Prof.Dr. Bilal Sambur
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi
TT

Yolsuzluk ve rüşvet teolojisi

İnsanlığı hukuktan, barıştan ve özgürlükten ayıran en büyük çürüme, yolsuzluk ve rüşvettir. Yolsuzluk ve rüşvet yüzünden, toplumun mali kaynakları keyfi yöneticiler tarafından   harcanmaktadır. Her yolsuzluk ve rüşvet skandalı, bir toplumun   içten içe çürüdüğünü ve   önü alınmaz krizlere ve felaketlere gittiğini haber vermektedir. Rüşvet ve yolsuzluk, çanların herkes için çaldığını haber veren facialardır.
İnsan, güç, para ve şehvet uğruna her türlü ahlaksızlığı, hukuksuzluğu ve   hırsızlığı yapabilir. Başkalarınınmalını hırsızlıkla, rüşvetle ve yolsuzlukla gasbeden kişiler veya çeteler, en korkunç vahşilerdir.  Asıl cehalet ve vahşet, hukuksuz ve keyfi bir şekilde   insanların malını ve parasını çalmaktır ve gaspetmektir. Kuran, keyfice ve zorbaca   insanlara ve kamuya ait malın ve paranın çalınmasını şiddetle yasaklamaktadır: “Birbirinizin malını haksız yollarla yemeyin. Başkalarına âit bazı malları, günah olduğunu bile bile haksız yolla yemek için mevki ve makam sahiplerine rüşvet vermeyin” (Bakara 188)
Rüşvet ve yolsuzluk, herhangi bir suç veya günah değildir. Başka bir ifadeyle rüşvet ve yolsuzluk, sıradan adi bir vaka düzeyine indirgenemez. Rüşvet ve yolsuzluk yapanın dini de, imanı da, ahlakı da, maneviyatı da yoktur. Rüşvet ve yolsuzluk, kişinin insanlığını   tamamen kaybetmesidir. Rüşvet ve yolsuzluk mekanizması için de yer alan bütün kişiler ve çeteler, insanlığın vahşi düşmanlarıdır. Hz. Peygamber, insanlığın vahşi düşmanları olan rüşvet ve yolsuzluğun bütün taraflarına Allah’ın lanet ettiğini ilan etmiştir: “Rüşvet alana, verene ve bunlar arasında rüşvete vasıta olana da Allah lanet etsin.” Rüşvet ve yolsuzluk yapan,  en büyük dinsiz,  maneviyatsız, ahlaksız, fasık ve zalimdir. Yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvet alanın dini, imanı, ruhu, ahlakı ve adaleti yoktur. Hz. Peygamber, rüşvet ve yolsuzluk çarkı içinde yer alan herkesin cehennemde yerini hazırladığını net bir şekilde ifade etmektedir: “Rüşvet alan da veren de Cehennemdedir.”
Rüşvetin, yolsuzluğun ve hırsızlığın egemen olduğu bir yerde insana ve doğaya ait her şey zıddına tersyüz edilmiştir. Hırsızlık, yolsuzluk ve rüşvet haklıyı haksız, iyiyi kötü, doğruyu yanlış, vasıfsızı yetkili, liyakatsizi güçlü yapmaktadır. Tarihin ilk rüşvet belgesi olarak bilinen bir Sümer tabletinde öğretmene verilen rüşvet sonunda sınıfın en tembel öğrencisinin sınıfın en başarılı öğrencisi haline getirildiği anlatılmaktadır. Yolsuzluk ve rüşvetin olduğu bir yerde eğitimin, üniversitenin, bilimin, sanatın, felsefenin, demokrasinin, özgürlüğün, ahlakın ve hukukun bir anlamı yoktur. Yolsuzluk ve rüşvet, despotizmin, keyfiliğin, baskının, kabalığın ve keyfiliğin meyveleri olarak ortaya çıkmaktadır.
İslam literatüründe rüşvet ve yolsuzlukla ilgili çok anahtar bir kavram olan   gulûl kullanılmaktadır. İhanet anlamına gelen gulûl, terminolojik olarak kamuya ait mala karşı yapılan hırsızlığı, yolsuzluğu ve ihaneti ifade etmektedir. Yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvet, insanlığa yapılan en büyük ihanettir.Hz. Peygamber, gulûl şeklinde   yöneticilerin yaptığı büyük hırsızlıklar, yolsuzluklar ve yağmalar konusunda sürekli uyarılarda bulunmuş ve bu konuda sürekli uyarılarda bulunmuştur. Hz. Peygamber, kamu malına ihanet edilmemesi konusunda sürekli olarak şu hususu vurgulamaktadır: “Ey insanlar! Sizden birini bir iş için tayin ettiğmizde, o bizden bir iğneyi veya iğneden daha değersiz bir şeyi gizleyecek olsa bu bir gulûldür (kamu malına ihanettir). Kıyamet günü o kişi, yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvet ihanetiyle gelecek ve bu ihanetiyle rüsva olacak.” Hz. Peygamber, rüşvet, yolsuzluk ve hırsızlık yapan  yöneticilerin küfür ve sapıklık içinde olduklarını   çok sert sözlerle ifade etmektedir: “Devlet başkanının hediye alması haramdır. Hâkimin rüşvet alması küfürdür.” “Yöneticilere verilen hediyeler hırsızlıktır.” “Devlet başkanına hediye vermek gulüldür (kamusal malı yağmalamaktır ve kamuya ihanet etmektir).” Ellerinde bulundurdukları kamu gücünü rüşvet ve yolsuzluk gibi   ihanetler için kullanan kişilerin ve çetelerin, derin bir sapkınlık, helak ve küfür içinde oldukları konusundaki sarsıcı uyarıyı Hz. Peygamber’den    duyuyoruz. Yöneticilerin ve hakimlerin rüşvet ve yolsuzluk yaparak karar vermeleri suht kavramıyla ifade edilmiş ve rüşvet alarak karar veren yöneticilerin küfre düştüğü   net olarak ifade edilmiştir. Rüşvet ve yolsuzluk, küfürdür ve vahşettir.