süren görüşmelerin aksine, Reisi ile 1 saat 20 dakika boyunca yüz yüze görüştü. Görüşmede, BAE Ulusal Güvenlik Danışmanı Şeyh Tahnun bin Zayid Al Nahyan'ın Tahran ziyareti kararlaştırıldı. 

Bir süre sonra Devrim Muhafızları etkisi altında olan Husiler BAE’ye saldırı gerçekleştirdi. 

Doksanların ortalarında, Suudiler ve İranlılar, Veliaht Prens Abdullah bin Abdülaziz ve İran Devlet Başkanı Haşimi Rafsancani arasındaki diyaloglar aracılığıyla eşi benzeri görülmemiş düzeyde olumlu anlayışlara ulaştılar. Ardından ‘muhafızlar’ Suudi Arabistan’da Huber kulelerinde ikamet eden Amerikalılara bombalı saldırı düzenledi ve diyalog iklimini yok etti.   

Bölgede bir arada yaşama koşullarını sağlamak için, İran'la siyasi bir çözüm bulunmasına yönelik girişimler elbette önemlidir. Ancak İran bugünlerde geçmişte olmadığı kadar Devrim Muhafızlarının egemenliği altındadır. Devrim Muhafızları ise ‘devrimin ihraç’ edilmesi anlamına gelir. Diyalog ve müzakere onlar için savaş taktiklerinden ibarettir ve savaşın alternatifi değildir.  

İran'la tüm uzlaşma girişimleri, Trump’ın aldığı bir kararın sonuçları kadar fayda sağlayamadı. Bu kararı, İran’ın haritadaki yerini bilmeyen ve ‘velayet-i fakih’ nazariyesinden habersiz ekran karşısındaki bir genç kadın uygulamaya koydu.


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya